
ABD’den Uluslararası Suriye Konferansı
Köklü Değişim Medya
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Esed rejiminin “Arap ülkeleri ile ilişkilerini normalleştirmesi” konusunu gündeme getirmeyi amaçlayan bir konferans düzenliyor.
ABD, bugün Roma’da düzenlenecek Suriye konulu bakanlar konferansının davetli listesini Arap Birliği üyesi ülkelerin bakanlarını da içerecek şekilde genişletti.
Konferansa, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile G7 ve Küçük Grup (Small Group) üye ülkelerinden 14 mevkidaşının yanı sıra Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının katılması bekleniyor. Konferans, Rusya’ya Birleşmiş Milletler’in (BM) “sınır kapıları üzerinden” Suriye’ye insani yardım taşımaya yönelik kararını kabul etmesi için baskı yapmayı amaçlıyor.
İnsani Yardımlar İçin Mekanizma Oluşturulması
Bu konferans, Blinken’ın Başkan Biden’ın görevini devraldığından beri başkanlık edeceği Suriye konulu ilk konferans olacak. Konferans, İtalya’nın Roma kentinde DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu (DMUK) üyelerinin katılacağı konferansın oturum aralarında yapılacak. Kısa ortak bir bildiri taslağı onaylanmadan önce BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in vereceği brifingin ve her bakanın konuşmasının iki dakika sürmesi ve özellikle insani yardımlar dosyası ile 10 Temmuz itibariyle sona erecek olan “sınırlar üzerinden” yardım taşıma mekanizmasına odaklanılması kararlaştırıldı.
Hazırlanan bildiri taslağında “Katılımcı ülkeler, başka uygun alternatifi olmayan BM sınır ötesi yardım mekanizmasının devam edip genişletilmesi de dâhil olmak üzere mümkün olan her şekilde ihtiyaç sahibi tüm Suriye vatandaşlarına hayatlarını kurtaracak yardımların sağlanmasının ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele edilmesinin kritik önemini vurguluyor” ifadeleri yer alıyor.
Bakanların Pedersen’in brifingini memnuniyetle karşılarken “Suriyelilerin gönüllü olarak evlerine güvenli bir şekilde dönebilmeleri için Suriyeli mültecilere ve ev sahibi ülkelere sürekli destek sağlanmasının öneminin” vurgulanması planlandı.
Ayrıca “2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının tüm yönlerinin uygulanması için BM öncülüğünde yapılan girişimlere güçlü bir şekilde destek veriyoruz. Buna ilaveten ülke çapında derhal ateşkes ilan edilmesi için sürekli desteğimizi vurguluyoruz. Suriye halkının güvenliğinin sağlanması ile birlikte Suriye'deki 10 yıllık çatışmayı sona erdirecek siyasi bir çözüme ulaşmak için aktif olarak çalışmaya devam etme taahhüdümüzü yineliyoruz” ifadelerinin kullanılması planlandı.
Esed Rejimi İle İlişkilerin Normalleştirilmesi
Ancak katılımcı ülkelere iki gün önce İrlanda ve Arap Birliği’nin konferansa davet edildiği bildirildi. İrlanda, New York'taki insani işler dosyasından sorumlu oldukları için Norveç’in yanında konferansa davet edildi.
Arap Birliği’nin davet edilmesinin sebebine gelince, ABD, Arap ülkelerinin Esed rejimi ile “ilişkilerini normalleştirme” arzusunu ve Arap ülkelerinin önerileri ile Rus baskıları üzerine Şam’ı Arap Birliği’ne tekrar dâhil etme konusunu gündeme getirmek istiyor. Şam’ın Arap Birliği’ne tekrar dâhil edilme mevzusunu Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov yaptığı son Arap ülkeleri turunda ve bazı bakanlarla yaptığı görüşmeler sırasında dile getirdi.
Washington, ikisi Türkiye ve üçüncüsü Irak ile olmak üzere üç sınır kapısının açılmasına izin veren karar lehinde oy kullanması için Moskova'ya bir dizi “teşvik sinyalleri” göndermişti. Bu teşviklerin arasında Biden yönetiminin görev süresinin ilk altı ayında Sezar Yasası uyarınca yeni yaptırımlar uygulamama (Donald Trump yönetimi, görev süresinin son altı ayında bu kanun uyarınca 114 kişiye yaptırım uygulamıştı), tıbbi ve insani yardım malzemeleri lehine mevcut yaptırımlarda istisnalar sağlama ve Suriye'deki nüfuz alanları arasındaki “cephe hatları” üzerinden yardım sağlamayı kabul etme durumları yer alıyordu.
