
Suriye Halkının Katilleri Reisi ve Esed Şam’da Buluştu
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Beşşar Esed’in davetlisi olarak Şam’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.
Reisi, görüşmesinde, Tahran’ın “Astana Üçlüsü” içinde yer alarak karadan kanlı katliamlara girişip destek verdiği Esed rejimine, ‘tehditlere ve yaptırımlara rağmen zafere’ ulaştığını söyledi.
Reisi söz konusu görüşmede, “Suriye hükümeti ve halkı büyük zorluklar yaşadı. Bugün artık tüm bu sorunları aştığınızı ve size yönelik tehdit ve yaptırımlara rağmen galip geldiğinizi söyleyebiliriz” dedi.
Esed ise, Suriye-İran ilişkilerinin, Ortadoğu’yu vuran şiddetli siyasi ve güvenlik fırtınalarına rağmen, zor dönemlerde istikrarlı ve sürekli bir ilişki olduğunu söyledi.
Şarkul Avsat’ın haberine göre, Şam, Reisi’nin ziyareti nedeniyle katı önlemler alınmasına ve güvenlik güçlerinin yoğun bir şekilde konuşlandırılmasına tanık oldu.
Havaalanı yolundaki aydınlatma direklerine İran bayrakları asıldı. İran ve Suriye cumhurbaşkanlarının fotoğraflarının yer aldığı afişlerde ise Arapça ve Farsça ‘Hoş geldiniz’ yazıldığı görüldü. Ayrıca Esed rejimine bağlı medya, haberlerinde, Reisi’nin ziyareti öncesinde "23 milyon Suriyeli gelişinizi memnuniyetle karşılıyor" diye yazdı. Oysa Rusya, İran ve Esed'in katliamları sebebiyle 1 milyon Müslüman öldürüldü ve 13 milyon Suriyeli göç etmek zorunda kaldı. Ülkenin nüfusu neredeyse 10 milyona düşerken medyanın attığı manşet gerçeklikten uzak olduklarını ortaya koydu.
Yerel medya, ziyaret kapsamında özellikle enerji ve elektrik alanlarında iş birliğini içeren çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalanacağını duyurdu.
Çatışmanın ilk yılından bu yana Tahran, Suriye'nin özellikle petrol ihtiyacını karşılamak için bir kredi açtı. İki ülke son yıllarda çeşitli alanlarda anlaşmalar imzaladı.
Esed, geçtiğimiz yıllarda, ilki Şubat 2019 ve ikincisi Mayıs 2022’de olmak üzere Tahran’ı iki kez ziyaret etti.
Esed Rejimine Meşruiyet Kazandırma Çabaları
Yüzbinlerce Müslümanı katleden ve milyonlarcasını yerinden eden Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Kahramanmaraş merkezli Suriye’yi de vuran depremi fırsata çeviren bölge ülkeleri Şam ile el sıkışmak için sıraya girmiş durumda.
Ankara’nın yanı sıra Arap Birliği ve bölge ülkelerin destek verdiği bu çalışma tıpkı “İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarında olduğu gibi bir düğmeye basılmış gibi toplu bir hareketlenme söz konusu…
Daha önce Arap Birliği'ni temsil eden bir heyet katil Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Şam’a gitmişti.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, üst düzey Arap milletvekillerinin Esed rejimi liderliğindeki Suriye’yi yeniden Arap Birliği’ne katma konusunda görüşmek üzere ziyarette bulunduğu ifade edilmişti. Önceki gün de Suud rejiminin, Esed’i Arap Birliği Zirvesi’ne çağıracağı ileri sürülmüştü.
2011 yılında barışçıl halk gösterilerini bombalaması üzerine Arap Birliği’nden uzaklaştırılan Esed rejimi hala halkını katletmesine rağmen geri dönüş yolunun açılması dikkat çekiyor. Bu yöndeki çalışmalarda ABD’nin dost ve müttefikleri ciddi performans sarf ediyor.
Ankara ise bu plana depremden çok önce dahil olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esed ile görüşmeye hazır olduğunu beyan ederken, Hulusi Akar da Moskova’da Suriyeli mevkidaşı ile bir görüşme yapmıştı. Bu sürece tepki gösteren Suriye halkı ise protesto gösterileri düzenleyerek “Esed’le asla uzlaşmayacağız” sloganları atmıştı. Depremden sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye halkının katiline bir taziye mektubu göndermişti.
Bilindiği üzere ABD’nin desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı gereği Esed’e meşruiyet kazandırılarak masada muhatap alınıyor ve resmi yönetici olarak tanınıyor. Ankara da BM’nin kararı doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek Esed ile münasebetini legal olarak lanse ediyor.
“İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarını başlatan Washington, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden “normalleşme” anlaşmalarını ise perde arkasından yürütüyor. Bölgedeki tüm müttefiklerini harekete geçiren ABD, Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejimini Rusya, Türkiye ve İran’dan oluşan “Astana Üçlüsü” ile ayağa kaldırırken, Cenevre süreci ile de meşruiyet kazandırmayı planlıyor. İran, ABD ile 2015 yılında imzaladığı nükleer anlaşma sonrası resmen Suriye sahasına dahil olmuştu. Daha önce ise Esed’i desteklemek için Lübnan’daki partisi “Hizbullah” ile katliamlara girişmişti. Bugün ise Reisi, Suriye halkı tarafından istenmeyen ve halen dış güçlerin yardımı ile ayakta durabilen Esed rejimi için , ‘tehditlere ve yaptırımlara rağmen zafere’ ulaştığını söyleyerek gerçeğin üzerini örtmeye çalıştı. Hatırlanacağı üzere Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “biz çekilirsek Suriye’de kan gövdeyi götürür” ifadesi ile muhalifleri yanına çekerek Esed rejimi ile çatışmaktan alıkoyduklarına işaret etmişti.
Ankara ve Ortadoğu ülkeleri Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi





