Rakka Canisi ABD’den İdlib’e Timsah Gözyaşı
29 Mayıs 2019

Rakka Canisi ABD’den İdlib’e Timsah Gözyaşı

Köklü Değişim Medya

Köklü Değişim Medya

Rakka’yı terör örgütü PYD ile tarumar edip, binlerce sivili katleden ABD, Rusya ve Esed rejiminin İdlib’de sürdürdüğü katliamı eleştirdi. Müslümanların akan kanının Washington nezdinde hiçbir değeri yok. Siyasi süreç öncesi muhalefetin tekrar mücadeleye başlaması ve planlarının alt üst olmasından korkan ABD, bugün saldırılardan endişe duyduğunu ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus bakanlıkta düzenlediği toplantıda, Suriye'nin İdlib bölgesindeki saldırılara tepki gösterdi., "ABD, Rusya ve Suriye rejimi tarafından Suriye'nin kuzeybatısında düzenlenen hava saldırılarından endişe duymaya devam ediyor." açıklamasında bulundu.

Rusya destekli Esed rejimine ait savaş uçaklarının, ‘İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ sınırları içerisindeki yerleşim bölgelerinde, sivillerin ve sivil yapıların ayrım gözetilmeksizin bombalandığını belirten Ortagus, şunları belirtti:

"ABD, Rusya ve Suriye rejimi tarafından Suriye'nin kuzeybatısında düzenlenen hava saldırılarından endişe duymaya devam ediyor. Okullar, pazarlar ve hastaneler gibi sivil altyapıların bombalanması çatışma ortamını tırmandırıyor. Bu saldırılar kabul edilemez. Acımasız şiddet, İdlib'de büyük oranda sivillerin yerlerinden edilmesine neden oluyor. Bu sebeple 300 bin masum erkek, kadın ve çocuk evlerinden kaçmak zorunda kaldı."

Ortagus, bölgeden elde ettikleri kaynaklara da atıfta bulunarak "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesine" yapılan saldırıların başlamasından beri onlarcası çocuk olmak üzere üzere 200'e yakın sivilin öldürüldüğünü ve yüzlercesinin de yaralandığını belirtti.

Ortagus, "Şiddet sona ermeli. Bu eylemlerin tehlikeli etkilerini hem halka açık bir şekilde hem de diplomatik kanallar üzerinden vurgulamaya devam edeceğiz." Uyarısında bulundu.

Rejim, İran destekli terörist gruplar ve Rusya'nın hava desteğiyle, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi"ne bir ay önce başlattığı geniş çaplı saldırılarla 100 kilometrekare civarında bir alanı ele geçirmiş, askeri muhalifler ise söz konusu bölgeleri rejim güçlerinden geri almak için zaman zaman operasyon düzenlediklerini açıklamıştı.

Rakka Canisi ABD, İdlib’e Timsah Gözyaşı Döküyor

Terör örgütü PYD ile başlattığı Rakka operasyonunda binlerce sivili katleden ve şehirde taş üstünde taş koymayan ABD, bugün İdlib’e yönelik Rusya ve Esed rejiminin saldırılarından endişe duyduğunu ifade ediyor.

Bombardıman Öncesi ve Sonrası Rakka

ABD daha önce de Halep’te camileri bombalamış ve namaz kılmakta olan cemaatteki onlarca Müslümanı katletmişti. Deyrizzor’da sivilleri bir yere toplayan ve terör örgütü PYD ile birlikte kurşuna dizdikleri katliamda 300 sivil can verirken, cesetler arasında kurtarılmayı bekleyen bebekler ajansların objektifine takılmıştı.

ABD, vahşi katliamlarında yasaklı silahları kullanmış ve fosfor bombaları sonucu kömürleşen cesetlerin görüntüleri büyük tepki toplamıştı.

