"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Merkez Bankası Dövizi Dizginlemek İçin Ciddi Faiz Artışına Gitti
18 Mart 2021Köklü Değişim Medya

Merkez Bankası Dövizi Dizginlemek İçin Ciddi Faiz Artışına Gitti

Köklü Değişim Medya

Merkez Bankası piyasaların beklediği 100 baz puanlık artışın 2 katı oranında artışa giderek politika faizini yüzde 19’a yükseltti. Dünya çapında faiz indirimine gidilirken, Para Politikası Kurulu dövizi kurunu dizginleyebilmek ve zayıf TL'ye değer kazandırabilmek için elindeki tek enstrüman olan faizleri 200 baz puan daha artırdı.

Bu kararla piyasalara karşı ciddi bir duruş sergilemeye çalışan Merkez Bankası, ileriki dönemlere dair de faizlerde yükselişin devam edeceğini işaret etti. Türkiye’de faiz oranı, gelişen ve gelişmekte olan ekonomilere göre ciddi seviyelerde bulunuyor. İthalata bağımlı bir ekonomi olması sebebiyle Türkiye’de dövizin artışı gıda ve diğer tüketim mallarına yansıyor. Bu durum ise halkın cebindeki yerel paranın yani TL’nin erimesi ile sonuçlanıyor. Kapitalizm, faiz üzerine kurulu bir sömürü nizamı ve bu durum çoğunluğun fakirleşmesine ve paranın bir kısım azınlığın elinde toplanmasına yol açıyor.

Naci Ağbal başkanlığında toplanan Kurul, yükselen küresel enflasyonu, pandemi sürecini ve yukarı yönlü enflasyon riskini faiz artışının sebepleri olarak sıraladı. Kurul ayrıca hedeflenen denge ve yüzde 5’lik enflasyon hedefi tutturulana kadar sıkı para politikası yani faizleri artırma eğiliminde olunacağını beyan etti.

Para Politikası Kurulu’nun bugün yaptığı açıklamanın metni şöyle:

Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 17’den yüzde 19’a yükseltilmesine karar vermiştir.

-Genişleyici parasal ve mali politikalar ile aşılama sürecinde yaşanan olumlu gelişmelerin etkisiyle küresel büyüme görünümünde iyileşme ve uluslararası emtia fiyatlarında artış görülmektedir. Yükselen küresel enflasyon beklentileri, gelişmiş ülke para politikalarına ilişkin belirsizliklere ve küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açmaktadır.

-İktisadi faaliyet güçlü bir seyir izlemektedir. Salgına bağlı kısıtlamaların hafifletilmesiyle hizmetler ve bağlantılı sektörlerde iktisadi faaliyetin artması beklenmektedir. Bununla birlikte, salgının seyrine ilişkin muhtemel gelişmelere bağlı olarak iktisadi faaliyet üzerindeki riskler önemini korumaktadır. Salgın döneminde sağlanan yüksek kredi büyümesinin birikimli etkileriyle güçlü seyreden iç talebin yanı sıra ithalat fiyatlarındaki artışlar cari işlemler dengesini olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Diğer taraftan, finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte yavaşlayan kredi büyümesi son dönemde bir miktar yükseliş eğilimi sergilemiştir.

-İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Öte yandan, bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları ile gerçekleştirilen ücret ve yönetilen fiyat ayarlamaları, orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki önemini korumaktadır. Gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin daha belirgin hale geleceği beklentisi korunmakla birlikte, son dönemde kredi büyümesindeki yükseliş eğilimi ile ithal maliyetlerdeki artış, talep ve maliyet unsurlarında öngörülen kademeli iyileşmeyi geciktirmektedir.

-Kurul, söz konusu gelişmelerin enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve orta vadeli enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü riskleri dikkate alarak, önden yüklemeli ve güçlü bir ilave parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir.

-2021 yılsonu tahmin hedefi dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar, sıkı para politikası duruşu kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülecektir. Enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler kapsamında enflasyonun ana eğilimi ve fiyatlama davranışlarına ilişkin göstergeler, yayılım endeksleri, talep ve maliyet unsurları ve enflasyon beklentilerinin tahmin ufku içerisinde hedeflerle uyumu yakından izlenmeye devam edilecektir. Gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaşma yapılacaktır.

-Kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki denge, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürülecektir. Sıkı para politikası duruşunun bu şekilde sürdürülmesinin fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmesinin yanında, ülke risk primlerinin düşmesi, ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir.

-TCMB karar alma süreçlerinde orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu etkileyen tüm unsurları ve bu unsurların etkileşimini temel alan bir analiz çerçevesi benimsemektedir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”