loader

Rus Ayısı, Balıkçı ve Kovboyun Kapanında

Kısa süre önce tek bacağını kaybeden sinsi ve sabırlı Balıkçı bu kez oltanın ucuna Ukrayna’yı zoka olarak takmış, Kovboysa nehrin karşı kıyısındaki Ayıyı sinirlendirecek figürler içeren savaş dansıyla onu kızdırmaya devam ediyor.

Bulanık nehir derin ve Ayının boyunu aşıyor. “Ayı, tuzağa düşer mi yoksa sakinleşip Balıkçı ve Kovboya el mi sallar? Evcilleştirilip burnuna hırızmayı[1] taktırır ve sirk çadırlarındaki gösterilerde istenilen oyunu sergiler mi? Balık ve kamış alışverişi yaptığı taklitçi Pandayla düşman olur mu, dostluğunu bitirir mi?” diye sormuştuk kendi kendimize…

24 Aralık sabahı kış uykusundan uyandırılmış Ayının aç ve öfkeli olduğuna şahit olduk. Ayı, kıyıdan kıyıdan nehre giriyor…

Balıkçı ve Kovboy zokanın ucunda salladıkları yeme, “korkma, seninleyiz!” nakaratlarını içeren duygusal bir şarkı söylüyor. Şarkıya nehrin kıyısındaki çalışanları da eşlik ediyor. Ayı, Balıkçı ve Kovboyun bulandırdığı suda pençe darbeleriyle ilerliyor.

Hayatta kalmak için beslenmesi gerektiğini hatırlatan içgüdüsü şiddetli bir şekilde manipüle ediliyor.

-Tabiri caizse- Ukrayna’da olanlar özetle böyle…

Brexit sonrası, siyasette Avrupa ayağını kaybeden ve ABD bacağıyla hareket eden sinsi ve sabırlı “Balıkçı” İngiltere ve menfaatleri için dünyayı ateşe vermekten çekinmeyen “Kovboy”, -anladığınız gibi- kapitalizmin lokomotifi ABD. “Panda”yı da tahmin etmişsinizdir zaten…

ABD, daha önce de kirli işlerini yaptırmak (Suriye’de İslâmi devriminin zirveye ulaştığı 2015 yılında düşmekte olan ajanı Esed’i kullanarak kendisine biçtiği vahşi rolü oynaması) için Rusya’yı sahaya davet etmişti. ABD, Kremlin’i kritik Suriye sahasına çekmenin teşviki olarak Rusya’nın Kırım’ı işgaline ve Türkiye ile olan S-400 ticaretine göz yummuştu. Aslında Ukrayna’nın oltanın ucuna zoka olarak takılması ve Rusya’nın bu zokayı yutarak burnundaki hırızmayı çeken ABD’nin çektiği yöne doğru sürüklenmesi, bundan yaklaşık 7 yıl öncesine dayanan bir olay. Sonra Libya ve bugün…

ABD, perdenin arkasında sakladığı büyük lokma için kırıntıları feda ediyor. Lokmayı elinde tutmak için prestijinin zarar görmesi bile umurunda değil. Büyük bir itibar kaybına neden olsa da Afganistan’dan çekilme fiyaskosu ile Washington, burnunun sürtülerek Afganistan’ı terk etmekten kurtuldu. Afganistan’da Sovyetler bunu başaramamış ve kısa sürede tarih çöplüğünde yerini almıştı. ABD, Doha’daki Taliban ile görüşmeler sonrası imzaladığı anlaşma ile kuyruğu kurtarmış ve siyasette “onurlu geri çekiliş” denen oyunu sahnelemişti; yenilmişti ama anlaşma imzalayarak geri çekiliyordu, kaçarak değil…

ABD, Afganistan macerasını daha büyük bir hedef için sonlandırmak zorunda kalmıştı. Her ne kadar Trump, para ve askerî kayıpları bahane etse de işin aslı böyle değil. ABD bir kurumlar devletidir. ABD kurumlarının belirlediği siyaseti icra etmek için kolları sıvayan Trump, seçmenlerin duygularını “ABD bugüne kadar Ortadoğu’daki savaşlar için 8 trilyon dolar harcadı. Ortadoğu’ya gitmek ülkemiz tarihinde bugüne kadar verilmiş en kötü karardı” gibi ifadelerle istismar etse de başarıya ulaşamadı. Böylece Afganistan’dan çekilme işi Biden’a kaldı.

Peki, neydi bu âli hedef?

