
Gazze İçin BM’nin Lahey’deki Yargı Organından Adalet Bekleniyor
3 ayı aşkın süredir Gazze’de çoğu çocuk ve kadın 23 bin Müslüman “İsrail” tarafından vahşice katlederken izleyen yöneticiler, BM’nin (Birleşmiş Milletler) en yüksek yargı organı UAD’den (Uluslararası Adalet Divanı) adalet bekliyor.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, “Gazze'deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle hakkında dava açtığı işgalci “İsrail”, bugün Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda sözlü savunma yapıyor.
Lahey’deki Barış Sarayı’ndaki duruşmanın ikinci günü, “İsrail” Dışişleri Bakanlığı Hukuk Danışmanı Tal Becker savunmasında, ülkesinin Gazze'de, “insanları yok etmediğini, aksine, onları koruduğunu” ileri süren trajikomik bir iddiada bulundu.
Becker, "İsrail, Filistin halkına karşı değil, Hamas'a karşı bir savunma mücadelesi içindedir” ifadesi ile 3 ayda 23 bin Müslümanın katli ile alt ve üst yapıyı topyekün yok edilmesine meşruiyet kazandırmaya çalıştı.
Becker, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin soykırım suçlamasını “iftira” olarak değerlendirdi.
Netanyahu’dan Küstah Açıklama
Hakkında açılan yolsuzluk davalarını bertaraf etmek için bölgeyi kan gölüne çeviren “İsrail” Başbakanı Binyamin Netanyahu, duruşma öncesi küstah bir açıklama yaptı. Netanyahu, ülkesi hakkında açılan davayı eleştirerek, **“Dünya tersine döndü. Soykırıma karşı mücadele eden ‘İsrail’ soykırımla suçlanıyor” dedi.
UAD Bugün Bazı Kararlar Alabilir
İsrail’in bugünkü savunmasının ardından UAD (Uluslararası Adalet Divanı), Tel Aviv yönetiminin Gazze’deki tüm askeri faaliyetlerini durdurmasına dair taleple ilgili karar verecek.
Güney Afrika Cumhuriyeti, “İsrail”in Gazze’deki tüm askerleri faaliyetlerinin durdurulması için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istiyor.
Uluslararası Adalet Divanı, ayrıca Güney Afrika’nın soykırım iddiaları ile ilgili davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine de karar verecek.
Soykırım ya da diğer suçlamalar konusunda Uluslararası Adalet Divanı’na yalnızca bir kez başvuru yapılabiliyor olduğundan bugünkü karar önem arz ediyor.
Yani Güney Afrika, Gazze’de soykırım yapıldığına ilişkin yeterince kanıt sunmazsa, “İsrail” bir daha soykırımla suçlanamayacak.
Davanın “İsrail”in aleyhinde sonuçlanması itibar kaybına neden olacak.
Birleşmiş Milletler’in 1948 yılında hazırladığı “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi”, Türkiye de dahil 140 ülke tarafından imzalandı.
Sözleşme, taraflara “soykırım suçunu önleme ve cezalandırma" yükümlülüğü veriyor. Fakat arkasında ABD, İngiltere ve Avrupa’nın olduğu “İsrail”e karşı etkili bir karar verileceği düşünülmüyor.
Yahudiler İngiltere tarafından gruplar halinde Filistin topraklarına sığınmacı olarak yerleştirilmişti. Daha sonra silahlanarak çeteler oluşturan Yahudiler, Müslüman köylerini basarak topraklarına el koydu. 1948’te bir oldu bitti ile kurulan sözde “İsrail” devleti ile Filistin topraklarının neredeyse yüzde 85’i işgal edildi. Bugün İslam beldelerinin yönetimleri, ABD’nin “İki Devletli Çözüm” planı çerçevesinde işgal ve katliama meşruiyet kazandırmak için çaba sarf ediyor.
Erdoğan: "'İsrail' Mahkum Olacak"
Halen "İsrail" ile siyasi ve ticari ilişkilerini koparmayan ve kınama mesajı dışında somut bir adım atmayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Bizim vermiş olduğumuz bütün belgeler ciddi manada Lahey'de iş görüyor. Bu belgeleri artırarak vermeye devam edeceğiz. Bu belgelerle İsrail orada mahkum olacaktır"

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








