Arama: saadet partisi

Necmettin Çalışkan "Kaç kişinin daha ölmesini bekliyorsunuz?"
Sen Yaşarken Gazze Ölmesin! Filistin İçin Gerçek Kurtuluş

Av. Muhammed Sabır Fırat; Hilafet, İslam Birliğinin Somut Bir Sembolüdür.
Kaldırılışının 99. yıl dönümünde Saadet Partisi GİK Üyesi Av. Muhammed Sabır Fırat'ın Hilafet mesajı

Ankara-Şam Arasına Kurulan Köprünün Garantörü Kim?
Yazarımız Mahmut Kar, Türkiye ve Esed rejimi arasındaki "normalleşme" sürecini ele alan bir makale kaleme aldı.

Algı Üzerinden Yönetmek İhanet, Yönetilmek Züldür!
Yazarımız Mustafa Küçük, Müslüman halk üzerinde Hilâfet’in ilgası, Cumhuriyet’in ilanı sürecinden günümüze batıl sistemin hakimiyeti adına yapılan algı operasyonlarını konu edinen bir makale kaleme aldı.

Yine, Yeniden, Yeni Anayasa!
Yazarımız Aydın Usalp, yeni anayasa tartışmaları bağlamında yapılan manipülasyonları kaleme alan bir makale yazdı.

Fikrin Siyaseti mi, Menfaatin Siyaseti mi?
Yazarımız Muhammed Emin Yıldırım, menfaat eksenli hayata bakışın yanlışlığını siyasi perspektiften değerlendiren bir makale kaleme aldı.

Hafter Daha Yeni, Süleymani Kimdi?
İran, Amerika’nın düşmanı ve onu tehdit eden devlet olarak bilindi. Kasım Süleymani de Amerika’nın korkulu rüyası gibi gösterildi.

Siyasal İslâm Gerçekten de Çöktü mü?
... laik rejimlerde kendilerine varlık alanı açmak isteyen -sözde- İslâmi partiler hem Türkiye’de hem de başka İslâm beldelerinde ömrünü tüketmiştir.

25 Haziran’da Büyük Devlet Olur muyuz?
Fakat üzülerek söylemeliyim ki sonucu ne olursa olsun, 25 Haziran’da ne bu isteklerimiz gerçekleşmiş olacak, ne de “Büyük Devlet” olacağız. Onlarca defa aynı şeyi yapıp farklı bir sonuç beklemek beyhudedir, vesselam…

İslam Ve Demokrasi Tartışmaları Üzerine
İslam coğrafyasında yaşanan ayaklanmalar, ardından gelen Batı’lıların desteklediği darbeler, bu ayaklanmalardan Batı’nın rahatsız

İdam Değil İslam Nizamı İstiyoruz
Türkiye ve Dünya gündeminde yaşanan her yeni olay bize İslam nizamına olan ihtiyacı tekrar tekrar hatırlatıyor. İnsanların feryatları

PARA, PARA, PARA
Bu söz ünlü Fransız asker ve devlet adamı olan Napolyon Bonapart’a ait bir sözdür.