"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Hizb-ut Tahrir’den Erdoğan’a: "Nasihatlerimizi Dinlemediniz; İslâm’ın Yolunu Takip Etmediniz!"
21 Ekim 2020Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu

Hizb-ut Tahrir’den Erdoğan’a: "Nasihatlerimizi Dinlemediniz; İslâm’ın Yolunu Takip Etmediniz!"

Haftalık Değerlendirme Toplantısı’nda Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “fikrî buhran” açıklamalarını değerlendirdi.

Kar, demokratik laik ilkeleri kendisine, partisine ilke edinen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını “19 yıl boyunca kökünü, kökenini unutmuş, İslâm’ı değil de laikliği ve demokrasiyi kendisi ve partisi için esas kabul etmiş, İlham kaynağı olarak Batı’yı görmüş Erdoğan 19 yıl sonra kalkmış, ‘iki asırdır fikrî buhranın içinde çırpınıyoruz’ diyor.” şeklinde eleştirdi ve AK Parti iktidarına sürekli nasihatlerde, hatırlatmalarda bulunduklarını fakat iktidarın bu nasihatleri kulak ardı ettiğini söyledi.

İşte Hizb-ut Tahrir Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları üzerine yaptığı değerlendirme:

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN “FİKRÎ BUHRAN İÇİNDE ÇIRPINIYORUZ”

Bu hafta toplantımız biraz yoğun, Türkiye ve İslâm coğrafyasının gündemi yoğun, daha doğrusu sömürgeci ülkelerin bizim coğrafyamızdaki gündemleri yoğun maalesef. Bu hafta Kıbrıs seçimlerinden, Doğu Akdeniz’deki gaz meselesine, Türkiye ile Rusya’nın Karabağ meselesindeki rollerinden Karadeniz’de bulunan yeni gaz rezervine önemli konuları değerlendireceğiz. Yine Cumhur İttifakı ile Anayasa Mahkemesi arasında devam eden sürtüşme “ışıklar yanıyor” paylaşımı ile iç siyasette başka suni bir gündem oluşturdu biliyorsunuz. Bu konuya da ışık tutacağız inşallah… Ancak ben, dün İbn Haldun Üniversitesi Külliyesinin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın burada yaptığı açıklamalar ile başlamak istiyorum.

Cumhurbaşkanı konuşmasında İbn Haldun ve ilmin öneminden bahsederken; “Batı dünyası tıptan sosyolojiye kadar pek çok alanda ilhamını bizim köklerimizden almıştır.” dedi, yani Batı’nın İslâm dünyasından faydalandığını söyledi. Peşinden de “Buna karşılık biz kendi köklerimizi tamamen unutarak veya dışlayarak onun türevlerini esas kabul etmek suretiyle iki asırdır kendimize yol ve yön bulmaya çalışıyoruz, bir başka ifadeyle fikrî bir buhranın içinde çırpınıyoruz.” dedi.

Bu sözler 18 yıldır bu ülke de iktidar olan bir partinin, Ak Parti’nin lideri, genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait. Bu sözler bundan tam 19 yıl önce kurulan ve parti programına, “Ak Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünün, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin, sivilleşmenin, demokratikleşmenin, inanç özgürlüğünün ve fırsat eşitliğinin esas kabul edildiği bir zemindir.” diye yazdıran yöneticinin sözleri… 19 yıl boyunca kökünü, kökenini unutmuş, İslâm’ı değil de laikliği ve demokrasiyi kendisi ve partisi için esas kabul etmiş, İlham kaynağı olarak Batı’yı görmüş Erdoğan 19 yıl sonra kalkmış ne diyor: “iki asırdır fikrî buhranın içinde çırpınıyoruz” diyor.