Fransa, NATO’nun varlığını sorgularken, ABD bizzat yönettiği NATO’nun yeni hedefini açıkladı. Zira düşmanı olmayan kurumun var olmasına da gerek yoktu. Asya’da sivrilen güç Komünist Çin’i çevrelemek ve baskı altına almak. “Birinci devlet” konumunu korumak için ABD, Çin’e karşı kendi cephesini oluşturuyor. Rusya’yı da bu cepheye dâhil etmek istese de Çin ile ciddi ticari ilişkileri olan Rusya, bu misyondan uzak duruyor. Çin’deki istatistiklere göre, ikili ticaret hacminin 2021’in ilk 11 ayında 130 milyar doları aştığı ve 12 aylık süreçte bu rakamın 140 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmişti. 2022’de eğer pandemide hafifleme olursa yeni bir rekora imza atılacağı düşünülüyor. Mevcut istikrar devam ederse iki ülkenin 2024 için koyduğu hedef, 200 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

ABD, bu ilişkiyi bozmak için her türlü enstrümanı kullanıyor. Özellikle Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü gündeme getiren sömürgeci Batı, çıkarları doğrultusunda mazlumların gözyaşını dış siyasetine meze yapıyor. Elbette ki ne Doğu Türkistan ne de Ukrayna, ABD ve AB’nin umurunda!

Bugün ise ABD, Rusya’nın kırmızıçizgi olarak ifade ettiği Ukrayna’nın NATO’ya dahil edilmesi meselesini gündeme getirerek Moskova’yı tahrik ediyor. NATO’nun Ukrayna’ya yerleştireceği füzelerin Moskova’ya ulaşması sadece 5 dakika… Rusya defalarca yazılı bir şekilde taahhüt istemesine rağmen bu isteği yerine getirilmedi. ABD, istediğini alabilmek için bu kozu sonuna kadar kullanacak gibi gözüküyor. Zira şu anda hiç umurunda olmayan Ukrayna bombalanıyor ve işgal ediliyor.

Bu konjonktür kime yarıyor?

ABD, uzaklarda ve emniyet içinde. Doğalgaz ya da petrol tedarik sorunu yok çünkü kendisi dünyanın en büyük karbon yataklarına sahip ülkelerinden biri. Ama Avrupa hem Rus tehdidine yakın hem de doğalgaz ve petrol tedarikinde sorun yaşayabilir. Zira dünyanın en büyük doğalgaz rezervine sahip ülkesi olan Rusya, boru hatları üzerinden Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacının %40’lık kısmını karşılıyor. ABD, kanatlarını açıyor ve Rusya vanayı kapatırsa doğalgaz sıkıntısını halledeceğini, ayrıca Avrupa’yı da NATO ile koruyacağını beyan ediyor. Washington, Rus tehdidiyle hem NATO’nun varlığını sorgulayan perde arkasında didiştiği Fransa’ya yanıt veriyor hem de AB’nin aciz olduğunu yüzüne vurup NATO’ya üyelik aidatlarının artırılması yönündeki isteğinde haklı olduğu algısını oluşturuyor. “Siz endişelenmeyin ben sizi korurum yeter ki kesenin ağzını açın! Böylece siyasi olarak da AB’yi baskı altına alarak ortak hareket edip hedefine ulaşmak için kullanabiliyor.

Öte yandan asli hedefi Çin’i çevrelemek ve baskı altına almak için ininden çıkardığı “Sovyetler rüyası” gören Rus ayısını kurduğu kapana doğru çekiyor. Haftalardır “Rusya işgal planı yapıyor” diyerek baskı altına aldığı Moskova’yı “Ukrayna’yı NATO’ya almakla” tehdit ederek tahrik ediyor. “Ya Çin’den vazgeçersin ya Avrupa pazarından” tehditleriyle işi kızıştırıyor. ABD’ye tuzak kurması için en büyük desteği İngiltere veriyor.

Tüm yaptırımları göze almış Rusya; işgal ettiği Kırım ve Ukrayna’nın doğusunun Rusya’nın bir parçası olarak kabul edilmesi, Ukrayna’nın NATO’ya girmemesi şartlarını bir ölüm-kalım meselesi olarak görüyor. ABD ise birinci devlet konumunu korumak için varlık savaşını sürdürüyor.

Ayı’yı terbiye edecek, Kovboy’u haraca bağlayacak ve sinsi Balıkçı’ya hak ettiği dersi yeniden verecek Raşidî Hilâfet Devleti’nin yokluğunda dünya siyaseti ahlaksızca şekilleniyor. İslâm beldelerine çöreklenmiş keneler ise ümmetten emdikleri kanlarla semirmiş bir şekilde efendilerinin verdiği görevleri yerine getirmek için cepheden cepheye koşuyor.


[1] Azgın hayvanların ağzına veya ayının burnuna takılan demir halka

Yazarın Tüm Makaleleri İçin Tıklayınız