"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

İstanbul Sözleşmesi Varken Aile ve Nesil Nasıl Kurtulur?
12 Şubat 2021Köklü Değişim Medya

İstanbul Sözleşmesi Varken Aile ve Nesil Nasıl Kurtulur?

Köklü Değişim Medya

2011 yılında İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ailemize, inancımıza, kültürümüze sahip çıktık” iddiasında bulundu. AK Parti iktidarında aileyi, nesli ifsat edip, ahlâkı yok eden İstanbul Sözleşmesi ile binlerce aile yıkılırken, 2004 yılında zina serbest hale getirilerek toplum bozuldu ve eşcinsel sapkınlık görünür hale getirildi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi ek binasıyla Çayeli Eğitim Fakültesi ek binası açılış programında konuştu.

6 aylık aranın ardından memleketi Rize'de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan, "Kısa süre önce TV'de birileri üniversitelerin sayısıyla dalga geçerken 'Profesörü olmayan üniversite var, bunlarla mı övünüyorlar' diyordu. Recep Tayyip Erdoğan üniversitesinde yüzün üzerinde profesör var" dedi.

Recep Tayyip Üniversitesine her türlü desteği saldıklarını ifade eden Erdoğan, üniversitenin "iftihar" edilen bir düzeye geldiğini ifade etti.

Erdoğan, "Tabii biz bu seviyeyi yeterli bulmuyoruz. Üniversitemizin önce ülkemizde ilk 10'a, ardından dünyada ilk 500'e girmesini bekliyoruz. Ben siz değerli hocalarıma güveniyorum. Recep Tayyip Erdoğan ismini taşıyan üniversiteye yakışan da budur" değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefetin "Milli Uzay Programı" ve diğer icraatlara getirdiği eleştirilere de cevap verdi.

"Aile, Eğitim ve Kültür Konularında Arzu Ettiğimiz İnkişafı Sağlayamadık"

"Bir hususta özeleştiri yapmak istiyorum" diyerek sözüne başlayan Erdoğan, şunları söyledi:

Tarihimizin en büyük altyapı hamlesini gerçekleştirdik. Aile, eğitim ve kültür konularında arzu ettiğimiz inkişafı sağlayamadığımızı da kabul etmemiz gerekiyor. Bizden önceki neslin, bizim neslimizin, bizden sonraki neslin ilk hayatı bu çarpıklıklarla mücadele ile geçti. Ailemize, inancımıza, kültürümüze sahip çıktık. Ayasofya'dan başörtüsüne kadar her alanda süren bu mücadele hem bizi yetiştirdi hem diri tuttu. O eksikleri gidermemiz lazım. Aileden eğitime, kültürden sanata bu alanları önceliklerimizin en başına alacağız.”

18 yıllık tek başına iktidar olduğu süreçte AB’nin (Avrupa Birliği) istediği ve işaret ettiği yasaları çıkaran AK Parti hükümeti, ilk olarak 2004 yılında zinayı suç kapsamından çıkarıp serbest hale getirdi. Aileye, ahlâka ve topluma vurulan en büyük darbe ise 2011 yılında Erdoğan’ın başında bulunduğu hükümetin imza attığı İstanbul Sözleşmesi oldu.

Binlerce aile genç evlendikleri için dağıtıldı. Babalar tecavüzcülerle aynı koğuşlarda hapse mahkûm edildi. Kadınlar eşsiz, çocuklar ise babasız bırakıldı. AK Parti defalarca söz vermesine rağmen bu zulmü durdurmak için bir adım atmadı.

Eşcinsel sapkınlık İstanbul Sözleşmesi ile görünür hale getirildi ve İslam topraklarında yürüyüşlerine, İslam’a meydan okumalarına ve Kur’ân-ı Kerim’in ayetleriyle dalga geçmelerine göz yumuldu.

Sözde kadına şiddeti önlemek için imzalanan İstanbul Sözleşmesi sonrası çıkarılan uyum yasası 6284 ile 2 milyona yakın baba evinden delil olmaksızın uzaklaştırıldı. Kadının beyanı esas alınarak birçok mağduriyetin önü açıldı. Cinayetler katlanarak çoğaldı. Hem şiddet çoğaldı hem de toplum ahlâken çöktü. Evlilikler azalırken, boşanmalar arttı. Nüfus artış hızında ciddi bir yavaşlama görülürken, gayrı meşru ilişkiler ise arttı ve ekranlarda bu bozuk ilişkiler anlatılarak münkerin topluma yayılmasına göz yumuldu.

AK Parti’nin 18 yıllık iktidarı bu şekilde geçerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aileden eğitime, kültürden sanata bu alanları önceliklerimizin en başına alacağız*”* vaadinde bulundu.