"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Soçi Zirvesi Kapalı Kapılar Ardında Kaldı
30 Eylül 2021Köklü Değişim Medya

Soçi Zirvesi Kapalı Kapılar Ardında Kaldı

Köklü Değişim Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1,5 yıl aranın ardından dün Rusya'nın Soçi şehrinde bir araya geldi. 3 saat süren ve basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından basın toplantısı da gerçekleştirilmedi. Soçi ve Moskova’da daha önce Putin ile Erdoğan arasında yapılan ateşkes anlaşmaları ve alınan kararların Esed lehine ve Suriye halkının aleyhine olduğu gibi bu sefer de aynı yönde olacağına şüphe yok.

Putin ile Erdoğan arasında Soçi kentinde gerçekleşen zirvenin ana konusunun İdlib olduğu biliniyor. Ayrıca zirvede, enerji yatırımları, Libya gibi başlıklar da liderler düzeyinde masaya yatırıldı.

Putin ile Erdoğan’ın, en son 5 Mart 2020’de Moskova’da yüz yüze görüşmelerinde da ana gündem maddesi İdlib’di. Bu görüşme arifesinde 27 Şubat 2020’de Suriye Ordusu’nun İdlib bölgesini hedef alan harekatında Türk ordusu 34 kayıp vermişti. Erdoğan, o dönemki açıklamasında İdlib’de bir ay içerisinde TSK’nın 59 kayıp verdiğini kamuoyu ile paylaşmış, Putin ile görüşmesinin ardından 6 Mart 2020’de yeniden ateşkes ilan edilmişti.

Rusya, son günlerde İdlib’e yönelik bombardımanlar düzenlemiş ve Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye’ye verdiği sözleri zirve öncesi hatırlatmıştı. Türkiye’nin İdlib’deki terörist unsurları ayıklamadığını söyleyen Lavrov, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgeden çekilmesi ve bölgeyi Beşar Esat güçlerine terk etmesi gerektiğini de vurguluyor. Türkiye ise, Esat’ın askeri operasyon yürütmesi nedeniyle İdlib’de sivillere zarar verildiği ve ateşkese uyulması gerektiğini Hulusi Akar’ın açıklaması ile iletmişti.

Görüşme başlangıcında basına açık şekilde liderlerce kısa konuşmalar yapıldı.

Erdoğan: “Suriye’nin Barışı Türkiye ve Rusya’ya Bağlı”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Koronavirüs salgını nedeniyle bir çok dostun birbirinden ayrıldığını belirtti; Türkiye’de yaşanan orman yangınlarıyla mücadele için uçak göndermesi nedeniyle de Putin’e teşekkür etti.

Gerçekten dostlar bu tür zor günlerde belli oluyor” diyen Erdoğan, “Ticaret hacminde kısmi bazı iniş çıkışlar olsa da şu an gayet iyi bir durumda. Ben daha da iyi bir konuma geleceğine inanıyorum. Özellikle turizmde vermiş olduğunuz destek sebebiyle de çok çok teşekkür ediyorum. Rus dostlarımızın Türkiye'yi tercih edişlerinden dolayı da minnettarız” açıklamasında bulundu.

Turizmin yanısıra Rusya’yla enerji yatırımlarında ortaklığı vurgulayan Erdoğan, Akkuyu Nükleer Santrali inşasının sürdüğünü hatırlatarak, “Önümüzdeki yıl öyle zannediyorum ki birinci ünitenin açılışını yapabileceğiz. Yoğun bir çalışma var. Şu anda burada 13 bin insan çalışıyor, bunların 10 bini Türk, 3 bini Rus, ama bunların hemen hemen tamamına yakını da Rusya'da eğitim aldı. Bu da tabii yine aramızdaki ilişkilerin pekişmesine neden oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak BM Genel Kurulu toplantıları için gittiği New York’taki açıklamalarında vurguladığı gibi Rusya’yla savunma sanayi alanında da işbirliğini sürdürecekleri mesajını yineleyen Erdoğan, ikinci parti S-400 hava savunma sistemi satın alınmasından vazgeçilmeyeceği mesajını verdi. Erdoğan, savunma sanayi iş birliği ile birlikte Suriye’de uzlaşmayı beklediğini de açıkladı.

Erdoğan, “Çünkü attığımız adımlardan geri dönmemiz mümkün değil. Özellikle şuna inanıyorum yani bizim Türkiye-Rusya ilişkilerinde her geçen gün çok daha güçlenerek devam etmemizde çok büyük faydalar var. Suriye ile ilişkili birlikte attığımız adımlar da büyük önem arz ediyor. Oranın da barışı yine Türkiye-Rusya ilişkilerine bağlı” dedi.

