
Ateşkes Kazanım mı, Hezimet mi?
Köklü Değişim Medya
Dün Moskova’da büyük bir gerginlik içinde başlayan Putin-Erdoğan görüşmesi sonucunda yeni bir anlaşma imzalandı. Çok tartışılan bu anlaşma sonucuda kim kazandı, kim kaybetti?
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında 6 saate yakın süren görüşmeler sonunda önemli bir anlaşmaya imza atıldı. Görüşmenin başında gazetecilere poz verilen salonda Türkiye heyetinin sıralandığı tarafta Rus İmparatoriçesi Katerina’nın heykeli dikkat çekti. Fırsatçı katil Rusya, bu hazırlık ile tarihi bir mesaj vermeyi ihmal etmedi.
Görüşme bir emrivaki ile başladı zira Putin Türkiye’ye gelecekken anayasa görüşmelerini bahane edip, Erdoğan’ı Moskova’ya gitmek zorunda bıraktı. Görüşme başlamadan Putin Türk askerlerin yerini bilmiyorduk diyerek yalan söyleyip taziyelerini iletti. Oysa Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya’nın askerlerin yerini bildiğini açıklamıştı. İki devlet arasındaki ilişkileri (ticaret ve turizm) öne süren Putin, aba altından sopa gösterip, üstü örtülü tehditler savurdu. Ayrıca selamlamada beden çalımları atan Putin, üstün olduğunu hissettirmek için elinden geleni yaptı. Türk heyetini el hareketiyle ayağına çağırması da gözden kaçmadı.
2018 yılında imzalanan ve Esed rejiminin kazanımıyla sonuçlanan Soçi Mutabakatı'na ek protokol olarak sunulan 3 maddelik bir metni taraflar kamuoyuna açıklamak için kameralar karşısına geçtiler.
Putin ve Erdoğan’ın kısa konuşmasından sonra iki dışişleri bakanı, Sergey Lavrov ve Mevlüt Çavuşoğlu tarafından Rusça ve Türkçe ateşkes metni okundu. Metni tam olarak başlığı "İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki durumun istikrarlaştırılmasına ilişkin muhtıraya ek protokol" olarak beyan edildi.
Kısa ve detay içermeyen metinde sadece M4 otoyoluna ait bir uzlaşı yer alırken, uygulama için gerekli esasların ayrıntılarına yönelik çalışılacağı belirtildi.
Ayrıca İdlib’in yeni statüsü kapsamında pozisyonların belirleneceği de ifade edildi.
Ateşkes Değil, Faaliyetlerin Durması
Tüm askeri faaliyetlerin 6 Mart 2020 tarihi saat 00:01'den itibaren durdurulacağı açıklandı. Kalıcı ateşkes ifadesi protokolde yer almadı. Önceki anlaşmalarda olduğu gibi Rusya ve Esed rejiminin “terörist gruplarla” mücadelesinin devam edeceğini beyan eden madde, aslında bu anlaşmanın da ölü doğduğunu ortaya koyuyor. Esed rejimi ile savaşan ve radikal olarak nitelenen muhaliflerle mücadele edilmeye devam edileceğinin üzerine basılarak ifade edilmesi, katliamların süreceğinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Daha önceki ateşkes ve anlaşmalarda bu şekilde sona ermiş, Rusya ve Esed rejimi sivil katliamına devam etmişti.
Erdoğan konuşmasında Suriye ordusunun saldırısı durumunda Türk ordusunun en ağır yanıtı vereceğini belirterek, Putin'in Şam yönetimi üzerindeki baskısını kullanmasının gerekliliğini ortaya koydu. Bilindiği üzere kendi başına ayakta duramayan Esed rejiminin tüm askeri operasyonlarını Moskova sahada bizzat yürütüyor. TSK’ya saldırılar sonrası Ankara her ne kadar Esed rejimini hedef alan söylemlerde bulunsa da, saldırıyı azmettirip destekleyenin Moskova olduğunu biliyor.
