
Esed Rejimi, Suud Yönetimine Müteşekkir
Suriye halkının katili Esed rejimi, halkı düşündüğü imajını veren açıklamalarda bulunarak meşruiyet kazanma çalışmalarına paralel hareket ederken, bu kapsamda kendisine destek veren Suud rejimine de övgüler dizdi.
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el Mikdad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Suriye halkını ve Suriye çocuklarını aç bırakmaktan vazgeçme” çağrısı üzerinden katlettiği Suriye halkını düşündüğü algısını oluşturuyor.
Mikdad, Riyad’da düzenlenen Pasifik adaları ülkeleri ile Arap ülkelerinin ikinci ortak bakanlar toplantısında, Arap-Arap ilişkisi ve dünyadaki etkili ülkelerle ikili Arap ilişkilerini geliştiren Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın etkin rolüne atıfta bulunarak övgüler dizdi.
Bilindiği üzere Rusya, Türkiye ve İran’dan müteşekkil Astana Üçlüsü’nün yanı sıra ABD ekseninde hareket eden Mısır, Suud ve Irak yönetimleri de Esed rejimine meşruiyet kazandırma çabalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Riyad, Esed rejimini 12 yıl aradan sonra Arap Birliği Zirvesi’ne davet ederek “meşru” yönetim olarak tanımıştı.
Suriyeli Bakan geçtiğimiz günlerde Cidde'de düzenlenen Arap Zirvesi’nin sonuçları, adım adım politikası ve Suriye hükümetinin çabalarının nereye ulaştığı hakkındaki soruya, “Zirveden çıkan sonuçlar güzel ve isabetli oldu, temin ederim ki Suriye'de yüzlerce adım attık bunun karşılığında da diğer taraflardan bir adım alamadık” şeklinde yanıtladı.
Mikdad, “Dolayısıyla artık diğer taraflara düşen iyi niyet göstermek, terörü desteklemekten, Suriye halkını ve Suriye çocuklarını aç bırakmaktan vazgeçip, Suriye halkının yeni rönesansına katkıda bulunmak” ifadeleri ile hem Suriye halkını düşündüğü algısını oluşturmaya çalışırken öte yandan da yüzbinlerce masum Müslümanı katlettiği saldırıları “terörle mücadele” diye lanse etmesi gözlerden kaçmadı.
Mikdad, “Terörün, katliamların, fitnelerin, Suriye'yi bölen ve parçalayanların arkasında Suriye'den başlayarak diğer Arap ülkelerine uzanan taraflar var. Bildiğiniz gibi başladı ve şimdi bazı ülkelerin çıkarlarına bağlı olarak bir Arap ülkesinden diğerine ilerliyor” açıklamasında bulundu.
Arap ülkelerinin Pasifik ülkeleriyle ikinci bakanlar toplantısına katılımı hakkında yorum yapan Suriye Dışişleri Bakanı, bu toplantıları yapma ve katılım fırsatı sağladığı için Suudi Arabistan yönetimine ve halkına teşekkür etti.
Bakan ayrıca, “Suriye her zaman vardı. Elbette bu mevcudiyetin derecesi ve kuvveti ile ilgili dava ve meselelerde usuller var. Ama her Arap'ın, ekonomik yaptırımlara karşı mücadele eden herkesin, halkının çıkarları için çalışan herkesin vicdanında Suriye vardı. Çok şükür Suudi Arabistan ile her zaman iyi ilişkilerimiz oldu” açıklamasında bulundu.
Mikdad açıklamasında, sorunun sadece Suriye'de olmadığını, Libya, Somali ve Sudan'da da sorunların yaşandığı Arap ulusu için zor geçen on yıla değinerek, bu zorluklarla yüzleşmek için ele ele vermek gerektiğinin altını çizdi.
Ülkesinin her alanda Suudi Arabistan ile iş birliğine hazır olduğuna dikkati çeken Mikdad, “Suudi Arabistan'da olmaktan mutluyuz. Arap-Çin forumunda binlerce Arap vatandaşının katıldığı çok büyük etkinlikler var, ada devletleri toplantısı var. Başta Kral Selman ve Veliaht Prens olmak üzere Krallığın belirlediği hedefleri selamlıyoruz. Arap-Arap ilişkilerini güçlendirmek ve dünyadaki etkili ülkelerle ikili Arap ilişkilerimizi güçlendirmek için uyum sağlıyoruz ve çeşitli alanlarda iş birliğine hazırız” dedi.
Suriye ve Suudi Arabistan'ın iki ülkenin büyükelçilerinin isimlerini müzakere ettiğine işaret eden Mikdad, “Yeni büyükelçi Suriye-Suudi Arabistan ilişkilerinin büyümesini, tüm Arap ve dış politikalarda entegrasyon aşamasına ulaşmasını sağlamalı” çağrısında bulundu.
Mikdad, “Mümkün olan en kısa sürede büyükelçiliğimizi açmak için Suudi Arabistan’daki kardeşlerimize yardım etmeye hazırız” ifadeleriyle önümüzdeki günlerde hangi adımların atılacağına dair ipucu vermiş oldu.
Esed rejimi, Baba Hafız Esed’den beri baskı, işkence ve katliamlarla Suriye halkını sindirmeye devam ederken, diktatörlüğünü protesto eden halkı ise terörist olarak nitelendiriyor. Onlarca yıldır sürdürdüğü bu katliamları ise “terörle mücadele” olarak sunarken, Batı’ya ise laik düzenin muhafızı olduğu mesajını gönderip, aynı safta olduklarını beyan ediyor.
Benzer Haberler

Trump: “Şara’yı Cumhurbaşkanlığına Ben Getirdim”

Suriye’de 3 Yıldır Tutuklu Bulunan Hizb-ut Tahrir Üyeleri Serbest Bırakıldı

Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Fikrî Tartışmalara Girecek Lüksümüz Yok

Erdoğan, Gazze’deki Zulme Karşı “Klas Duruş” Sergilediklerini Söyledi

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi




