"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

128 Milyar Doları Hiç Eden Kapitalist Sistemdir
21 Nisan 2021Köklü Değişim Medya

128 Milyar Doları Hiç Eden Kapitalist Sistemdir

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 20 Nisan 2021 Salı günü gerçekleştirdiği Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda “128 Milyar Doların Akıbeti” konusu ele alındı. Toplantıda ayrıca “Pandemi Yasakları”, “Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın Açıklamaları” ve “Kıbrıs’taki Laiklik Tartışmaları” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantıda konuşan Medya Bürosu Başkanı Mahmut KAR, iktidarda yolsuzluğun var olduğunu ve servetlerin yandaşlara peşkeş çekildiğini, muhalefetin ise halkı düşünme konusunda samimi olmadığını, iktidar nimetlerinden kendileri ve çevreleri faydalansın diye muhalefet yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizlerin kapitalist iktisadi sistemden kaynaklandığına dikkat çeken Kar şunları söyledi:

“Bizim Ak Partiyi temize çıkartma ya da Ak Partiye kuru kuruya muhalefet etme gibi bir derdimiz hiç olmadı. Zira biz menfaat muhalefeti yapan siyasi partilerden değiliz. Bizim muhalefetimiz bu laik kapitalist sömürgeci sistemin kendisinedir. Zira sistemin kendisi hırsızlık, yolsuzluk ve sömürü üretmektedir. Görüldüğü üzere bu sistem sadece 128 milyar doları sömürmedi. Yıllardır faizle döviz kuruyla, borsayla Müslüman Türkiye halkının trilyonlarca dolarını sömürdü. Halkımızı açlık sınırında yaşamaya mahkûm etti. Bu ülkenin öz sermayesi olan 128 milyar doları para babalarına, kapitalist sermaye sahiplerine dağıtan sitem vatandaşa da patates soğan dağıtıyor. Bu ülkenin öz kaynaklarını sömürgecilere satanlar lüks hayat içinde yaşarken, halkımız sefalet içinde aç karnını doyurmak için gece gündüz çalışıyor. Onun için 128 milyarı kapitalist baronlara, sömürgeci güçlere peşkeş çeken iktidar kadar 128 milyar dolar nerede diyen muhalefet partileri de suçludur ve sabıkalıdır. Çünkü bu partilerin tamamı sömürgeci güçler ile birlikte hareket etmektedirler. Dolayısıyla tek çözüm laik kapitalist sistemin tamamen ortadan kaldırılması ve İslam iktisat nizamını tatbik edecek Raşidi Hilafet Devletinin kurulmasıdır. Bu devlet kurulmadıkça ümmetin servetleri heder edilmeye ve sömürgeci güçlere peşkeş çekilmeye devam edilecektir. Nice 128 milyar dolarlar halkın gözü önünde yok olup gidecektir.”

RAMAZAN AYINDA PANDEMİ YASAKLARINDAN YÖNETİCİLER MUAF MI?

Konuşmasına İslam coğrafyasının Ramazan’a yine buruk ve mazlum bir şeklide girdiğini hatırlatarak başlayan Mahmut KAR, ancak her şeye rağmen Ramazan ayının rahmetiyle ve bereketiyle tüm Müslümanlara huzur verdiğini söyledi. Kar şöyle konuştu:

“Malum biliyorsunuz Pandemi tedbirleri sebebiyle Ramazan ayı boyunca yarı kapanma kararı alındı. Toplu iftar ve sahurlar, teravih namazları, akraba ve komşu ziyaretleri yasaklandı. İnsanlar sevdikleriyle, anneleriyle, babalarıyla, kardeş ve akrabalarıyla iftar yapamıyor. Ama Ramazan ayı başladı başlayalı Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha henüz evinde ailesiyle iftar yapmadı herhalde. Her gün toplu bir iftar sofrasında… Bir gün bakıyorsunuz Beştepe Sarayında şehit ailelerini ağırlamış onlarla toplu iftar yapıyor. Başka bir gün bakıyorsunuz gariban bir vatandaşın evine misafir olmuş mütevazi bir sofrada su ile oruç açıyor. Ertesi gün bakıyorsunuz altın rengi işlemelerle döşenmiş şatafatlı başka bir sofrada ittifak ortağı Bahçeli ile karşılıklı iftar yapıyor. Başka bir gün bakıyorsunuz karakolda polis memurları ile toplu iftarda buluşuyor. Tabi bu görüntüleri görünce sormak gerekiyor; pandemi ile ilgili alınan tedbirlere sadece vatandaş mı uyacak? Yasaklar sadece vatandaş için mi getirildi, yöneticiler, Cumhurbaşkanı bu yasaklardan muaf mı?”

