"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Siyasi Analiz: “Sudan'da Çatışmayı da Ateşkesi de ABD Yönetiyor"
01 Mayıs 2023Köklü Değişim Medya

Siyasi Analiz: “Sudan'da Çatışmayı da Ateşkesi de ABD Yönetiyor"

Hizb-ut Tahrir, Sudan’da ABD kontrolündeki Ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden çatışmaların arka planına ışık tutan bir siyasi analiz yayımladı.

Analizde, “Sudan’da başlayan tahliyelerin, savaşın süreceğini mi gösteriyor? Özellikle El Burhan ve Hamideti (Daklu), Amerika’nın ajanı olduklarına göre bu çatışmalar nasıl açıklanabilir? Ya da El Burhan ve Hamideti ’den biri, İngiltere ve Avrupa’ya meylettiği için mi bu çatışmalar meydana geldi? Bu çatışmanın sonunda nasıl bir çözüm bekleniyor?” sorularına odaklanılıyor.

Dünya çapındaki siyasi olayların arka planını deşifre ederek isabetli siyasi analizler yayımlayan Hizb-ut Tahrir, 15 Nisan 2023 Cumartesi günü ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında şiddetli çatışmalar patlak vermeden önce 27 Mart tarihli analizinde tekrar bir darbe oyunun sahneye koyulacağını öngörmüştü.

Bilindiği üzere, Washington, 30 yıldır Sudan’da menfaatlerini koruyan Ömer El Beşir’in 2019 yılında devrilmesinin ardından egemenliği elinde tutabilmek için Sudan ordusunu devreye sokmuştu.

21 Ağustos 2019 tarihinde imzalanmış ve ilk başta askerlerin Başkanlık Konseyi’ne başkanlık etmesi kararlaştırılmış daha sonra İngiltere ve Avrupa yanlısı sivil bileşenlere Kasım 2021’de Konsey’e başkanlık etmeye başlaması konusunda anlaşılmıştı. ABD ordu ile kurduğu egemenliği, sivillerin yani siyasi partilerin eliyle İngiltere’ye geçmesini engellemek için Sudan Savunma Bakanı Korgeneral Yasin İbrahim ile 21 Eylül 2021 tarihinde yani sivillerin görevi devralma tarihinden iki ay önce yaptığı açıklamada bir darbe girişiminin önlendiğini duyurdu. Ardından hükümetin feshedilmesi talepleri gündeme geldi ve fiilen feshedildi ve anayasa belgesi sona erdi. Bugün ise aynı senaryonun tekerrür etmesinin ihtimal dışı olmadığına önceki analizde dikkat çekilmiş ve Ordu ile HDK’nın yönetimi karşı tarafa vermemek için türlü oyunlara giriştiğinin altı çizilmişti.

Daha sonra 5 Aralık 2022 tarihinde Çerçeve Anlaşması imzalanmıştı. Anlaşmanın ikinci bölümünde şu hükümler yer almaktaydı: “Geçiş otoritesi tam bir sivil otoriteye devredilecek... Devlet başkanı onursal görevlere sahip olacak... Yürütme düzeyinde anlaşmayı imzalayan güçler, bir geçiş hükümetinin başbakanını seçecekler...” Yine anlaşmaya göre, “Ordu, siyasetten, ekonomik, ticari ve yatırım faaliyetlerinden uzak duracak. Hızlı Destek Kuvvetleri ile silahlı hareketlerin, birleşik, profesyonel bir ulusal orduya yol açan güvenlik ve askeri reform planı kapsamında Entegrasyon ve Terhis komisyonunun üzerinde anlaşmaya varacağı düzenlemelere göre orduya entegrasyonu sağlanacak…” Çerçeve Anlaşması, 6 Nisan 2023 tarihinde nihai imzanın atılmasını ve 11 Nisan 2023 tarihinde de sivil hükümetin kurulmasını öngörüyordu.

Analizde işlerin şöyle geliştiğine dikkat çekiliyor:

Aynı gün yani geçiş anayasasının imzalanmasının planlandığı 6 Nisan 2023 günü ve geçiş hükümetinin 11 Nisan 2023’te kurulmasına 5 gün kala ABD’nin Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly, Hamideti ve Sudan’daki siyasi süreç sözcüsü Halid Ömer Yusuf ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu haber Sudan Tribune gazetesi tarafından 6 Nisan nüshasında şöyle yayınlanmıştı: “Molly, Egemenlik Konseyi ve Genelkurmay Başkanı El Burhan ile görüştükten birkaç gün sonra hem Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı ‘Hamideti’ hem de siyasi süreç sözcüsü Halid Ömer ile telefonda görüştü...

