loader
TÜRKİYE PANDEMİ DESTEĞİNDE YILLIK GELİRİNİN SADECE %1’İNİ KULLANDI

TÜRKİYE PANDEMİ DESTEĞİNDE YILLIK GELİRİNİN SADECE %1’İNİ KULLANDI

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 04 Mayıs 2021 Salı günü gerçekleştirdiği Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda iktidarın pandemi yönetimi konusundaki samimiyetsizliği ele alındı. Toplantıda ayrıca “1 Mayıs sözde işçi bayramı” ve “İçki yasağı tartışmaları” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantıda konuşan Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, Türkiye’nin 81 ili için alınan tam kapanma kararlarını eleştirerek, iktidarın bu kararı halkın sağlığını düşündüğü için değil, vaka sayılarında azalma olduğunu turistlere göstermek için aldığını söyledi.

Yıldırım, “Milletin akrabasına, komşusuna iftara gitmesini yasaklıyorlar, ama tüm Türkiye’nin 3 günde şehir şehir yer değiştirmesini seyrediyorlar. Camilerde teravih namazı kılınmasını yasaklıyorlar, itikafa girmek isteyenleri biber gazı ile dışarı çıkarıyorlar. Ama otellerde, burun buruna tıkış tıkış ahlaksızca eğlenenlere ses çıkarmıyorlar. Sonrada pişkin pişkin çıkıp pandemi ile mücadele için çalışıyoruz diyorlar.” sözleriyle Müslümanlara yapılan zulümleri ve sergilenen samimiyetsizliği dile getirdi.

İktidarın ekonomik sıkıntı çeken halkına gereğince yardım etmediğine dikkat çeken Yıldırım şöyle konuştu:  “Her kürsüye çıkıp konuştuklarında “biz pandemi sürecinde esnafa şu kadar, işçiye şu kadar, emekliye şu kadar destek çıktık” diyorlar. Ne yapmışlar bakalım? Bugün pandemi ile mücadele konusunda ağır kayıplar veren Hindistan bile yıllık gelirinin %3,1’ini destek paketi olarak dağıtmış. Rusya %2,1 Almanya %11, İngiltere %16 ABD neredeyse yıllık gelirinin %25’ini dağıtmış. Peki Türkiye, Türkiye sadece yıllık gelirinin %1,1’ni pandemi sürecinde destek paketi olarak kullanmış. Ya bu ülkenin serveti nereye gidiyor peki? Kimler yiyor bu serveti, kimlere peşkeş çekiliyor bu halktan alınan vergilerle oluşturulan servet? Zenginlere, bankalara, ihale peşinde koşan büyük inşaat şirketlerine… Niye peki? Çünkü bu kapitalist para babalarının yerli ve yabancı bankalara borçları var. Devlet borçlarını ödesinler diye önce bu kan emici şirketleri besliyor, sonra da bankaları besliyor ki bankalar tekrar bu şirketlere kredi verebilsinler! İşte bu temeli bozuk düzen bu şekilde işliyor kıymetli Müslümanlar! Sakın bu düzene aldanmayın. Başında kim olursa olsun sakın bu düzene razı olmayın. “

1 MAYIS GERÇEĞİ VE İŞÇİ HAKLARI

Toplantıda ikinci gündem olarak 1 Mayıs ve işçi hakları konusuna değinildi. Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, 1 Mayıs sözde işçi bayramının kapitalist sistemin ikiyüzlülüğün en bariz göstergelerinden olduğunu, işçiler hariç herkesin bu sözde bayramı istismar edip kullandıklarını söyledi.

Son günlerde Türkiye’de yaşanan intihar olaylarını hatırlatan Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

Onlar masa başında 1 Mayıs İşçi Bayramını kutlarken işçiler alın teri dökerek çalışmaktadır.  Onlar lüks otomobillerde, lüks konaklarda, şatafatlı bir hayat sürerken işçi kardeşlerimiz evine ekmek götürmenin, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamanın derdindedir. Ticaret Bakanına ait şirket devlete fahiş fiyatlarla dezenfektan satıp milyonlarca lirayı tek kalemde cebe indirirken işçi kardeşlerimiz işten atılma korkusuyla tüm baskılara, ağır çalışma koşullarına boyun eğerek hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Pandemi ile birlikte artık iş bulmak, çalıştığı iş yerinde işe devam edebilmek oldukça güç bir hale dönüşmüştür. İşten atılanlar, iş bulamayanlar, ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamayanlar bunalıma girmekte ve nihayetinde “lanet olsun sizin düzeninize” diyerek canına kıymaktadır. Son günlerde yaşanan intiharların hiçbir izahatı yoktur. Bir can kadar kıymetli şey de yoktur. Buna rağmen insanlar bunalıma sürüklenmekte ve çareyi bu hayattan göçüp gitmekte buluyorlar. Bu büyük bir vebal, ağır bir sorumluluktur.  Artık İslam iktisat nizamının tatbik edilerek kapitalist sömürü çarkının kırılması kaçınılmaz bir zorunluluktur…”

İÇKİ YASAĞI TARTIŞMALARI

Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım son olarak içki yasağı tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına, “iktidar sözde içkiyi yasakladı ama bunu ne açıkça dile getirebildi ne de yasağın sebebini söyleyebildi. Sadece İslami kamuoyunda “bakın Ramazan’da içkiyi nasıl yasaklıyorum” şeklinde bir algı ortaya çıkardı.” Sözleriyle başlayan Yıldırım, iktidarın içki fabrikalarının sayısını artırmakla övünmesini hatırlattı. Hem iktidara seslenen hem de laik Kemalistlerin içki yaygarasına değinen Yıldırım, şöyle konuştu:

“Ey iktidar partisi, ey Yöneticiler! Pandemi sürecinde camileri kapatıp ibadetleri yasaklıyorsunuz sonra kamuoyunu dengelemek için sözde içkiyi yasaklıyorsunuz. Onu da İslami motivasyonla yapamadığınız için elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz. Eğer içinizde gerçekten Allah korkusunu kaldıysa, eğer gerçekten bu ümmeti düşünüyorsanız, hem içkiyi hem de Allah’ın haram kıldığı her şeyi ortadan kaldırın. Tüm kötülüklerin anası olan demokrasiyi terk edin. Kibri hayatınızdan çıkarın. Günanlardan arınma fırsatı olan bu özel günlerde Rabbinizden bağışlanma dileyin ve İslam’ın hakimiyeti için çalışın.

Kıymetli Müslümanlar! Bir de içki yasağını duyunca kıyameti koparan laik Kemalist bir güruh var. Bu güruh Müslümanların değerlerinden o kadar uzak, İslam’a o kadar düşman ki, Mübarek Ramazan’da dahi içki içilmemesine tahammül edemiyorlar. İktidara muhalefet maskesi altında İslam’a olan kinlerini kusuyorlar. Bunlar bilime taptıklarını söylerler, fakat zararı ve kötülüğü bilimsel olarak kanıtlanmış olan içkiyi içmeye ve savunmaya devam ederler. Aslında bunlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur.”

#DünyaHilafeteMuhtaç

SON HABERLER