YUNANI ŞIMARTAN ŞEY TÜRKİYE’NİN ZAFER DEDİĞİ LOZAN ANLAŞMASIDIR

Gündem Değerlendirme Toplantısı’nın diğer bir konusu Yunan Dışişleri Bakanı Dendias’ın Ankara’da yaptığı küstah açıklama ve iktidarın verdiği tepkiler oldu.

Türkiye’nin Yunanistan ile yaşadığı siyasi krizin temelinde Lozan anlaşması olduğuna vurgu yapan Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülke olmasına rağmen paralel Ankara Hükümetinin imzaladığı Lozan Anlaşmasının Türkiye’yi kıyılarına hapsettiğini, Ege adalarının Yunanistan’a verildiğini, anlaşma sayesinde bedava toprak sahibi olan Yunanistan’ın çığırtkanlığının ve küstahlığının buradan kaynaklandığını söyledi.

Ak parti sözcüsü Ömer Çelik’in Yunanistan’a mültecilere yaptıkları zulümler üzerinden cevap vermesini de eleştiren Mahmut Kar, “Sayın Ömer Çelik! Siz değil miydiniz Avrupa’dan para koparmak için “açarız kapıları mültecileri üzerinize salarız” diyen? Siz değil miydiniz kapıları açıp Suriyeli mazlumları Yunanistan sınırına ölüme gönderen? Ensar olmaktan dem vurup kardeşlerinizi şantaj malzemesi yapan sizin iktidarınız değil miydi? O gün mazlum mültecileri Yunan’ın insafına nasıl terk ettiniz? Yunanistan’ın gerçek yüzünü bugün mü gördünüz?” ifadelerini kullandı.

KIBRIS’TAKİ KUR’AN KURSLARI VE LAİKLİK TARTIŞMASI

Mahmut Kar son olarak Kıbrıs’taki Kur’an Kursları üzerinden yapılan laiklik tartışmalarına değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar yetkililerinin Laikliği aklama yarışına girmesine laikliğin gerçek yüzünü ortaya koyarak cevap veren Kar şöyle konuştu:

“İktidar yöneticileri ya da ne dediklerini ya da söylediklerinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Bir taraftan Kuzey Kıbrıs Fransa değil diyorlar, diğer taraftan Fransız menşeli laikliği savunup duruyorlar. Neymiş efendim. Laiklik din ve vicdan özgürlüğü demekmiş. Bütün dinlere eşit mesafede olmak demekmiş, laiklik toplumsal barışı koruyan bir ilkeymiş vesaire… Dini hayattan kovarak daha işin başında İslam ve Müslümanlara savaş açan laiklik nasıl toplumsal barışı sağlayacak? Bugün laiklik ile yönetilen hangi ülkede toplumsal barış var? Türkiye’de bunu laiklik ile sağlayabildin mi ki Kuzey Kıbrıs için de tavsiye ediyorsun? Laiklik kapitalizm demektir, sömürgecilik demektir. İnsanı insan yapan değerlere savaş açan düzenlerdir laik düzenler. Her nerede olursa olsun, her ne şekilde uygulanırsa uygulansın Müslümanım diyen biri için laiklik küfürdür. Nokta. Daha önce Türkiye’de uzun yıllar hüküm süren İngiliz tipi katı laiklik anlayışı Kıbrıs'ta hala daha hüküm sürmeye devam ediyor. Ak Parti iktidarı ile son 20 yılda Türkiye’de yerleştirilen laiklik anlayışı ise Amerikan tipi soft laiklik anlayışıdır. Yani İngiliz tipi laiklik anlayışı Kıbrıs'ta, Amerikan tipi laiklik anlayışı Türkiye'de... Müslümanlara ise bu ikisini kıyaslayıp ikisinden birini seçmeleri için baskı yapılıyor. Gelin gerçekten toplumsal barış ve huzuru temin edecek İslam’ı ve Hilafet düzenini isteyelim? Eğer laiklikten yüz çevirip Raşidi Hilafet’i ikame edersek, işte o zaman Lozan’da ve sonrasında kaybettiğimiz her şey Allah’ın izniyle yeniden bizim olacaktır.”