"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Tunus’ta Anayasal Kriz Çözülemiyor!
13 Şubat 2021Şarku’l Avsat

Tunus’ta Anayasal Kriz Çözülemiyor!

Köklü Değişim Medya

Tunus'u derinden sarsan anayasal krizde üçüncü haftaya girildi. Ancak siyasi partilerin kendi tercihlerine bağlı kalması ve geri adım atmaması nedeniyle krizin çözülemediği belirtildi.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ve Başbakan Hişam el-Meşişi arasındaki fikir ayrılıkları krizi derinleştirirken, farklılıkları ortadan kaldıracak herhangi bir adım atılamıyor.

Başbakan Meşişi, yolsuzluk davalarına karıştıklarından şüphelenilen dört bakanı muaf tutmayı kabul etmeyerek söz konusu suçlamalarda belirleyici faktörün yargı olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Said ise adı geçen bakanların haklarında herhangi bir şüphe bulunmayan isimlerle değiştirilmesi gerektiği konusunda ısrar ediyor.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan Arasında Çekişme!

Başbakan Meşişi, mevcut hükümetin istifasını reddeden ve Cumhurbaşkanı Said’in bakanlık değişikliğini kabul etmemesini eleştiren Nahda lideri Raşid Gannuşi başkanlığındaki Tunus Parlamentosu’ndan güçlü bir siyasi destek alıyor. Bu da krizin çözülme ihtimalini azaltıyor. Tunus'un Kalbi Partisi’nden bir lider ise, "anayasaya mani olmak ve devlet kurumlarının çalışmalarını tehdit etmek" gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Said'in muafiyetini talep edecek kadar işi ileri götürdü. Bu durum, krizin her iki tarafın da siyasi müttefiklerine güvenmeye devam ettiği anlamına geliyor.

Cumhurbaşkanı Said ise başta Demokratik Akım ile Halk Hareketi’nin yer aldığı Demokratik Blok olmak üzere muhalefetteki partilerden aldığı desteğe güveniyor. İki partiyi temsil eden Demokratik Blok Başkanı Muhammed Ammar, Cumhurbaşkanı Said'in Anayasa Mahkemesi’nin yokluğunda anayasayı yorumlama yetkisine sahip olan kişi olduğunu savunuyor. Cumhurbaşkanı, iki gün önce görüştüğü milletvekillerine, Başbakan’dan haklarında yolsuzluk şüphesi bulunan bakanlardan vazgeçmesini veya istifa edip görevini iade etmesini isteyeceğini bildirdi.

Tunus’un eski Cumhurbaşkanı Munsif el-Merzuki, anayasal yetkiler çerçevesindeki mücadeleyi durduracak siyasi bir ateşkes çağrısında bulunarak yaşananları “faydası olmayan çekişmeler” olarak değerlendirdi. Merzuki açıklamasında, Cumhurbaşkanı, Tunus Parlamentosu Başkanı ve Başbakan’a çağrıda bulunarak "devletin ve halkın çıkarlarına öncelik vermelerini ve her şeyden önce bunu amaçlamalarını” talep etti.

Siyasi Parti ve STK'lar Yabancı Fonlarla Besleniyor!

Diğer yandan siyasi parti ve derneklerin finansman kaynaklarını inceleyen Sayıştay, Tunuslu STK'ların yararlandığı yabancı fon hacminin 2017 yılında yaklaşık 68 milyon Tunus dinarı (yaklaşık 25 milyon dolar) olduğunu açıkladı. Bu meblağın 2018'de ise 78 milyon Tunus dinarı (yaklaşık 28,5 milyon dolar) olduğunun tahmin edildiğini bildirdi. Ayrıca 566 yerel STK’nın hükümete yabancı fon aldıklarına dair bilgilendirme yazısı göndermediklerini vurguladı.

Tunuslu siyasi partilerin bir kısmı seçim kampanyalarında yabancı fonlardan yararlanmakla suçlanıyor. Bu da, 2019 seçimleri öncesinde bazı partilerin düzenlediği seçim kampanyalarının büyüklüğünü açıklıyor. Sayıştay'ın hazırladığı raporda, Cumhurbaşkanlığı'nın bu bağlamda işlenen tüm ihlalleri izlemek ve gerekli cezaları uygulamak için yeterli mekanizmalara sahip olmadığına dikkat çekilerek hükümetin, derneklerin 31,8 milyon Tunus dinarı (yaklaşık 11 milyon dolar) tutarındaki fonlarından haberdar olmadığı vurgulandı.

Raporda, Dışişleri Bakanlığı ile Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Bakanlık tarafından uluslararası iş birliği programlarının takip edilmemesi ve aralarındaki sınırlı koordinasyonun, yabancı fon miktarlarının belirlenememesine yol açtığı sonucuna varıldı. Raporda ayrıca Dışişleri Bakanlığı'nın bu derneklerin iş birliği çerçevesinde elde ettikleri fonlara ilişkin herhangi bir verisi bulunmadığı kaydedildi.