ABD’nin Ukrayna Sloganı: “Demokrasi mi, Otokrasi mi?”
26 Mart 2022

ABD’nin Ukrayna Sloganı: “Demokrasi mi, Otokrasi mi?”

Köklü Değişim Medya

Köklü Değişim Medya

ABD Başkanı Joe Biden, Polonya-Ukrayna sınırında oluşturulan ABD askeri üssüne iniş yaptı. Burada askerlerin duygularını istismar eden bir propaganda konuşması gerçekleştirdi. İnsanlığın çok önemli bir dönüm noktasından geçtiğini söyleyen Biden, “Burada kim galip gelecek, demokrasi mi, otokrasi mi?” diyerek Ukrayna savaşını bu sloganla tanımladı.

Brüksel'de Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında temaslar gereçekleştiren Biden, Polonya'ya geçerek Rzesnow kentinde bulunan ABD 82. Hava İndirme Tümeni üssünü ziyaret etti.

ABD Başkanı Biden burada yaptığı propaganda konuşmasında askerlere moral vermek için şunları söyledi:

"O kadar hızlı değişimler yaşanıyor ki. Demokrasi oybirliğine dayanıyor. Burada yaptıklarımız Ukrayna halkını kıyımdan korumak. Son 10 senede kaybettiğimiz demokrasilerin sayısından çok daha fazla demokrasi kazandık.

İnsanlık çok önemli dönüm noktasından geçiyor. Ukrayna halkı 10-15 sene sonra farklı bir halk olacak. Burada kim galip gelecek, demokrasi mi, otokrasi mi? Az önce yemekhanede söylediğim gibi en önemlisi sizler, ki burada abartmıyorum, tarihin gördüğü en nitelikli muhabere gücüsünüz. Benim babamın, sizin dedelerinizin nesli '2. Dünya Savaşı'nı gören en büyük nesil' derlerdi. Hiçbir nesil vücutların parçalandığı inanılmaz bir savaş deneyiminden geçmedi.”

Farklı düşmanlar belirleyerek kendini diri tutmaya çalışan ABD, Ukrayna savaşında karşı tarafın da ideolojisi kapitalizm olunca otokratlara karşı savaş açtığını “Burada kim galip gelecek, demokrasi mi, otokrasi mi?” sloganıyla duyurdu. Afganistan’ı işgal ederken de iki cephe belirleyen ABD, “Ya bizimlesin ya onlarla” diyerek kamuoyu oluşturmuş ve dünya devletlerini baskı ve tehditle cephesine katılmaya çağırmıştı. Yeni bir düşman bulan ABD, uluslararası siyasette liderliği elinde bulundurduğunu ve birinci devlet olarak dünyaya yön çizdiğini her fırsatta deklare ediyor. Kapitalizmin çöküşünü önlemek isteyen ABD, ‘liberal demokrasi’ ile ayıpları ortaya çıkmış kirli ideolojisinin üstünü örtmeye çaba gösteriyor.

Bilindiği üzere ABD, Rusya ile Çin arasındaki bağı koparmak, birinci devlet konumunu sürdürmek, bölgedeki planlarını geröekleştirmek için Ukrayna'da kaos oluşturmuştu. Rusya'nın işgalini bizzat "Ukrayna'yı NATO'ya alma" tehdidini sürekli tekrarlayarak başlatan Washington, Ukrayna'da asla Rusya ile savaşmayacağını söylerek de yeşil ışık yakmıştı. Ukrayna batağında Rusya'yı açmaza düşüren ABD, diz çöktürene kadar savaşı uzatmayı hedefliyor.

"Afganistan'a 30-40 Defa Gitmişimdir"

“Bizim kutsal bir yükümüz var ifadesiyle duyguları istismar edip, haklı olduğunu iddia eden Biden propaganda konuşmasını şöyle sürdürdü:

Ben Afganistan'a 30-40 defa gitmişimdir. Her gidişimde o bölgelere, en son gidişimde de olduğu gibi, orada 6 kişi geri götürülüyordu. Hangilerinizin ilk çıkışı diye sormuştum. Her birinin ikinci, üçüncü, dördüncü seferiydi o bölgede. Böyle bir nesil daha önceden görülmedi. Savaşın ortasına girmek ayrı bir şey, bir de evinize geldikten sonra yeniden gitmek farklı bir şey.

Bizim kutsal bir yükümüz var*. İhtiyaç sahiplerine yardımcı olmanın yanı sıra savaşa gönderdiğimiz insanların eve dönebilmesini sağlamak. Hizmetleriniz için teşekkür ediyorum Başkanınız olarak.*

Oğlum Irak'ta, Kosova'da görev yapmıştı. Pek çoğunuz gibi kendisi de bu savaşlara gitmek zorunda değildi. Orada zaten gönüllü olarak orduya katılmıştı. Benim oğlum gibi, sizin gibi yüzlerce bu işi gönüllü olarak yapan insanlar var. Onun için çok teşekkür ederim. Sadece Avrupa'ya yardımlarınız değil ayrıca burada yaptığınız iş çok önemli.

Şu anda Avrupa'da 100 bin asker var. Bütün dünyaya örnek olmaya çalışıyoruz. En nitelikli kuvvetlerimizi buraya gönderiyoruz. Burada bulunmamın net bir nedeni var, hiç şakasız size teşekkür etmek. Siz olduğunuz için, yaptıklarınız için teşekkür ederim. Dedemin dediği gibi 'İnancını yitirme Joe' derdi. 'İnancını kaybetme ve yay' derdi. Siz de bu inancı yayıyorsunuz. Tanrı yanınızda olsun, çok teşekkür ediyorum."