CHP, Katil Esed’in Meşruiyeti İçin Çalışma Başlattı
26 Eylül 2019

CHP, Katil Esed’in Meşruiyeti İçin Çalışma Başlattı

Deutsche Welle

Köklü Değişim Medya

CHP, 28 Eylül’de İstanbul’da Suriye konferansı düzenleyecek. Parti konferans ile zaten ilişkilerin devam ettiği Ankara ile katil Esed rejimi arasında direk diyaloğu başlatmayı ve halkını katleden zorba rejimin yeniden meşruiyet kazanmasını hedefliyor. CHP ayrıca diktatör Sisi yönetimindeki Mısır’a ve Müslüman kanı akıtmaya doymayan “İsrail”e büyükelçi atanması için de girişim başlattı.

CHP, diktatör Esed rejimi ile Ankara arasında sürdürülen gayrı resmi görüşmelerin, resmiyete dönüp direk diyaloğun startı için girişim başlattı.

Her ne kadar Ak Parti iktidarının Mayıs 2012’den beri Esed ile ilişkilerinin kopuk olduğu söylense de, Cumhurbaşkanı Erdoğan istihbaratlar arası görüşmelerle iletişimin olduğunu beyan etmişti. Ayrıca Türkiye, Astana’da zorba Esed rejimi ile sürdürülen müzakere masasında çalışmalar yürütüyor.

Yeni bir diyalog süreci başlatmayı hedeflediğini açıklayan CHP, 28 Eylül’de İstanbul’da uluslararası Suriye konferansı düzenleyecek ve halkını katleden Esed rejiminin resmi görüşlerini de dile getirecek isimleri konferansta ağırlayacak.

CHP genel başkan yardımcıları Ünal Çeviköz ve Veli Ağbaba’nın organize ettiği uluslararası Suriye konferansının ana teması "Suriye’de barışa açılan kapı" olacak. Neden böyle bir konferans düzenlediklerini DW Türkçe’ye anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Suriye sorununu tüm yönleriyle değerlendirmeyi ve bu süreçte de Ak Parti hükümetinin Suriye politikasındaki yanlışları ortaya koymayı istediklerini belirtti.

"AKP’nin en büyük yanlışı, Suriye yönetimi ile diyaloğun kesilmiş olması. Hükümet, Şam’la küserek politika yürütemez" diyen Çeviköz, Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini savunan Ankara’nın ABD, İran ve Rusya’yla görüşmesine karşın Suriye yönetimi ile konuşmamasının Türkiye'yi büyük bir açmaza sürüklediği görüşünü paylaşarak katil Esed rejiminin meşruiyetine yönelik bir adım atmış oldu.

Suriye anayasasını yazacak komisyonun çalışmalarına tam olarak başladığında Türkiye’nin kiminle konuşacağını soran Çeviköz, "Türkiye, Suriye yönetimi ile diyalog kurmadığı sürece Suriye dahil bölgesindeki herhangi bir gelişme konusunda aktif bir aktör olamayacaktır. Biz, bu yüzden Suriye yönetiminin resmi görüşlerini yansıtacak isimleri konferansa davet ettik" dedi.

Devrimi çalınan Suriye halkına yeniden dayatılan zorba diktatör Esed, bir milyona yakın masumu kimyasal silah ve Scud füzeleri bitince de varil bombaları ile katletmişti. Bu katliama Rusya, İran ve ona bağlı vahşi milisler eşlik etmişti. Her fırsatta baskı ve diktatörlüğü eleştiren CHP’nin Suriye’de Esed’in avukatlığına soyunması, ikiyüzlülüğünü bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Türkiye’nin sadece Şam’da değil Kahire ve “İsrail”de de büyükelçisinin olmadığını hatırlatan Çeviköz "AKP hükümeti bu bölgeyi boş bırakmıştır. Meselemizin sadece Suriye olmadığı da açıktır" diye devam etti. AKP hükümetinin zaman zaman Suriye’yle de diyalog kurulduğu yönünde açıklama yaptığını ancak bu diyaloğun istihbarat aracılığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Çeviköz, "Dış politikayı istihbarat yürütmez. Devletlerarası ilişkiler istihbarat iletişimiyle yürütülmez" sözleriyle eleştirerek, tüm Müslüman katilleri ile resmi ilişkilerin başlatılmasını istiyor.

CHP, Müslüman kanı döken diktatör Sisi yönetimindeki Mısır ve Filistin’i işgal eden Yahudi varlığına da büyükelçi atanması için tavsiyede bulundu. Menfaati ön planda tutarak Müslümanların kanını hiçe sayan bu açıklamalarla CHP, bilinen asli ölçüsünü bir kez daha deklare etmiş oldu.

Öte yandan her ne kadar “İsrail”de Türkiye’nin büyükelçisi olmasa da, ticari ilişkiler rekor kırmaya devam ediyor.

Konferans Sonuçları Hükümete Sunulacak

Konferansa Ak Parti’den temsilcilerin de davet edildiği ancak katılımın olup olmayacağına dair şu ana kadar ses çıkmadığı bildiriliyor. Konferansa Suriye’den Türkmen kökenli bir belediye başkanı, Ermeni kökenli bir gazeteci, Kürt derneği temsilcileri, Hıristiyan Arap derneği temsilcilerinin yanı sıra ABD, İran, Rusya, Ürdün, Lübnan, Irak gibi Suriye konusuyla yakından ilgilenen ülke temsilcileri de katılacak. "Konferans, Suriye’nin komşularının Suriye sorununa bakışına odaklanıyor ve sorunu tüm yönleriyle ele alıyor" diyen Çeviköz, "Amacımız Suriye’de barışa giden yolda hükümete ışık tutmak. Zaten konferanstan çıkan sonuçları hükümete özel olarak sunacağız" dedi.

CHP’nin bu çalışması aslında arkasında halkı ve ordusu olmayan Esed rejimini yeniden meşruiyet kazandırmak için üstlendiği bir girişim. Devrimin ilk yıllarında Suriye’nin yüzde 70’ini kontrol eden muhalefet, neredeyse Şam rejimini devirecekti.

“Astana Üçlüsü”nün devreye girmesi ve alınan kararlar ile tekrar dirilen Esed rejimine karadan İran, havadan da Rusya katliamlarla destek vermişti. Tüm Suriye halkına karşı başlatılan bu katliamlarla neredeyse ülkenin tamamı ülke içinde ve sınır boylarında mülteci konumuna düşmüştü.

Türkiye de Kuzey Suriye’de başlattığı operasyonlar ile muhalefeti yanına çekmiş, Halep ve diğer şehirlerdeki cepheler zayıflayarak tek tek düşmüştü. Halep’e binlerce ton bomba atan Rusya, özellikle cami, hastane, okul ve Pazar yerlerini bombalayarak vahşi katliamlara girişmişti ve bugün aynı katliamları İdlib’de sürdürüyor.

Bugün Suriye halkını celladına teslim etmek için başlatılan girişimlerin bir yenisi CHP İle devreye sokuluyor.

ABD’nin işaret ettiği Cenevre’de yazılacak ve son noktanın koyulacağı anayasa görüşmeleri öncesi, Esed rejiminin meşruiyeti için çalışmalara hız veriliyor.