New York Times gazetesinin aktardığına göre, çatışmalar başlamadan bir gün önce ise, “Taraflar ‘El Burhan ve Hamideti’, 14 Nisan Cuma gecesi yabancı elçilerin huzurunda bir görüşme gerçekleştirdi. Üst düzey bir askeri komutanın evinde yenilen akşam yemeği öncesi bazı sözler verildi ve ödünler alındı...”_ ifadelerinin yer aldığı paragrafa analizde yer veriliyor ve şöyle devam ediliyor:

Ardından 15 Nisan 2023 Cumartesi günü ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında aniden şiddetli çatışmalar patlak verdi. Çatışmalar, iktidarın sivillere yani İngiliz yanlısı sivil güçlere devredilmesi umutlarına yeni bir darbedir... Böylece Sudan’da Amerikan yanlısı askeri bileşen ile İngiliz yanlısı sivil bileşen arasında devam eden siyasi çatışma, El Burhan ve Hamideti arasında askeri çatışmaya evirilmiştir!

Buradan hareketle, çatışmanın hedefi olarak; “‘Çerçeve Anlaşması’, askeri bileşenin taleplerine göre uygulanacaktır, buna göre (yakın) veya uzak olacaktır! Eğer Çerçeve Anlaşması askeri bileşenin taleplerini yerine getirmezse, El Burhan ve Hamideti’nin Hızlı Destek Kuvvetlerinin orduya entegrasyonu konusunda anlaşamadıkları gerekçesiyle anlaşmanın iptal edilmesi uzak ihtimal değildir. Yani yeni bir kurtuluş yöntemiyle, Anayasa Bildirisi’nin iptali senaryosu tekrarlanmaktadır...” detaylarına yer veriliyor.

ABD’nin Sudan’da kontrolü kaybetmemek için başlattığı darbe senaryosunun hedefine emin adımlarla ilerlediğine işaret edilirken, İngiltere yanlısı sivil bileşenlerin ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri’ni siyasi hayattan elimine etmek yerine taraflar arasındaki çatışmayı durdurmak için oyalandığına analizde dikkat çekiliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın ateşkes isteğini hemen yerine getiren çatışan tarafların Washington’a sadık olduklarını gösterdiği ifade edilirken bunun savaşı sürdürmelerine yol verdikleri anlamına geldiğine ve ABD isterse çatışmayı tamamen durdurabileceklerini de ortaya koyduğuna değiniliyor. Askeri yönetim daha önce de ABD’nin isteği üzerine 2020 yılında Sudan’ın terörü destekleyen ülkeler kategorisinden çıkarılması karşılığında “İsrail” ile normalleşme anlaşmaları imzalamıştı.

ABD ile görüşmelerin detaylı bir şekilde paylaşıldığı analizde daha sonra kesin ifadelerle şu çıkarımlarda bulunuluyor:

Çerçeve Anlaşması aşamasındaki olaylar incelendiğinde, Amerika’nın ateşkesi kontrol ettiği, olayları yönettiği ve ajanları arasındaki askeri çatışmayı tetiklediği açığa çıkar... Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında bugün yaşanan bu çatışmalar, Sudan’daki siyasi çatışmaları keskin bir şekilde yeni bir arenaya taşımaktadır. Bu, İngiliz ve Avrupa yanlısı ajanları etkili yönetim merkezinden uzaklaştırmak ve yönetim merkezini her yönüyle kontrol etmek için Amerika’nın tasarladığı bir arenadır. Ölü ve yaralı sayısı, Sudan ve askeri mekanizmalarının yok edilmesi Amerika’nın umurunda değil. Amerika’nın düşündüğü en son şey budur. Amerika için önemli olan, Sudan’da yalnız kalmaktır, İngiltere ve Avrupa’nın Sudan’da ABD ile çekişmemesidir...”

Hamideti’nin Arkasında İngilizler ve Avrupalılar mı Var?

Hamideti’nin El Burhan’ı devirme girişiminin arkasında İngilizler ve Avrupa’nın olup olmadığına dair soruya şu ifadelerle olumsuz cevap veriliyor:

Amerika’nın bölgedeki ajanları, çatışmanın taraflarıyla temas halindeydiler. Amerika, Hamideti’nin İngilizler ve Avrupalıların tarafında yer aldığını anlasaydı, Sudan ordusunu desteklemeleri için ajanlarını teşvik ederdi, çünkü Sudan ordusu, meşru ulusal askeri bir kurumdur ve meşruiyet meselesini orduyla çözmesi için Hızlı Destek Güçlerine çağrıda bulunurdu yani meşruiyetini elinden alırdı. Suudi Arabistan her iki tarafla da temas halindeydi…Sudan Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı Muhammed Hamdan Daklu, attığı Tweet serisinde ‘Bu ihlallerin çözüm yollarını ele almak için ABD Dışişleri Bakanı ile daha fazla görüşmeyi bekliyoruz’ dedi…

