BM’nin Kıbrıs Kararına Tepki
27 Temmuz 2019

BM’nin Kıbrıs Kararına Tepki

Dışişleri Bakanlığı

Köklü Değişim Medya

Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'nin "Kıbrıs'ta konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyonu'nun görev yönergesinin 6 aylık bir süre için yenilenmesi" kararında KKTC makamlarının rızasının alınmamasına tepki gösterdi. BM’nin tepki çeken bu kararı KKTC’nin yok hükmünde olduğu ve adada sözü geçen taraf olarak Rumları tanıdığı anlamını taşıyor.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Kıbrıs'ta konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyonu'nun (BMBG) görev yönergesinin 6 aylık bir süre için yenilenmesine ilişkin kararı alırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) rızasının alınmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kıbrıs'ta konuşlu BMBG'nin görev yönergesinin 6 aylık bir süre için yenilenmesine ilişkin söz konusu kararın dün kabul edildiği vurgulanarak, "KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün yapılan açıklama Türkiye tarafından tamamıyla desteklenmektedir. BMBG'nin görev yönergesinin süresi uzatılırken, BM'nin yerleşik uygulamalarına aykırı bir biçimde, KKTC'nin rızasının alınmaması en önemli eksikliktir" ifadelerine yer verildi.

Kararda, Kıbrıs meselesinin çözümüyle ilgili yazımların farklı çözüm seçeneklerini tartışmayı kısıtlayıcı biçimde kaleme alınmış olmasının, Genel Sekreter'in önceki yıllarda yeni fikirlere duyulan ihtiyaç vurgusu ile bir tezat teşkil ettiğini hatırlatan açıklamada, şu eleştirilere yer verildi:

"Daha önce birçok vesileyle ifade edildiği üzere, Kıbrıs meselesinin gerçek sebebi, Kıbrıs Rum tarafının, gücü ve zenginliği Ada'nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türkleriyle paylaşma yönündeki isteksizliğidir. Bu durum değişmedikçe ve siyasi eşitliğe dayanan ortak bir zemin ve çözüm vizyonu bulunmadan, iki taraf arasında sonuç verici ve gerçek bir müzakere süreci başlatılması hiçbir zaman mümkün olmayacaktır."

Açıklamada ayrıca, Ada'nın ortak sahibi ve siyasi eşiti olarak, Kıbrıs Türklerinin hiçbir zaman azınlık statüsünü kabul etmeyecekleri de belirtildi.

Doğu Akdeniz'de gerginliğin azaltılması çağrısında bulunulan kararda, KKTC'nin 13 Temmuz tarihli iş birliği önerisine atıfta bulunulmamasının da talihsizlik ve adaletsizlik olduğuna yer verilen açıklamada, "KKTC makamları Kıbrıs Rum tarafına 2011, 2012 yıllarında ve son olarak 13 Temmuz 2019 tarihinde yapıcı önerilerde bulunmuşlardır. Kıbrıs Türk tarafının, tamamı Türkiye tarafından da desteklenen bu önerileri, Türk tarafının kararlı bir biçimde çaba gösterdiğini ortaya koyarken, bu çabalar Kıbrıs Rum tarafından karşılık görmemektedir" açıklamasında bulunuldu.

"Türkiye Desteğini Sürdürecektir"

Kıbrıs Rum Yönetiminin, Kıbrıs Türk halkına uyguladığı haksız izolasyonun artık görmezden gelinemeyeceği, kararda bu duruma da yer verilmemesinin kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere de yer verildi:

"Halen uygulanmakta olan bu izolasyon, iki halk ve iki taraf arasındaki derin güven bunalımını körüklemekte, ayrıca Ada'da önemli alanlarda iş birliğini engellemektedir. Bu anlayışla, garantör ülkelerden biri olarak Türkiye, Kıbrıs Türk halkını her alanda desteklemeyi ve Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı sürdürecektir."