"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Sadece Yargı Paketleri İle Yargı Krizi Aşılamaz!
19 Aralık 2020Köklüdeğişim Medya

Sadece Yargı Paketleri İle Yargı Krizi Aşılamaz!

Hür Dava Partisi Genel Başkan Yardımcısı Avukat Mahmut Şahin,Değişim Tv'de yayınlanan Gündem özel programına konuk oldu. Türkiye'de yargı sorunu ve reform söylemleri konusunda çözüm yollarının konuşulduğu programda görüşlerini paylaştı.

Programda moderatör Süleyman Uğurlu ''Yargıda reform gerçekten gerekli midir? Mesele reform meselesi midir? Yoksa bazı zihniyetleri veya bazı refleksleri değiştirmek yerli olacak mıdır? Reformlar, yargıdaki problemleri çözer mi?'' sorusunu yöneltti.

Şahin, ''Türkiye de yargı sorununun adeta kartopu gibi büyüyerek adeta bir krize ve kaosa sürüklendiğini ve toplumda çok ciddi adaletsizliklerle karşılaşıldığını'' söyledi.

Şahin konuşmasında 'Türkiye'de açıkçası bir yargı sorunu olduğu konusunda hemen hemen herkes hemfikir. Hatta bu adalet sorunu yada yargı sorunu aslında bir kartopu gibi büyüyerek gelen adına ister kriz, ister oyun ister buhran ister kaos deyin, gelinen noktada çok ciddi anlamda adaletsizlikle karşı karşıyayız. Şimdi Tabii ki özellikle herkesimden insanların bu adaletsizlik ile karşı karşıya kalması ile birlikte toplumun önemli bir kesiminin şu anda ciddi anlamda bir adalet talebi var. Bir adalet ihtiyacı var. Bu hatta öyle bir hal aldı ki; her ne kadar bugün bütün anketlerde ekonomi en başta toplumun temel problemi olarak görülürken ikinci planda ise ''Adalet'' gelmektedir. Adaletsizlikler, toplumun gündemindedir. Hatta şu söylenebilir, ekonomik krizi önemli oranda tetikleyen, bu adaletsizliklerdir. Öyle bir hal aldı ki artık yönetimin meşruiyeti ekonomik krizle birlikte, aynı zamanda bu adalet krizinin büyümesi ile birlikte sorgulanır duruma geldi. Tabii bu Kaos, bu kriz, bu adaletsizlik, yönetim tarafından da bugün iktidar tarafından da artık görmezden gelinen bir boyuta taşındı. Devletin en tepe noktaları olan Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanının çok net açıklamaları var. Özellikle hukuk alanında, ekonomide, demokraside, çok reformist bir takım adımlar atılacağı noktasında güçlü söylemler oldu. Hatta cumhurbaşkanının açıklanmasından sonra adalet bakanının ''adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun'' şeklindeki söylemi ve hakim savcılara bir çağrı'da bulunarak ''kim ne derse desin siz hakim ve savcıların kanunda hukuka ve vicdana göre karar vermeye noktasındaki bir beklentisi olduğu noktasındaki vurgular da, aslında toplumda var olan bu adalet krizinin bir itirafı niteliğindedir' şeklinde konuştu.

Av Mahmut Şahin, 80 darbesi ile şekillenmiş olan anayasal kurumların da Atatürkçülük, ulusalcılık ve diğer temel dinamiklerle ideolojik temellerinin teşkil edildiğini söyledi. Şahin konuşmasında 'Bu vurgulardan sonra aslında mesele sadece mahkemeler üzerinden uygulana gelen bir adaletsizlik sorunu değil, güvenlik soruşturmaları, mülakatlar, Kürt meselesine ilişkin olan son dönem özellikle hala inkar ve asimilasyon ve tek tipçi anlayış üzerinden geliştirilen bazı uygulamalar bahsetmiş olduğum adalet krizini daha da derinleştirdi. Dolayısıyla gelinen noktada, özellikle ekonomik krizin çok daha derinleşmesi ile birlikte hükümet olarak bir şeylerin yapılması noktasında bir söylem geliştirildi. Evet reform yapılmalı mıdır? Reform yeterli midir?Kesinlikle bir reform yapılmalıdır. Hem de çok daha köklü, çok daha radikal bir reform olmak zorundadır. Biz bunun en temelinde aslında bir anayasa sorunu olduğunu görüyoruz. Neden mi? Hakikaten, bugün 80 darbesinin ürünü olan anayasayla kurumlar şekillenmiş durumdadır. Kurumlara bir ideoloji dayatılmıştır. Yargı mekanizması da aslında devlete hakim olan ulusalcılık ve Atatürkçülük ekseninde geliştiren bir ideoloji üzerine şekillenmiş görünüyor. Yargı da aslında buna göre konumlandırılmıştır'' dedi.