Birazcık samimiyet yahu, birazcık sadakat ve doğruluk yok mu sizde Allah aşkına, hiç mi bulunmaz yanınızda yörenizde bunlardan… Daha dün vefatının 17. Yıldönümü sebebiyle Aliya İzzet Begoviç’i andınız, ardından rahmet okudunuz. Allah rahmet eylesin, ne demişti Aliya; “Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir.” Siz çoktan savaşı kaybettiniz Sayın Erdoğan çoktan, çünkü ölmekten korktunuz ve düşmana benzediniz.

Siz değil misiniz iktidar olduğunuz o ilk yıllarda AB’ye girmek için Avrupa kapılarında bekleyen, Avrupa Birliği uyum yasalarını, Kopenhag kriterlerini toptan kabul eden siz değil misiniz? Siz değil misiniz sadece Türkiye ile yetinmeyip Ortadoğu halklarını zehirlemek, onları da demokratikleştirmek için çalışan? Siz değil misiniz Mısır’da Müslümanlara laiklik çağrısı yapan? Siz değil misiniz faiz dünya gerçeğidir deyip halkını banka kuyruklarında sıraya sokan, böylece kan emici bankalara halkı borçlu hale getiren siz değil misiniz?

Aradan geçen yıllardan sonra şimdi neden hayıflanıyorsunuz? Ne ektiniz de ne bekliyorsunuz?

Ne demiş büyüklerimiz: Demir tava geldi kömür tükendi, Tandır tava geldi hamur tükendi, Akil başa geldi ömür tükendi.

Ah Sayın Erdoğan ah! 20 yıla yaklaştı, siz Ak Parti olarak iktidardasınız, 50 yılı aştı sizin yetiştiğiniz parti aynı zihniyet ile bu ülke de siyaset yapıyor. Demokrasi ve laikliğe çağırdınız, Millilik ve vatancılıktan bahsettiniz. Söyleyin bakalım bunların hangisi İslâm’da var, bunların hangisi İslâm’a dayanıyor? Eğer samimiyseniz şimdi bugün kalkar bu halktan özür dilersiniz, Müslümanlardan af dilersiniz, sizi yıllarca adil düzen ile aldattık, yıllarca da yolla köprü ile aldattık size Batı’yı, demokrasiyi, laikliği sevdirdik dersiniz. Tabi eğer samimiyseniz. Biz sizin samimiyetinize inanmıyoruz ve güvenmiyoruz da, çünkü sizin bugün söylediğini biz yıllardır size söyledik, hatırlattık ve nasihat ettik. Sizin dün Üniversite Külliyesinin açılışında söylediğiniz şu söz var ya neydi o söz: “siyasi bağımsızlığın da ekonomik bağımsızlığın da temelinde fikri bağımsızlık yatar.” dediniz. Bu sözü ta bundan 60 küsur yıl önce Hizb-ut Tahrir’in kurucusu Şeyh Takiyyüddin en-Nebhani söylemişti.

Ne demişti: “Fikri değerlerini koruyabilen bir toplumun maddi servetleri tahrip edilse dahi onu hemen yeniden üretebilir. Fakat fikri serveti çökmüş bir toplum, maddi servete sahip olsa dahi zamanla bu toplumun maddi varlıklarını kaybetmesi ve fakirleşmesi çok çabuk olur.” Bu sözün sahibinin 1953 yılında açtığı çığır bugün bütün dünya da yankılanıyor, Hilafet fikri kıtalar dolaşıyor. Sizin peşinden gittiğiniz demokrasi ve laiklik ise tarihin pis çöplüğündeki yeri için sıra bekliyor. Siz bizim nasihatlerimizi dinlemediniz, İslâm’ın yolunu takip etmediniz. Bu toplumun fakirliğinin, yoksulluğunun sebebi İslâm’dır dediniz, böyle diyenlerin yolundan gittiniz çareyi ise Batı’da aradınız. Şimdi bugün yine bu süslü laflarla Müslümanları kandırmaya çalışıyorsunuz. Heyhat ki çare yok artık İslâm’dan başka bir çare yok Sayın Erdoğan!

___

#KapitalizmÇöktüÇözümİslam