"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

CHP’nin Skandal Kırım Açıklaması Rus Basınında
19 Kasım 2019Ajanslar

CHP’nin Skandal Kırım Açıklaması Rus Basınında

Köklü Değişim Medya

Moskova’nın daveti üzerine beraberindeki heyetle Rus işgalindeki Kırım'a gitmeyi kabul eden CHP Milletvekili Atila Sertel, Rus basınına açıklamalarda bulundu. Sertel’in Tsagrad adlı internet sitesine yaptığı açıklama "Yarımada'ya gelecek Türk heyetinin başı: Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu tanıyacağız" başlığıyla servis edildi. Rusya’nın Kırım işgaline karşı iktidarın sessizliği de, muhalefetin skandal açıklaması da, menfaat için tüm değerleri yok sayan bir temel üzerine bina edilmiş dış siyaseti benimsemelerinden kaynaklıyor.

Vladimir Putin'in özel temsilcisi Georgy Muradov’dan davet mektubu alan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, CHP Genel Merkezi'yle görüştükten sonra Kırım'a gitme kararı aldı. Bölgede incelemelerde bulunacağı öğrenilen heyetin başı olan Sertel, ziyaret öncesi Rus Tsagrad gazetesine konuştu.

CHP’li vekil verdiği röportajda Rusya’nın işgalini, baskı ve işkencelerini görmezden gelip, siyasi ve ticari menfaatleri öne çıkararak ayıbını örtmeye çalıştı.

“Rusya'ya Ait Olduğunu Tanıyacağız”

"Yarımada'ya gelecek Türk heyetinin başı: Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu tanıyacağız" başlığıyla yayımlanan o röportajda Sertel, özetle şu ifadeleri kullandı:

“Yurtta Sulh Cihanda Sulh”

Biz Atatürk'ün 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözünü benimseyen bir partinin mensuplarıyız. Kaldı ki Rusya da Kurtuluş Savaşı'mız süresince Atatürk'e ve silah arkadaşlarına büyük destekler sağlamıştır. Özellikle Kırım konusunda bazı kışkırtmalar ve provokatif işler olabilir. Ama bizler barışı önemsiyoruz. Barış için çalışıyoruz.

“İnşaat Açısından Çok Uygun”

Türkiye inşaat açısından tamamen doymuş durumda. Tüm müteahhitler büyük sıkıntıda. Oysa ki Kırım bu konuda çok uygun. Kırım'da inşaat için ciddi bir alan var. Aradaki sorunların bir an önce aşılmasını temenni ediyoruz.

“İlişkilerdeki Zafiyet Aşılmalı”

Türkiye'deki inşaat sektörü Kırım'a el atmalıdır. Bu konuda Türkiye ve Kırım'daki yetkililere büyük görevler düşüyor. Biz hem coğrafya hem de dil, din olarak da çok yakınız. İlişkilerdeki zaafiyetin aşılması gerekiyor.”