"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

“Özgür” Batı, Filistin’in Kurtuluşu Konuşulunca Zorbalığa Başvuruyor
01 Mart 2023Köklü Değişim Medya

“Özgür” Batı, Filistin’in Kurtuluşu Konuşulunca Zorbalığa Başvuruyor

Demokrasi ve özgürlüklerle övünen Danimarka yönetimi, 16 Mayıs 2021 tarihinde Filistin’in kurtuluşu hususunda bir konuşma yapan Hizb-ut Tahrir Danimarka Medya Temsilcisi Elias Lamrabet’i hapis cezasıyla yargılıyor.

Kur’an-ı Kerim’i yakmaktan, Rasulullah (s.a.v.)’e hakaret etmeye ve her türlü ahlaksızlığı savunmayı çok övündükleri sınırsız fikir ve ifade özgürlüğü kapsamında gören ve muhafaza eden Batı’nın söz konusu Müslümanların fikirleri olunca takındığı zorba tutumu, iki yüzlülüğü, çok övündüğü kendi ilke ve değerleri ile bağdaşmayan kararları, laik demokratik nizamın gerçek yüzünü ve sahtekarlığını ortaya koyuyor.

Elias Lamrabet, 16 Mayıs 2021 tarihinde, gasıp Yahudi varlığının katliam ve işgalleri karşısında Filistin’in nasıl kurtulabileceğine yönelik yaptığı konuşmada, yöneticilerin boş kınamalarını eleştirip, mübarek toprakların İslam ordularının harekete geçmesi ile kurtulabileceğini ve işgalci siyonist "İsrail"in yok edilmesi ile bölgede huzurun sağlanabileceğini ifade etmişti.

Hizb-ut Tahrir Danimarka'nın medya temsilcisi Elias Lamrabet, Filistin'in kurtarılması ve "İsrail" adlı işgalci gücün yok edilmesi için ordulara cihad çağrısında bulunması üzerine Danimarka devleti tarafından yargılanıyor ve hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Konu hakkında bir açıklama yapan Hizb-ut Tahrir, Danimarka medya temsilcisi Elias Lamrabet’in arkasında durduğunu beyan etti.

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

“Nerede olursak olalım, hız kesmeden Filistin hakkında İslam'ın zorunlu kıldığı tek gerçek çözüm için çağrı yapmaya devam ediyoruz: Mübarek İslam topraklarının işgali tümüyle askeri bir güç tarafından kökten ortadan kaldırılmalıdır.”

"İsrail" ile yıllardır sürdürülen diplomatik görüşmeler ve imzalanan anlaşmalar, ne işgallere son verdi ne de katliamlara. İslam beldelerindeki yöneticiler ise sözünde durmayan gasıp Yahudi varlığının kanlı ellerini sıkıp, "normalleşme" anlaşmaları izmalayarak bu cürümlere meşruiyet kazandırıyor. Katliamlar kınanarak geçiştiriliyor ve Batı'nın ve "İsrail"in muhafızlarının hakimiyetindeki BM'ye havale ediliyor. Böylece katliam ve işgallere yeşil ışık yakılıyor.