
“İstanbul Sözleşmesi” İle Aile Ayakta Durur mu?
Köklü Değişim Medya
Avrupa’dan ithal “İstanbul Sözleşmesi” ve uyum yasaları ile ailenin temellerini dinamitleyen AK Parti iktidarının uyguladığı politikalar iken, Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün aile kurumunun yıkılmasını amaçlayan çalışmalara hep beraber karşı koyulması çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, engelli vatandaşların ve devlet korumasından yararlanmış gençlerin kamu kurumlarına yerleştirilmesi törenine katıldı. Erdoğan, burada aile ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, "Aile kurumunu kökünden kurutmayı amaçlayan sembollerin önü bilinçli şekilde açılırken aile kurumuna sahip çıkan davranışlar küçümseniyor. Bu büyük tehlikeye hep birlikte karşı koymalıyız" diyerek elinde bu ifsadı durdurmaya yönelik her türlü imkan varken, kamuoyuna çağrıda bulundu.
"Kadına şiddet başta olmak üzere sıkıntısını yaşadığımız pek çok sorunun çözümü, aile kurumunun güçlendirilmesinden geçiyor. Tüm yargı dünyasına sesleniyorum, kanun sayfaları arasındaki maddelere değil vicdanınızın sesine kulak verin. Kadına fiziken veya ruhen şiddet uygulayanın, hele hele hayatına kastedenin karşısına ilk önce biz çıkarız” diyen Erdoğan, kanunlarla değil, vicdanınızla hareket edin diyerek sorunun yükünü uygulanan yasalardan alıp, yargının üzerine yıkmış oldu.
Erdoğan, yargının yasalara göre hareket ettiğini ve asıl sorunun çıkarılan kanunlarda olduğunu böylece itiraf etmiş oldu.
Berfin Özek'in yüzüne asit döken sanığa verilen cezaya ilişkin de açıklamalarda buunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Adaletin tecellisini hakta, hukukta arayın. Hukuk eşittir kanun değildir." dedi.
Evlilik Dışı Hayat
2004 yılından Avrupa’ya uyum yasaları çerçevesinde zinayı suç olmaktan çıkaran AK Parti iktidarının başındaki Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun bir hata olduğunu itiraf etmiş olmasına rağmen, hatayı düzeltemeyip inatla bu yasayı yürürlükte tutmaya devam ediyor. Hal böyle iken evlilik dışı hayatın özendirildiğini ifade eden Erdoğan, gençlerin evlilik yaşının giderek yukarı doğru çıktığını belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:
"Kızlarımız da erkeklerimiz de çoğu 30'u aşkın evleniyor veyahut da çoğu evde kalıyor. Böyle bir şey olur mu?
Hiç evlenmeyenlerin sayısı da artıyor, evlilik dışı hayat biçimi medya aracılığıyla meşrulaştırılmaya, daha da vahimi özendirilmeye çalışılıyor, televizyonların birçoğunda bunun kampanyası yapılıyor. Aman bunlara dikkat edelim. Aile kurumunu kökünden kurutmayı amaçlayan sembollerin önü bilinçli bir şekilde açılırken, aile kurumuna sahip çıkan davranışlar küçümseniyor. Bu büyük tehlikeye hep birlikte karşı koymalıyız."
Bilindiği üzere İstanbul Sözleşmesi ve mevcut yasalar kapsamında devletin belirlediği yaşın altında evlenip, yuva kuran 8 bine yakın aile cezalandırılmaya devam ediyor. Evliliklerin azaldığından şikayet eden Erdoğan, zina etmeyip evlendiği için zulme maruz bırakılan gözü yaşlı aileler için kılını bile kıpırdatmıyor. Babalar tecavüzcü diye damgalanıp cezaevlerinde, anneler de çocukları ile birlikte yaşam savaşının içinde dışarda cezalandırılıyor. Eğitimde de ETCEP ile yeni nesiller mevcut politikalar çerçevesinde zehirleniyor.
"Rabbimiz, Nikahlanınız, Çoğalınız Buyuruyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin bunun mücadelesini vermesi gerektiğini belirtip, "Ailemizin içinde yer aldığı değerlerimize sahip çıkmanın bizi küçülten değil yücelten bir tercih olduğunu gençlerimize göstermeliyiz. Rabbimiz ne buyuruyor? 'Nikahlanınız, çoğalınız' buyuruyor. Nikah dışı evlilik bizim değerlerimizde yok. Buna bir defa hep birlikte tavır koymamız lazım. Sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor, 'Kıyamet gününde diğer topluluklara karşı ümmetimin çokluğuyla övüneceğim' diyor. Bunlar çok önemli, buna dikkat edeceğiz ve hep birlikte bunun gayreti içinde olacağız" dediği halde ahlâkı yok olmuş, aile kurumunu yok etmiş, eşcinselliği normalleştirmiş Batı’nın kanunları ile hükmederek çelişki içinde bir davranış sergiliyor. Erdoğan’ın bu popülist söylemlerle, uygulanan batıl yasalara karşı oluşan kamuoyu muhalafetini zayıflatmak istediği düşünülüyor.
"Güçlü Aileler Kuracağız ki Güçlü Millet Olalım"
Batı’nın çöktüğünü söyleyip, Batı’dan alınan “İstanbul Sözleşmesi” ve Avrupa Birliği uyum yasalarını uygulayan Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
"Büyük ve güçlü Türkiye hedefimize ulaşabilmenin en önemli şartlarından biri, aile kurumunu sağlam bir şekilde ayakta tutmaktır. Aksi takdirde tıpkı omurgası çökmüş bedenin felç olması gibi aile kurumu dağılmış bir toplumun da yerle yeksan olması kaçınılmazdır. Bugün Batı toplumlarını bekleyen en büyük tehdit budur. Batı çöküyor. Niye? Aile diye bir kavram buralarda kalmamış. Ama şimdi bizi de tehdit ediyor.
Aile kurumu dağıldığında nüfus da azalmaya başlıyor. Niye ben en az 3 çocuk diyorum? Bunu dememin sebebi; güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Güçlü aileler kuracağız ki güçlü millet olalım. Yıllarca maalesef doğum noktasında kısırlaştırma politikası güttüler. Niye? Türkiye'nin nüfusu azalsın diye. Ben de tam aksini iddia ediyorum, nüfusumuz çoğalmalı ki biz ekonomi tahsili gördük ekonominin belkemiği insandır. İnsan varsa güçlüsünüz, insan yoksa güçlü değilsiniz, insan varsa emek var, insan varsa sermaye var, insan varsa para var, insan varsa üretim var, tüketim var. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok."
Aile kurumu dağıldığında nüfusun da azalmaya başladığını söyleyen Erdoğan, "Çünkü sadece bireylerin ve onların hayat biçimlerinin hakim olduğu bir yerde çocuğa yer bulunamıyor. Bu yüzden pek çok Batı toplumu bir süre sonra yeryüzünden silinme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Türkiye de henüz bu derecede değilse bile aynı tehditle yüzleşmeye başlamıştır." uyarısında bulunarak mevcut sistemin ve uygulanan yasaların etkisini gösterdiğini itiraf etmiş oldu.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi

Trump’tan, İran’a Hürmüz Tehdidi