ABD destekli Irak ordusunun katliamından sonra Musul

Dün Suriye'nin kuzeyinde Esed rejimi ve Rusya'nın saldırıları devam ederken muhalifler mevcut durumu görüşmek için toplanmıştı. Muhalif gruplar, Türk askerinin varlığının bölgedeki halk için koruma sağlayacağı umuduyla izin verildiğini ancak bugün kendilerini bile koruyamadıklarını, Ankara’nın üstlendiği rolü açıklığa kavuşturması ve bu mevzilerden beklentisinin ne olduğunu netleştirmesi gerektiğini beyan etmişti.

Bu açıklamalar üzerine ABD, siyasi süreç öncesi muhalefetin tekrar mücadeleye başlaması ve planlarının alt üst olmasından korkarak, saldırılardan endişe duyduğunu ifade etti.

İdlib’e Rusya ve Esed rejimi tarafından başlatılan saldırılarının artmasının ardından ABD ve Türkiye’den Suiye ile ilgili benzer açıklamalar gelmişti. Suriye Anayasası için yoğun mesai harcayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, siyasi geçiş sürecinin sekteye uğramasından tedirgin olduklarını bildirmişti. Pompeo da daha önce bu sürecin yara almasından duyduğu tedirginliği beyan ederken, İdlib’e yönelik saldırıların durdurulması çağrısında bulunmuştu.

Anayasa görüşmeleri BM çatısı altında yürütülse de ABD projenin sahibi olarak planın alt üst olmaması için elinden gelen çabayı göstererek Esed rejimini ayakta tutmak için perde arkasından sahadaki güçleri yönlendiriyor.

Endişe Ortak: Anayasa Komitesi Ve Siyasi Süreç

Putin ve Erdoğan kısa süre önce telefonda görüşmüştü. Erdoğan, rejimin son iki haftadır İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne yönelik ateşkes ihlallerinin endişe verici boyutlara ulaştığını, sivillerin yanı sıra okul ve hastanelerin hedef alınıp tahrip edilmesinin terörle mücadeleyle izahının mümkün olmadığını belirtmişti.

Rejimin amacının İdlib'de Türk-Rus işbirliğini sabote etmek ve Astana ruhunu zedelemek olduğuna işaret eden ‪Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib'de gerilimin tırmanmasının Anayasa Komitesi'nin ihdası ve siyasi sürecin akamete uğratılması riskini de beraberinde getirdiğini hatırlattı.

Her iki liderin Soçi Mutabakatı'na olan bağlılıklarını teyit ettiği görüşmede, Erdoğan, bugüne kadar Soçi Muhtırası'nın uygulanmasında önemli mesafe kat edildiğini, buna mukabil yaşanan saldırıların ortak hedeflere zarar verebileceğini dile getirdi.

Muhalefetin tekrar harekete geçerek Esed rejimine karşı mücadeleye girişmesi, ABD öncülüğünde yürütülen siyasi geçiş sürecinin akamete uğrama riskini artırıyor. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Pentagon ‘da Müsteşar Yardımcısı olan Andrew Exum, 2015 yılında Esed rejimi düşmesin diye ABD’nin Rusya ile işbirliği yaptığını deşifre etmişti. Rusya, Washington’ın planları doğrultusnda “Astana Üçlüsü” içinde yer alıp Türkiye ve İran ile birlikte hareket ederek Esed rejimini ayakta tutmak için Suriye halkına savaş açmıştı.

Müsteşar Exum ayrıca Esed’i “İsrail”in güvenliği için desteklediklerini söyleyerek sahada Esed rejimini ayakta tutmak için “Astan Üçlüsü” ve diğer aktörlerin nasıl bir ihanet içinde bulunduğunu da aşikar etmiş oldu.

Bugün ABD ve ortaklarının İdlib’deki saldırılar karşısında sızlanması, sivilleri, akan Müslüman kanını önemsediklerinden değil, Suriye’deki planlarının alt üst olma endişesinden kaynaklandığını, anayasa ve siyasi sürece dair yapılan açıklamalar ortaya koymuş oldu.