
Yahudileri Korkutacak Tek Kelam Edemediler!
Hizb-ut tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 14 Kasım 2023 Salı günü gerçekleştirdiği “Gündem Değerlendirme” toplantısında “İsrail”in Filistin halkına yönelik saldırılarını görüşmek üzere Riyad’da gerçekleşen Arap-İslam Olağanüstü Zirvesi ele alındı. Toplantıda ayrıca Kemalist dayatmaya karşı çıkan Müslümanların tutuklanması ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi arasında yaşanan kriz hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, halkı Müslüman olan 57 ülke liderinin sözde “İsrail”i durdurmak için bir araya gelerek yayınladığı 31 maddelik sonuç bildirgesinde ne işgalci terör varlığını caydıracak ne de Gazze halkına en küçük faydası dokunacak somut bir adım atıldığını söyledi.
Gazze ölürken acı çeken her Müslümanın, neden en küçük bir yaptırım kararı dahi alınamadığını sorduğunu söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Aslında bu sorunun cevabını genel manada hepimiz biliyoruz. İslam beldelerindeki rejimlerin asla Müslümanları temsil etmediklerini, istisnasız hepsinin sömürgeci kafirlerin hizmetkarı olduklarını biliyoruz. Onların İslam şahsiyetine, erkeklik onuruna, insanlık erdemine sahip olmadıklarını, tek dertlerinin koltukları olduğunu hepimiz biliyoruz. Aksa Tufanı Harekâtı artık şüpheye yer bırakmayacak şekilde hepsinin maskesini düşürdü. Yahudi varlığı izin vermediği için Gazze’ye bir yudum su bile göndermek aciz olan bu rejimler katliama engel olabilirler mi? Bu acizler, batılı efendileri ancak izin verdiği için 36 gün sonra toplanabildiler. Toplandılar da ne yaptılar? 31 maddelik sonuç bildirgesinin tek bir maddesine sözünü etmeye değer bir şey yazamadılar. Yahudileri korkutacak Müslümanları umutlandıracak tek kelam edemediler.”
“Hepsi tek bir halife etmeyen liderler”
Yıldırım, tarihin hiçbir döneminde böyle büyük bir zilletin görülmediğini, Müslümanların yöneticileri tarafından böyle sahipsiz bırakılmadığına dikkat çekerek, “zaten zirveye katılanların verdiği fotoğrafa bakıldığında toplantının Yahudi varlığına zaman ve güç kazandırmak için yapıldığı anlaşılıyor.” İfadelerini kulandı.
Suriye’de Yahudi varlığından daha fazla Müslümanı öldüren katil Beşşar Esad, Amerika’nın favori diktatör olarak gördüğü darbeci katil Sisi, Gazze ölürken, Riyad’da dans festivali düzenleyen Suudi prens Selman, Kudüs istismarcısı İran’ın devlet başkanı Reisi, işgalci Yahudi varlığının doğu sınırlarını koruyan Ürdün Kralı Abdullah ve “İsrail” ile ilişkileri kesmeyerek lojistik destek sağlamaya devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yer aldığı zirve fotoğrafına atıf yapan Yıldırım sözlerini şöyle tamamladı:
“İslam İşbirliği Teşkilatı gibi yapıların varlık amacı Müslümanların kalpleri kafirlere karşı öfkeyle dolduğunda büyük bir iş yapıyorlarmış gibi olağanüstü toplanmak ve süslü cümleler kurmak suretiyle Müslümanların öfkesini yatıştırmaktır. En önemli görevleri ise arkasında korunulan ve savaşılan bir kalkan olan Hilafet düşüncesinden Müslümanları uzaklaştırmaktır… Hepsi tek bir halife etmeyen bu sözde liderler ya kınarlar ya da Müslümanların meselelerini uluslararası toplum denilen İslam düşmanı devletlere havale ederler. Dolayısıyla Gazze, Filistin ve İslam ümmetinin birliği ve kurtuluşu için yapılması gereken Raşidi Hilafet’in kurulması için çalışmaktır.”
“Müslümanlar Kemalizm’e ezdirilmeye devam ediyor”
Muhammed Emin Yıldırım, toplantının diğer konuları olan Kemalist dayatmaya karşı çıkan Müslümanların tutuklanması hakkında ise şu değerlendirmeleri yaptı: “Bu ülkede hiçbir şeyin dokunulmazlığı yok bir Kemalizm’in dokunulmazlığı var. Bu ülkede Müslümanlar Kemalizm’e ezdirilmeye devam ediliyor. Bu ülkede Müslümanlar Yahudi sevicilere yem edilmeye devam ediliyor maalesef. Gördünüz mesele Ukraynalılar olunca, insanlık, vicdan, yaşama hakkı diyenler mesele Filistin halkı olunca Gazzeli teröristler diyorlar. Ve bu ülkede hala daha bu azınlık Kemalist grubun duyarlılığı dikkate alınıyor. “İsrail”in katliamlarına karşı broşür dağıtan Müslümanlar gözaltına alınıyor. Yani zulüm sadece Gazze’de değil zulüm Türkiye’de zulüm her yerde. Çünkü Müslümanları koruyup gözeten bir devlet ve yönetici yok…
Yıldırım son olarak Yargıtay-AYM krizine değinerek, şunları söyledi: "AYM’nin ihlal kararları hükümette rahatsızlık oluşturduğu için Yargıtay bu krizi başlattı. Demek ki parlamenter sistemde olsa, başkanlık sistemi de olsa yargı siyasetten bağımsız olmadığı, yargı siyasi vesayet altında olduğu müddetçe hukuk ve kanunlar çiğnenmeye devam edilecek. Haftalardır mahkemelerdeki rüşvet iddiaları konuşuluyor ve bu iddialar araştırılmak yerine bunu gündeme getiren avukatlar hakkında soruşturma başlatılıyor. Bu durum Türkiye’deki yargı sisteminin bozukluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bugüne kadar defalarca kez anayasa değişikliği yapıldı, şimdi tekrar yeni anayasa değişikliğinden bahsediliyor. Anayasanın değişmesi hiçbir şeye çözüm olmayacak çünkü sorun sistemin bozukluğudur. Değişecek olan bu sistemin bizatihi kendisidir.”
Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan izleyebilirsiniz.
#OrdularAksaya

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