Rusya’dan “Kapsamlı Anlaşma Talebi
Ancak şu ana kadar Moskova’dan Washington’a yardımların uzatılması konusundaki tutumuna ilişkin bir sinyal gelmedi. Moskova bu konudaki kararın en üst mercii yani Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından alınacağını kaydetti. Bu göstergelere göre Rusya yardım konusuna ilişkin kararın uzatılması aleyhinde oy kullanabilir. Öyle ki, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Batılı ülkeleri “şantaj” yapmakla suçlayıcı bir mektup gönderdi.
Lavrov başka bir etkinlikte “kapsamlı bir anlaşmaya” varılması gerektiğini söyleyerek bu anlaşmanın şunları kapsamasını talep etti:
1- Esed rejimine sert yaptırımlar uygulanmasını içeren ABD Sezar Yasası
2- Suriye'de altyapının yeniden imar edilmesinin desteklenmesi
3- Fırat'ın doğusundaki ABD varlığı
4- Şam’daki hükümetin aracılığı ile mültecilerin ülkeye dönmesi ve yardımlar için gerekli altyapı desteğinin sağlanması
5- “Cephe hattı” üzerinden yardımların gönderilmesi
Moskova, Blinken'in yarın Roma'da 14 ülkedeki müttefiklerini bir araya getirme çabasına karşılık “yardım” kararının sona ermesine sayılı günler kala önümüzdeki ayın 7'sinde Astana üçlüsü (Rusya, İran, Türkiye) toplantıya çağırdı. Washington’un Şam’ın “Arap ülkeleri ile ilişkilerini normalleştirme” dosyasını gündeme getirme çabası ışığında Pedersen “adıma karşılık adım” önerisini “ABD’nin Rusya’yı test etmesinin” sonrasına ertelemesine yönelik tavsiyeler aldı.
Nitekim Biden ekibi hala Moskova'nın yardım mekanizmasına ilişkin kararının bir sonraki aşamada ilişkilerin yönünü belirleyeceğini ifade ediyor. Çünkü "sınır kapıları" ve "cephe hattı üzerinden" yardım mekanizmasının süresinin uzatılması konusunda uzlaşmaya varılması, iki ülke (ABD-Rusya) arasında Suriye ile ilgili çeşitli dosyalarda, "adıma karşılık adım" ve tüm "teşviklerin" tartışılması da dâhil olmak üzere siyasi diyaloğun yeniden kurulmasına zemin hazırlayacak.
Pedersen: Suriye’de Siyasi Çözüm İçin Gösterilen Uluslararası Çabalar Başarısız Oldu
Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, alınan tedbirlerin ve gösterilen çabaların Suriye’deki siyasi süreçte ilerleme kaydedilmesinde başarısız olduğunu vurguladı.
Pedersen ayrıca BM gözetiminde yapılacak başkanlık seçimleri de dahil olmak üzere 2254 sayılı BM kararının da uygulanamadığını kaydetti. Pedersen, önümüzdeki ayın başlarında Astana üçlüsü ülkeler “Rusya, Türkiye, İran” de dâhil olmak üzere bir dizi ülke ile Suriye meselesini görüşmek üzere toplantı düzenleyeceği bilgisini verdi.
“Sözlere Değil Eylemlere İhtiyaç Var”
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen önümüzdeki haftalarda "kilit aktörler" ile görüşmeler gerçekleştireceğini söyledi.
BM Güvenlik Konseyi'nde konuşan Pedersen, "kilit aktörler" ile diyalog masasına oturmak ve tüm taraflar arasında atılabilecek somut ortak adımları tartışmak üzere Suriye konusunda yeni bir uluslararası diyalog yürütülmesinin planlandığını bildirdi. Sürecin güvene bağlı olduğunu belirten Pedersen sözlere değil eylemlere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Pedersen, “Görüşüm, Suriyeli ve uluslararası aktörlerin pozisyonunu belirlemeye yardımcı olan, yalnızca diğerlerinden ne istediklerini değil, aynı zamanda her birinin atabileceği neler olduğunu anlamaya yardımcı olacak istişareler derinleştirmek ve aynı birliği siyasi süreç için de sağlamak gerektiği yönünde. Sanırım yeni bir anayasa ve Birleşmiş Milletler gözetiminde yürütülen seçimler de dâhil olmak üzere 2254 sayılı kararı uygulamaya yönelik siyasi süreçte gerçek bir ilerleme kaydedemediğimiz için hepimiz hayal kırıklığına uğradık.” şeklinde sözlerine yer verdi.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi





