
Köklü Değişim Medya
İki gün önce gerçekleştirdiği ABD ziyaretinde karşılanmayıp, havaalanını otobüsle terk etmek zorunda bırakılarak diplomatik olarak aşağılanan Pakistan Başbakanı İmran Han’dan Afganistan görüşmeleri hakkında yeni açıklama geldi. ABD’den talimatları alan Han, bir süredir uzak durduğu Afganistan meselesine tekrar dahil olup, Taliban ile görüşeceğini duyurdu.
Pakistan Başbakanı İmran Han, dün yaptığı açıklamada, ülkesinin, Afganistan’da 18 yıldır devam eden çatışmayı sona erdirme çabalarının bir parçası olarak, ilerleyen günlerde Taliban Hareketi ile görüşmelerde bulunacağını açıkladı.
Han, iki gün önce ABD’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştirerek, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi.
ABD’deki görüşmeler sonrası yaptığı açıklamalar ışığında Han, ABD’den Afganistan kukla hükümeti ile Taliban’ı aynı masaya oturtmakla görevlendirildi. Bilindiği üzere Taliban, Afganistan hükümeti ile masaya oturmayı rededdiyor.
“Elimden Geleni Yapacağım”
Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani ile de görüşmede bulunduğunu belirten Pakistan Başbakanı, ülkesine geri döndüğünde Taliban ile görüşeceğini ve ‘Afganistan hükümeti ile görüşme düzenlemesi için’ elinden geleni yapacağını ifade etti. Han, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler tarafından kontrol edilen federal bir organ olan ABD Barış Enstitüsü’nde yaptığı konuşma sırasında, Temmuz 2018’deki seçimleri kazandıktan sonra Taliban tarafından arandığını, ancak Kabil’in hoşnutsuzluğu sebebiyle o zamanlar görüşmede bulunmak istemediğini belirtti.
ABD Sahada Kaybetti, Masada Zafer Arıyor
Afganistan’da ağır bir yenilgi alan ABD, masada zafer kazanmayı umuyor. Mağlub olarak geri çekilmesinin itibarında açacağı yarayı hesap eden ABD, en azından onurlu geri çekiliş yollarını arıyor. Trump’ın çok tartışılan “10 milyon insanı öldürmek istemiyorum” çıkışı da ABD’nin yok olmaya yüz tutmuş itibarını geri kazanma çabalarından biri olarak görülüyor. ABD uzun zamandır Taliban’a masada isteklerini kabul ettirebilmek için cami ve okulları bombalayarak bir dizi sivil katliamlara girişti. Bu üslubu Suriye’de de uygulayan ABD ve “Astana Üçlüsü”, muhalefeti İdlib’e sıkıştırmayı başarmış ve masaya isteklerini kabul edecek bir müzakere heyeti oturtmuştu.
Pakistan Başbakanı, geçtiğimiz Salı günü ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile de bir araya geldi. Pompeo, birlikte çalışmanın ve Pakistan’ın Afganistan barışını desteklemedeki ve terörle mücadeledeki rolünün önemli olduğuna dikkati çekti. Dışişleri Bakanlığı ise geçtiğimiz Pazartesi günü ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad’ın Taliban ile müzakereleri sürdürmek amacıyla gelecek hafta Kabil’e ardından da Doha’ya gideceğini açıkladı.
Halilzad, Taliban ile geçtiğimiz yıl birkaç defa bir araya geldi. Ancak şu ana kadar ortaya çıkan ana engel, Taliban’ın Afganistan hükümeti ile doğrudan müzakereyi reddetmesi oldu.
Taliban’ın ‘merkezi bir komuta’ olmadığı için bunun kolay olmayacağı uyarısında bulunan Han, “Ancak hepimiz birlikte çalışırsak, bunun Afganistan’daki barış fırsatı açısından daha iyi olacağını düşünüyorum” dedi. Ayrıca Eylül ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kapsayıcı olması ve Taliban’ın bu seçimlere katılması gerektiğini de belirtti.
Taliban 1990’larda Afganistan’da iktidara geldiğinde Pakistan, hareketin en önemli destekçisiydi. İslamabad’ın hareket üzerinde devam eden etkisi, ABD tarafından siyasi bir uzlaşıyı kolaylaştırmanın anahtarı olarak görülüyor.
Bu etki, ayrıca Pakistan’ın Afganistan’daki savaşı beslediği yönündeki suçlamaları da kendine çekti. Diğer taraftan Han, sıradışı bir itirafta da bulunurken, ülkesinin geçmişte ‘stratejik derinlik’ denilen bu politikayı takip ettiğini, Kabil’deki hükümetin kuşatılması korkusuyla, Hint etkisine tabi olduğunu, ancak bu politikanın terk edildiğini vurguladı. Pakistan Başbakanı, ayrıca, “Bugün, Pakistan’da ‘stratejik derinlik’ kavramı yok. Çünkü Afganistan’a müdahale ederek, ülkemize çok fazla zarar verdiğimizi hissediyoruz” ifadelerini kullandı.