Putin: “Görüşmelerimiz Her Zaman Sorunsuz Geçmiyor”

Erdoğan’ı bu kez kapıda bekletmek yerine karşılayan Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in Erdoğan ile görüşmesiyle ilgili umudunu koruduğu ve sıcak mesaj vermeyi tercih ettiği dikkat çekti. Putin, “Türkiye ile görüşmelerimiz kimi zaman zor geçiyor, ancak her zaman ilgili kurum ve kuruluşlarımız uzlaşmayı sağlayabiliyor” açıklamasında bulundu.

Rusya’nın Türkiye’ye sağladığı doğalgaza ve ekonomik işbirliğine vurgu yapan Putin, “Avrupa doğalgaz pazarında sallantılı bir dönemden geçiliyor, ancak Türkiye, TürkAkım’ın devreye girmesinin ardından kendini güvende hissediyor. Türkiye’nin Rusya yatırımları toplam 1,5 milyar, Rusya’nın Türkiye yatırımları 6,5 milyar dolara ulaştı. Büyük projelerin hepsi planlı şekilde devam etmektedir. İkili ticaret hacmimiz bu yılın ilk 9 ayında yaklaşık yüzde 50 arttı. Pandemi döneminde kaybettiklerimizi telafi etmekle kalmadık, önemli bir artış da sağladık” detaylarını kamuoyu ile paylaştı.

Başka ülkelerde de Türkiye ve Rusya’nın iş birliği yaptığını ifade eden Putin, “Türkiye ile işbirliğimiz, uluslararası arenada başarılı bir şekilde sürüyor. Burada hem Suriye hem de Libya ile ilgili tutumlarımızı kastediyorum. Karabağ’da iş birliğimiz hem ateşkesin sağlanmasında hem de ilerideki daha sağlam kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik önemli bir unsurdur. Ermenistan-Azerbaycan sınırında yer alan Türk-Rus Ortak Merkezi, faaliyetlerini aktif bir biçimde sürdürüyor. Bu işbirliği, istikrarın devamının ve uzlaşıya yönelik atılacak adımlar konusunda tarafların pozisyonlarının koordinesinin sağlanmasının ciddi bir garantisi” diyerek kısa açıklamasını bu şekilde sonlandırdı.

İdlib Süreci

Türkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017'de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturulmuştu.

Esed rejimi ve İran destekli teröristler, Rusya'nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3'ünü ele geçirip İdlib'e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018'de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi'de ek mutabakata vardı.

Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019'da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirdi.

Son olarak Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart 2020'de Moskova'da yeni bir mutabakat sağlandı.

2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı. Türkiye’nin gerginliği azaltma bölgelerinde kurduğu gözlem noktaları tek tek Esed rejmi tarafından ele geçirildi. Soçi ve Moskova’da kapalı kapılar ardında alınan kararlar tek tek uygulandı.

İran ve Lübnan’daki partisi Hizbullah’ın vahşi katliamlarına rağmen 2015 yılında muhaliflerin Suriye’nin büyük bir bölümünü kontrol altına alması ve halkın İslami devrim isteklerini açıkça beyan etmesi üzerine ABD, arkasında halkı ve ordusu kalmayan Esed rejimini ayakta tutabilmek için Rusya’yı birtakım kazançlar sunarak Suriye sahasına davet etmişti. 6 yıllık zaman sürecinde ciddi kayıplar veren Rusya, Suriye’deki şeytani rolünün bir an önce sonlanmasını istiyor. Astana Üçlüsü olarak bilinen Rusya, Türkiye ve İran, masada aldıkları kararları sahada uygulayarak muhalefeti İdlib’e hapsetmiş ve yıkılmaya yüz tutmuş Esed rejimini yeniden ayağa kaldırmıştı. Bu süreçte Türkiye, muhalefeti ılımlı ve radikal diye ikiye bölerek bir kısmını yanına çekmeyi başarmış ve Esed rejimine karşı mücadele etmelerini engellemişti.

Rusya ve Esed rejimi uzun zamandır İdlib bölgesine saldırılar düzenlemesine rağmen Türkiye ve kontrolü altındaki muhalifler ciddi bir karşılık vermeden beklediği ve ABD’nin himayesinde yürütülen Cenevre görüşmelerini ve siyasi süreci desteklediklerini ifade ediyorlar.