
Ankara, Darbeci Sisi Rejimine “Kardeşim” Diyerek Kollarını Açtı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Ankara’da bir araya geldi. Çavuşoğlu basın toplantısında “kardeşim” diye hitap ettiği Şükri nezdinde Sisi rejimine, "Mısır'la açtığımız yeni sayfayı ortak projelerle, başarı öyküleriyle doldurmak istiyoruz ve önümüzdeki süreçte ilişkileri geliştirmek için somut adımlar atma konusunda da bugün mutabık kaldık" dedi.
Ankara, “normalleşme” görüşmelerine doludizgin devam ediyor. Daha önce Filistin topraklarını işgal eden ve Müslümanları katleden “İsrail” ile Suriye halkının katili zorba Esed rejimi ile “normalleşme” girişiminde bulunan AK Parti yönetimi, Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi deviren ve binlerce Müslümanı katleden Sisi rejimi ile de kucaklaşıyor.
Ortak basın toplantısı düzenleyen iki bakan, Suriye ve Libya hususunda hemfikir olduklarını açıklarken, Çavuşoğlu, temelde görüşlerinin çok ayrı oladığını ifade etti.

Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile Dışişleri Bakanlığı'nda yaptıkları baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Şukri'yi ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu belirten Çavuşoğlu, mevkidaşıyla son bir ayda üçüncü kez görüştüklerini hatırlattı.
Çavuşoğlu, "Cumhurbaşkanlarımızın Doha'da görüşmesinden bu yana ilişkilerimizin kazandığı ivmeden memnuniyet duyuyoruz. Bugün mevkidaşım ve kardeşim Şukri'ye bu ivmeyi sürdürme irademizi yineledik. Mısır'la açtığımız yeni sayfayı ortak projelerle, başarı öyküleriyle doldurmak istiyoruz ve önümüzdeki süreçte ilişkileri geliştirmek için somut adımlar atma konusunda da bugün mutabık kaldık" detayını paylaştı.
Türkiye-Mısır ilişkilerinin ve iş birliğinin önemli olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Bundan sonra Libya konusunda daha yakın iş birliği içinde çalışacağız. Bugünkü görüşmemizde aslında temelde görüşlerimizin çok ayrı olmadığına, bazı yöntemler konusunda farklı düşünebildiğimize fakat bir yol haritası üzerinde çalışarak daha yakın iş birliği içinde olmamız gerektiğine inanıyoruz ve önümüzdeki süreçte birlikte çalışmaya devam edeceğiz" taahhüdünde bulundu.
Çavuşoğlu, Suriye konusunu da ele aldıklarını, ileriki süreçte yapılabilecek dörtlü toplantılar hakkında Şukri'yi bilgilendirdiğini ifade ederek, "Suriye'deki kalıcı barış ve istikrar, hepimiz için önemli. Bunun için ciddi adımların atılması lazım. Bu konuda hemfikiriz. Bu konuda da yine yakın iş birliği içinde olacağız. Görüş alışverişinde olacağız" açıklamasında bulundu.
Bölgenin huzur ve bekasının kendileri için de önemli olduğunu ve mevkidaşı Şukri ile Libya hakkında da konuştuklarını belirten Çavuşoğlu, Libya'da adil, hür ve şeffaf bir seçim olması gerektiğini ve bu seçimin şartları konusunda da mevkidaşıyla görüş alışverişinde bulunduklarını dile getirdi. Şukri: “Güçlü Bir Siyasi İrade Var Arkamızda”
Mısır Dışişleri Bakanı Şukri, Bakan Çavuşoğlu'na sıcak karşılamadan dolayı teşekkür ederek, "Bu hızlı bir şekilde beraberce karşılıklı ziyaretlerden ve gerçekten ortak vizyonumuz ve aynı zamanda güçlü bir siyasi irade var arkamızda. Her iki ülkede ilişkilerin, Türkiye-Mısır ilişkilerinin daha da aktifleştirilmesi ve her alanda yükselmesi için…" dedi.
Türkiye ve Mısır'ın, Libya ile ilgili ortak iradesinin olduğunu açıklayan Şukri, şöyle devam etti:
"Libya kurumlarının tekrar sorumluluklarını geri almaları gerektiği ve orada nezih ve şeffaf seçimlerin yapılması, Libya halkının iradesini yansıtacak bir hükümetin kurulması ve Libya'nın toprak birliğinin korunması konusunda hemfikiriz."
ABD’nin Rusya ve Çin’e odaklanmasının ardından Ortadoğu’da sükunet isteyen Washington, “normalleşme” planını bizzat “İsrail” ile başlatmıştı. ABD’nin “dost ve müttefikleri” de teker teker uzun yıllardır yürüttükleri siyasetlerinde ve söylemlerinde 180 derecelik bir dönüş yapmıştı. Bu kapsamda Ankara da Suud rejimi, “İsrail”, Esed ve Sisi rejimleri ile “normalleşme” için hızlı adımlar attı. Müslümanlara karşı katliamları ile tanınan bu rejimlere önceleri “terörist, katil, darbeci” diyen AK Parti yönetimi, bugün “kardeş” diyor ve dostluk mesajları yollayıp, el sıkışıyor. Keskin dönüşlerin sebebinin, bağımsız bir dış siyasetten yoksun olarak ABD siyasetine angaje hareket edilmesinden kaynaklandığı düşünülüyor.
Erdoğan'ın Sisi'ye Yönelik Duruşunda Dünden Bugüne Hızlı Dönüşü
2015 yılında Suudi Arabistan ziyareti öncesi basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad'daki temasları kapsamında Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya, "Şaka yapıyorsun herhalde... Böyle bir şeyin olabilmesi için çok ciddi bir defa olumlu istikamette adımların atılabilmesi lazım" yanıtını vermişti.
Erdoğan daha önce de şu ifadeleri kullanmıştı: “Darbeyle başa geçen şu andaki zalim Sisi, 50'ye yakın kişiyi idam etmiştir. Batı bu idamlara sessiz kalmıştır. Avrupa ülkeleri idamı yasaklarken, katil Sisi'nin davetine icabetle oradaki toplantıya iştirak etmişlerdi.”
Erdoğan 2019 yılında Türkiye Diyanet Vakfı’nın bir ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Beni Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var, asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? İşte bunlardan dolayı. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi'yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkûm eden bir anti-demokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam” demişti.
Erdoğan, askeri müdahaleyi protesto edenlerin simgesi olan Rabia el işaretini de sahiplendi ve 2013 yazından itibaren dört parmağını kullanarak bu işareti sıklıkla kullandı.
Daha sonra Erdoğan, bu el işaretini “Tek devlet, tek bayrak, tek vatan, tek millet” söylemiyle çevirip “bizim rabiamız da bu” demişti.
Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’ın başkenti Doha’da, geçen yıl Kasım ayında düzenlenen Dünya Kupası’nın açılışında Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi ile selamlaşıp tokalaşmıştı.


Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








