Ukrayna’yı Koruma Koalisyonu: Türkiye de Denizden Destek Verecek
07 Ocak 2026

Ukrayna’yı Koruma Koalisyonu: Türkiye de Denizden Destek Verecek

Köklü Değişim Medya

Avrupa, dün Paris’teki zirvenin ardından Rusya'nın Ukrayna'ya tekrar saldırmaması için gerekli 'güvenceyi' sağlamak üzere havada, denizde ve karada 'temas hattından uzakta' konuşlandırılacak bir uluslararası koalisyon hususunda anlaştı.

Paris ve Londra, Kiev'e yönelik daha geniş bir güvenlik garantileri paketinin bir parçası olarak nihai bir ateşkesin imzalanması halinde Ukrayna’ya asker gönderileceğini doğruladı.

Söz konusu taahhüt, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve UkraynaCumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy tarafından salı günü Paris'te düzenlenen "Gönüllüler Koalisyonu" toplantısının sonunda resmî bir deklarasyonla imzalandı.

Starmer toplantının ardından açıklamada bulundu:

"Ateşkesin ardından İngiltere ve Fransa'nın Ukrayna genelinde askerî merkezler kuracağını ve Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarını desteklemek üzere silah ve askerî teçhizat için korunaklı tesisler inşa edeceğini söyleyebilirim."

Türkiye de Koalisyonda

Macron, çok uluslu gücün Rusya'nın Ukrayna'ya tekrar saldırmaması için gerekli güvenceyi sağlamak üzere havada, denizde ve karada "temas hattından uzakta" konuşlandırılacağını, Türkiye'nin de operasyona deniz desteği ile katılacağını belirtti.

Macron, "Güvenlik garantileri, bir barış anlaşmasının asla Ukrayna'nın teslim olması ya da Ukrayna'ya yönelik yeni bir tehdit anlamına gelmemesini sağlamanın anahtarıdır" ifadeleriyle

Salı günü tartışılan garantiler, ABD'nin öncülüğünde ateşkesi izlemek için yüksek teknolojili bir mekanizmayı ve yeni bir Rus saldırısı durumunda Ukrayna'ya yardım etmek için yasal olarak bağlayıcı bir yükümlülüğü de içeriyor.

NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. Maddesinden esinlenilmiş gibi görünen bu yükümlülük askerî yardımın yanı sıra lojistik, ekonomik ve diplomatik yardım alanlarını da kapsıyor.

Ancak ulusal parlamentolar tarafından onaylanması gereken bu adımlar, Ukrayna'ya desteğin azaldığı ülkelerde atılması zor bir adım olarak görünüyor.

Koalisyonun her bir üyesinin hem çok uluslu güce hem de Madde 5 benzeri yükümlülüğe ne kadar katkıda bulunacağı belirsiz.

Salı günkü toplantının ardından Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin katkısının Federal Meclis'in onayını gerektireceğini ve Ukrayna'ya komşu ülkelere askerî birlik konuşlandırılmasını sınırlandıracağını ifade etti ve "Temelde hiçbir şeyi göz ardı etmiyoruz" diye ekledi.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanya'nın katkısını görüşmek üzere ana partilerle görüşmelere başlayacağını açıkladı ve bunun bir asker bileşeni olabileceğini açıkladı şöyle devam etti:

"2026 yılının savaşın sona erdiği yıl olması için açık bir kapı var. Bu çok iyi bir haber. Avrupa bu savaşı asla istemedi."

Onlarca Ülke Zirvede

Salı günü yapılan toplantıda 30'a yakın Batılı liderlerin yanı sıra Türkiye, Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda'dan temsilciler bir araya geldi.

ABD heyetine ise Başkan Donald Trump tarafından atanan iki baş müzakereci Steve Witkoff ve Jared Kushner liderlik etti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da katılması planlanıyordu ancak Venezuela'da yaşanan son olaylar programında değişikliğe yaşanmasına neden oldu.

Witkoff, "Başkan Trump Ukrayna'da barış istiyor ve biz de onun adına mümkün olan her şeyi yapmaya kararlıyız" taahhüdünde bulundu.

Paris'te ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Konseyi Antonio Costa, Yüksek Temsilci Kaja Kallas ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de hazır bulundu. NATO'nun en üst düzey askerî yetkilisi olan Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich de toplantıya iştirak etti.

Toplantıyı "güçlü bir birlik gösterisi" olarak niteleyen von der Leyen, "Hep birlikte Ukrayna'nın yanındayız ve önümüzde güvenli, müreffeh bir gelecek var" dedi. Ukrayna'ya yardım etme yükümlülüğü ilk kez geçen ay Berlin'de yapılan ve liderler bu terimi açıkça kullanmasa da transatlantik ittifakın temel dayanağı olan kolektif savunmanın 5. Maddesi ile karşılaştırmalara neden olan bir toplantı sonrasında gündeme gelmişti.

Madde 5 benzeri bir garantinin yolu çok zorlu gözükürken, Avrupa hükümetlerinin, birçoğu siyasi çıkmaz nedeniyle felç olan parlamentolarını son derece önemli bir taahhüdü kabul etmeye ikna etmeleri gerekiyor.

Bir saldırı durumunda Ukrayna'ya yardım etme yükümlülüğü, düşmanlıkların nihai olarak durdurulmasını izleyecek bir mekanizmaya dayanacak. Temas hattı boyunca yüksek teknolojili sensörlerden oluşan bir sistem olarak tasarlanan bu mekanizma, olası ihlalleri doğrulamaya ve sorumluluğu paylaştırmaya hizmet edeceği için kritik öneme sahip olacak.

Eğer müttefikler Rusya'nın suçlu olduğu kararına varırlarsa, Madde 5 benzeri yardım devreye girecek. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi Avrupalı yetkililere göre bu hükmün devreye girmesi otomatik değil siyasi bir karar olarak alınacak.

Zelenskiy salı günkü toplantıyı "ileriye doğru atılmış büyük bir adım" olarak niteledi ancak çabaların hala yeterli olmadığını belirtti.

Öte yandan İngiltere Başbakanı Starmer, "Bir barış anlaşmasına ancak Putin'in taviz vermeye hazır olması halinde varabiliriz" ifadesi ile Moskova’dan geri adım atmasını beklerken, "Rusya'nın tüm sözlerine rağmen Putin barışa hazır olduğunu göstermiyor" eleştirisiyle barışın uzak olduğunu ifade eden beyanlarına bir yenisini ekledi.