"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Biden ve Sunak’tan, İş Birliğini Güçlendirme Mesajı
09 Haziran 2023Köklü Değişim Medya

Biden ve Sunak’tan, İş Birliğini Güçlendirme Mesajı

ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray'da ağırladığı İngiltere Başbakanı Sunak ile iş birliğini güçlendirme kararı aldı.

Rusya ve Çin’e karşı mücadelede ortak hareket eden ABD ve İngiltere, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik yeni bir ortaklık konusunda anlaştı.

Görüşme öncesi Biden, Sunak'a Ukrayna hususundaki ortaklığından dolayı teşekkür etti ve iki ülke arasındaki ilişkiyi şöyle övdü:

"Biliyorsunuz, Başbakan Churchill ve Roosevelt 70 yıldan biraz daha uzun bir süre önce burada bir araya geldiler ve İngiltere ile ABD arasındaki ortaklığın gücünün özgür dünyanın gücü olduğunu iddia ettiler” diyen Biden, "Hala bu iddiada doğruluk payı olduğunu düşünüyorum" ifadesi ile iki ülkenin ortak çıkarlarını tehdit eden olaylarda iş birliğinin devamına vurgu yaptı.

Beyaz Saray, ABD ve İngiltere arasındaki ittifakın mevcut zorluklara karşı uyarlanması, güçlendirilmesi ve yeniden tasarlanmasını sağlamak amacıyla 21'inci yüzyıl ABD-İngiltere Ekonomik Ortaklığı için bir çerçeve sunan Atlantik Deklarasyonu'nu açıkladı.

Açıklamada, ABD ve İngiltere arasındaki iş birliğinin her zamankinden önemli olduğu vurgulanarak, bunun için değişikliklere ayak uydurulması ve ittifakın bunlara uyarlanması gerektiğinin altı çizildi.

Teknoloji, ekonomi ve ulusal güvenlik konularının her zamankinden daha derin bir şekilde iç içe geçmiş durumda olduğuna vurgu yapılan açıklamada, Rusya ve Çin gibi otoriter devletler, yıkıcı teknolojiler, devlet dışı aktörler ve iklim değişikliği gibi uluslar ötesi zorluklar gibi uluslararası istikrara yönelik yeni zorluklarla karşı karşıya olunduğu kaydedildi.

ABD ve İngiltere, Rusya ile Çin’i Batı’nın egemenliğindeki küresel statükonun önündeki tehditler olarak sınıflandırıp, ortak hareket kararı almışlardı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentogon), yeni güvenlik konseptinde Çin'i "öncelikli tehdit odağı" olarak değerlendirdiklerini açıklamıştı.

Açıklamada ayrıca ekonomik alandaki ortaklığın geliştirilmesi için Atlantik Deklarasyonu üzerinde anlaşıldığı belirtilerek, Atlantik Deklarasyonu ve beraberindeki Eylem Planı'nın ekonomik, teknolojik ve ticari ilişkilerin tüm yelpazesinde yeni bir tür inovatif (yenilikçi) ortaklığın temelini oluşturduğu ifade edildi.

Bunun yarı iletkenler, kuantum teknolojileri, yapay zeka, son teknoloji telekomünikasyon ve sentetik biyoloji gibi kritik ve gelişmekte olan teknolojiler üzerinde her zamankinden daha yakın bir işbirliğini kapsayan yeni bir ekonomik güvenlik çerçevesi oluşturacağı belirtilen açıklamada, bu ortaklığın ticaret ve yatırım ilişkilerinin derinleştirilmesine yardımcı olmasının yanı sıra savunma, bilim, sağlık güvenliği ve uzayda iki ülkenin ittifakını güçlendireceği ve karşılıklı ekonomik fayda için diğer alanlarda artan iş birliği fırsatlarının keşfedilmesine olanak tanıyacağı detayları da kamuoyu ile paylaşıldı.

Açıklamada, yeni ortaklığın ilk adımları olarak kritik ve gelişmekte olan teknolojilerde ABD ve İngiltere'nin liderliğinin sağlanacağı, ekonomik güvenlik, teknoloji koruma araç setleri ve tedarik zincirleri konusunda her zamankinden daha yakın bir iş birliğinin izleneceği, kapsayıcı ve sorumlu bir dijital dönüşüm için ortaklık yapılacağı, geleceğin temiz enerji ekonomisinin inşa edileceği ve iki ülkenin ittifakının savunma, sağlık güvenliği ve uzay alanlarında daha da güçlendirileceği ifade edildi.

İki ülkenin Paris Anlaşması kapsamındaki hedeflerine ulaşma, temiz enerji ekonomisi inşa etme, dayanıklı tedarik zincirlerini güçlendirme ve sanayi üslerine yatırım yapma konusunda kararlı olduğu vurgulanan açıklamada, bu kapsamda elektrikli araçlar için önemli olan kritik minerallere yönelik anlaşma için müzakerelerin başlatılacağı paylaşıldı.

ABD ve Çin arasındaki küresel hegemonya mücadelesinde şu anda en yoğun çatışma teknoloji alanında yaşanıyor. Çin’in süreci daha iyi yönettiği ve kararlı adımlar attığı gözlemlenirken, Washington, Pasifik’te Pekin’in yumuşak karnı Tayvan üzerinden tahriklerini sürdürüyor. Ayrıca ABD, ekonomik yaptırımlar ve müttefikleri üzerinden Çin’i denizden ve karadan kuşatma siyaseti güderken, Londra da bu siyasete açık destek veriyor.