"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Müslüman Uygurlar Tehlikede: Çin, Türkiye İle İmzaladığı Anlaşmayı Onayladı
28 Aralık 2020Köklü Değişim Medya, Deutsche Welle

Müslüman Uygurlar Tehlikede: Çin, Türkiye İle İmzaladığı Anlaşmayı Onayladı

Köklü Değişim Medya

Komünist Çin yönetimi ile Türkiye arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2017 yılında Pekin ziyareti sırasında imzalanan ‘Suçluların İadesi Anlaşması’ Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi’nde onaylandı. AK Parti iktidarı tarafından imzalanan bu anlaşma TBMM’de henüz oylanmadı.

Çin Parlamentosu'nun internet sitesinde cumartesi akşamı duyurulan haber, Türkiye'deki Müslüman Uygurlar tarafından endişe ile karşılandı. Doğu Türkistanlı Müslümanlar, İstanbul’daki Çin konsolosluğu önünde tutulan nöbetler ve ailelerinin nerede olduğunu sormak için Uygurların konsolosluğa dilekçeler vermek istemesinden sonra gelen bir hamle olduğuna dikkat çektiler.

Pekin yönetimi bu anlaşma çerçevesinde özellikle Türkiye'ye sığınmış ve "terör suçu" işlediğini ileri sürdüğü Müslüman Uygurların sınır dışı edilmesi sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Bilindiği üzere komünist Çin yönetimi, Doğu Türkistan bayrağından, sakal, namaz ve oruca kadar İslam’ı çağrıştıran akla gelebilecek her şeyi terör faaliyeti olarak niteliyor. Yani Müslümanın varlığı Çin yönetiminin terör yaftası yapıştırması için yeterli. Çin, zorbalıklarını terörle mücadele maskesi altında sürdürerek meşruiyet arıyor ve Doğu Türkistan’daki işgalci varlığını perçinlemeye çalışıyor.

Bununla birlikte ikili anlaşma metni birçok ret maddesi de içeriyor. Örneğin sınır dışı isteği gönderilen ülkedeki kişinin bir "siyasi suç" işlediği düşünülüyorsa, kişi isteğin yapıldığı ülkenin de vatandaşı ise ya da iltica hakkından faydalanıyorsa Pekin'in sınır dışı talebi reddedilebiliyor. Lakin bu şartları taşımayanlar her an celladı Çin’e iade edilme endişesi altında yaşıyor.

Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan Dünya Uygur Kongresi Sözcüsü Dilşat Raşit, sınır dışı etme anlaşmasının Çin'den kaçmış ve henüz Türk vatandaşlığı almamış Uygurlar arasında "büyük bir panik" yaratacağını söyledi. Pekin yönetiminin Ankara üzerinde anlaşmanın kabul edilmesi için ekonomik bir baskı oluşturduğunu ileri süren Raşit, "Türk hükümetine bu anlaşmanın bir zulüm aracı olarak kullanılmasını önleme çağrısında bulunuyoruz" çağrısında bulundu.

Çin'in terörle mücadele hakkını tanıdıklarını ve 'Tek Çin' politikasını desteklediklerini belirten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 'terörist ile masum insan' arasında ayrım yapılmasının altını çizmişti.

Bunun üzerine Çin’in Ankara Büyükelçisi Deng Li, Türkiye’nin Uygur Türklerinin durumunu eleştirmeye devam etmesi halinde Pekin ile ekonomik ilişkileri tehlikeye atacağı uyarısında bulunmuştu.

Suçluların İadesi Anlaşması

14-15 Mayıs 2017'de Cumhurbaşkanı Erdoğan Çin'de birçok ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının iştirak ettiği "Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu"na katılmıştı. Bu forumdan sadece bir gün önce Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında Türk ve Çin heyetleri arasında ikili görüşmelerde bulunuldu.

Görüşmeler kapsamında, “Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Suçluların İadesi AnlaşmasıAdalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından imzalandı.

Bu anlaşma Çin’in kanunları doğrultusuna keyfi olarak Müslümanları suçlu göstermesi sonucunda oluşan zulmün katmerlenmesi için kapı aralayabilecek.

Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, anlaşmanın Çin meclisinde kabul edilmesi üzerine yaptığı konuşmada, eğer bu anlaşma yürürlüğe konulursa Türkiye’deki binlerce Müslüman Uygur’un Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde kendini yakacağını söyleyerek tepki gösterdi.

Çin Zulmü

Komünist Çin yönetimi açık hava cezaevine dönüştürdüğü Doğu Türkistan’da Müslümanlara ibadet etmeyi yasaklıyor. Müslüman ailelerinin kızlarını Çinli erkeklere evlendiriyor. Organlarını çaldığı Müslümanları ailelerine teslim etmemek için cesetlerini yakarak yok ediyor.

Müslümanların evlerine yatılı Çinli memurlar gönderiyor. Toplama kamplarında işkenceye tabi tuttuğu Müslüman ailelerin çocuklarını yetimhanelerde Çinli gibi yetiştirip asimile etmek için eğitim veriyor. Ayrıca kanaat önderlerini, ozanları, alimleri, hafızları ve ileri gelenleri işkenceyle hücrelerde katlediyor.

İslam beldelerinin yöneticileri bu zulmü sürdüren Çin yönetimine ticari ve siyasi çıkarlar için susup alenen destek veriyor ya da bu zulmün olmadığını söyleyip kendi halklarını aldatmaya çalışıyor.