Eğer Hızlı Destek Kuvvetleri, Avrupalılar yararına bir darbe kalkışmasında bulunmuş olsaydı, o zaman Özgürlük ve Değişim Güçleri kesinlikle HDK’nin yanında yer alırdı, hele de sabah ve akşam ordudan iktidardan çekilme ve sivil yönetim çağrısında bulunuyorken. Yani Özgürlük ve Değişim Güçleri, mevcut çatışmalar patlak vermeden önce açıkça ordu ve lideri El Burhan’a karşı çıkıyorlardı, fakat bu güçler hemen ateşkes çağrısında bulunmuşlardır. Yani Hamideti’nin demokrasi nedeniyle El Burhan ile savaştığı safsatasına rağmen herhangi bir taraf tutmamışlardır. “Sudan’daki Özgürlük ve Değişim Güçleri, ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri komutanlarını askeri çatışmaları derhal durdurmaya ve müzakere masasına dönmeye çağırdı.”

Bu açıklamalardan sonra Sudan’daki Avrupa uydusu güçlerin bu çatışmalardan dolayı şoka girdiğine, bir tarafa karşı diğer tarafa destek açıklamasında bulunmadığına, böylece Hamideti’nin İngilizler tarafında yer aldığı şüpheleri ortadan kalktığına ve El Burhan gibi Amerikan ajanı olarak devam ettiği ifade ediliyor.

“Sudan'da Çatışmayı da Ateşkesi de ABD Yönetiyor"

“Bugün Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaşanan bu çatışmalar, çatışmayı da ateşkesi de Amerika’nın yönettiği çatışmalardır” ifadesinin yer aldığı son bölümde ise şu öngörülerde bulunuluyor:

  • “Bu, İngiliz ve Avrupa yanlısı ajanları çatışmanın merkezinden uzaklaştırmak ve sonra da çatışmanın merkezini her yönüyle kontrol etmek için Amerika’nın tasarladığı bir arenadır. Ölü ve yaralı sayısı ile Sudan ve askeri mekanizmalarının yerle yeksan edilmesi Amerika’nın umurunda değil...

  • İngiltere’nin Özgürlük ve Değişim Güçleri içindeki adamları, Amerika’nın adamlarına karşı eyleme geçtiklerinde, aptallıkları yüzünden Anayasal Bildiri ve sonra da Çerçeve Anlaşması ile onları aldatarak absorbe etmiştir.

  • İngiltere’nin iki adamdan birine “Hamideti” sızdığı ve bundan dolayı askeri çatışmaların çıktığı konusuna gelince, bunun hiçbir belirtisi yoktur, tam tersine yukarıda tercih ettiğimiz ve açıkladığımız gibi her ikisi de Amerika’nın emrine amadedir.

  • Bu çatışmanın anacı; İngiltere’nin ajanlarını (Özgürlük ve Değişim Güçleri ve diğer sivil bileşeni) elimine etmektir.

  • Eğer Avrupa yanlısı güçler, geri püskürtülemezse, Güney Sudan’ı Sudan’dan kopardığı gibi Sudan’ın bölünmesi Amerika’nın umurunda olmayacak, Batı ve Darfur’u koparıp Hamideti’yi yönetici olarak atayacaktır.

  • Eğer Avrupa uydusu güçler, manevra gereği Amerika ajanlarından birinin (örneğin Hamideti) arkasında hizalanırlarsa, o zaman Amerika, bu hizalanmayı başarısızlığa uğratmak için Sudan’daki askeri gerilime öncülük etmek üzere bu ajandan köşeye çekilmesini ve diğer ajanın kontrolüne boyun eğmesini isteyebilir...

  • Sadece koltukta oturmayı ve efendilerinin kendilerini yönetmesini umursuyorlar. Cani katiller, kan döktüler, yakıp yıktılar, insanları evlerine hapsettiler ve işlerini aksattılar. Bütün bunlar, Allah’ın, Peygamberinin ve müminlerin düşmanlarını hoşnut etmek içindir...İnsanlar, Amerikan ajanı ve İngiltere ajanı her iki tarafı da reddetmelidirler, onları devirmek ve Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti projesini taşıyan, iyiliği emredip kötülükten alıkoyan Sudan’ın evlatlarından uyanık ve samimi Hizb-ut Tahrir gençlerini desteklemek için çalışmalıdırlar.”

Hizb-ut Tahrir’in yayımlamış olduğu detaylı siyasi analizin tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayanız…

Sudan’daki Silahlı Çatışmalar ve Siyasi Çatışmalara Yansımaları