M5 Otoyolu Rejime Teslim Edildi
Görüşmede ve protokolde M5 otoyolunun bahsinin hiç geçmemesi bu stratejik yolun Esed rejimine verildiğini ortaya koyuyor. Günlerdir süren çatışmalara ve kayıplara rağmen masada M5 otoyolunun verilmesi ciddi eleştirileri de beraberinde getirmişti.
Protokol, Halep'i Lazkiye'ye bağlayan M4 Karayolu'nun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğinde güvenli koridor tesis edilmesini içeriyor ve ayrıca karayolun belli bölgelerinde ortak devriye atılacağı söyleniyor. Böylece bu bölgede muhaliflerin elinden çıkmış oluyor.
Önceki anlaşmalarda olduğu gibi yine Esed rejimi türlü taktik ve oyunlarla muhaliflerin elindeki toprakları Astana Üçlüsü’nün yardımıyla kemirmeye devam ediyor.
Soçi mutabakatında silahsızlandırılması öngörülen topraklar böylece Esed rejiminin eline geçmiş ve TSK’ya ait gözlem noktaları da rejim tarafından işgal edilmiş topraklar içinde kalmış oluyor.
Erdoğan’ın Esed rejiminin Şubat ayı sonuna kadar Soçi’de belirlenmiş sınırlara geri çekilecek sözü de havada kalmış oldu. Bu kapsamda başlatılan Barış Kalkanı harekatı da sona ermiş oldu.
Suriye'nin neresinde olursa olsun ihtiyaç halindeki Suriyelilere insani yardımların ulaştırılması ve evlerinden edilen Suriyelilerin geri dönüşünün sağlanması ibareleri metinde yer aldı. Sahada Rusya, İran ve Lübnan’daki partisi ve Esed rejimi varken, bu maddenin hayat bulacağı düşünülmüyor. Bu madde yalnızca bir kazanım gibi gösterilip, Türkiye tarafından siyasi malzeme olarak kullanılabilir.
Rusya ve Türkiye’nin M4 otoyolunda ortak yürüteceği devriye güzergahı incelenince, stratejik öneme sahip Serakib bölgesinin de Rusya’nın nihayetinde Esed rejiminin denetimine bırakıldığını ortaya koyuyor.
Bu durumda Ateşkesin, Türkiye ve garantörü olduğu muhalifler açısında tam bir hezimet, Rusya ve garantörü olduğu Esed rejimi için ise tam bir zafer olduğunu ortaya koyuyor.
ABD ise himayesindeki Cenevre sürecinin akıbetini ateşkes ile şimdilik garanti altına almış oldu. Ateşkesten duyduğu memnuniyeti Washington, "Bugün İdlib'de çok tehlikeli bir durumun bertaraf edilmesine ve Esed rejimi, Rusya, İran ve Hizbullah güçleri tarafından sivil bölgelere yapılan saldırılar sonucu ortaya çıkan korkunç insani krizi hafifleteceğini umut ettiğimiz Türk-Rus ateşkesini destekliyoruz*.*" açıklamasıyla beyan etti.
Açıklama ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapıldı.
Bilinidiği üzere ABD, Hafız Esed ile başlayan Suriye’deki 50 yıllık hakimiyetini kaybetmemek için çöken Cenevre görüşmeleri sonrası, Astana ortaklığını devreye sokmuştu. Astana’nın Cenevre’nin bir altyaoısı olduğu daha önce resmi ağızlarca ifade edilmişti.
Son gelişmeler ve imzalanan anlaşma ve kaybedilen topraklar, iki adım geri gitmek için bir adım ileri gidildiği izlenimini doğurmuş oldu.
Benzer Haberler

Trump: “Şara’yı Cumhurbaşkanlığına Ben Getirdim”

Suriye’de 3 Yıldır Tutuklu Bulunan Hizb-ut Tahrir Üyeleri Serbest Bırakıldı

Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Fikrî Tartışmalara Girecek Lüksümüz Yok

Erdoğan, Gazze’deki Zulme Karşı “Klas Duruş” Sergilediklerini Söyledi

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi




