Netanyahu İle İran’ı Görüşen Trump: “Müzakereler Sürmeli”
13 Şubat 2026

Netanyahu İle İran’ı Görüşen Trump: “Müzakereler Sürmeli”

Köklü Değişim Medya

Gazze soykırımının ortakları ABD Başkanı Donald Trump ve işgalci ‘İsrail’ Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da, İran müzakerelerini hakkında düşük profilli bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile görüşmelerin devam etmesinde ısrarcı olduğunu ifade etmesi öne çıktı. Bununla birlikte Trump, nükleer görüşmelerde anlaşmaya varılamaması halinde Tahran'a karşı harekete geçebileceğini de söyledi.

Trump ve Netanyahu, bölgede tansiyonun yükselmeye devam ettiği ve İran'ın nükleer silah programının engellenmesine yönelik müzakerelerin yoğunlaştığı bir dönemde bir araya gelirken, Netanyahu'nun Trump'a; İran'ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını, balistik füze programına son vermesini, Hamas ve Hizbullah gibi vekil gruplara desteğini kesmesini öngören bir anlaşma için baskı yapması öngörülüyordu.

Öte yandan İran ise yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programını sınırlandırmaya hazır olduğunu belirtmiş ancak diğer talepleri açık bir şekilde reddetmişti.

Beyaz Saray'daki görüşme öncesi İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin "Trump ve Netanyahu'nun aşırı taleplerine boyun eğmeyeceği" beyanında da bulunmuştu.

Trump’ın ikinci döneminin başlamasından bu yana Washington’a altıncı ziyaretini düzenleyen Netanyahu, Beyaz Saray'a kameraların görmediği bir yan girişten getirildi ve üç saat süren alışılmadık derecede sade bir görüşme gerçekleştirildi. Bir diğer dikkat çeken olay ise Trump’ın, görüşme sonrası Netanyahu ile ortak basın toplantısı düzenlememesi idi.

Köklü Değişim,Trump-Netanyahu Görüşmesi,Beyazsaray.JPEG

Trump, daha sonra sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Netanyahu ile görüşmesinin "çok iyi" geçtiğini ve "Bir anlaşma yapılıp yapılamayacağını görmek için İran'la müzakerelerin devam etmesinde ısrar etmem dışında kesin bir sonuca varılmadı" detayını paylaştı.

Trump ayrıca bununla birlikte, bir anlaşma yapılmasının öncelikli "tercihi" olduğunu ancak anlaşmaya varılamaması halinde "sonucun ne olacağının görüleceğini" ifade ederek bekle-gör siyasetini öne çıkarsa da sonraki açıklamalarında tehdit dilini kullandı.

Trump, Netanyahu ile görüşmesi ve İran ile yapılan görüşmelerin durumu hakkında gazetecilere şunları söyledi:

"Bir anlaşma yapmalıyız, aksi takdirde çok travmatik, çok travmatik olacak. Bunun olmasını istemiyorum ama bir anlaşma yapmalıyız. Eğer anlaşma yapmazlarsa bu İran için çok travmatik olacak."

Trump, "İlk seferinde anlaşma yapmalıydılar. Bunun yerine 'Gece Yarısı Çekici'ni aldılar," diyerek, Tahran'la müzakereler sürerken gerçekleşen Haziran 2025'teki ABD'nin İran'ın nükleer programına yönelik saldırılarına atıfta bulundu.

Trump, “Dün Bibi Netanyahu ile çok iyi bir görüşme yaptık ve o da durumu anlıyor. Ama nihayetinde karar bana ait” dedi. “Eğer anlaşma İran ile çok adil ve çok iyi bir anlaşma olmazsa, onlar için çok zor bir dönem olacak.” ifadeleriyle tehditlerini sürdürdü.

Bir muhabir İran'ın ne zaman anlaşma yapacağına dair bir zaman çizelgesini sorması üzerine Trump, "Sanırım önümüzdeki ay içinde" yanıtını verdi.

Netanyahu, Balistik Füze ve Vekil Güçlerin de Masada Olmasını İstiyor

Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, liderlerin "müzakereler bağlamında ‘İsrail’ devletinin güvenlik ihtiyaçlarını" ele aldıkları, "yakın koordinasyon ve ilişkilerini" sürdürme konusunda mutabık kaldıkları kaydedildi.

Netanyahu'nun ofisinden başbakanın seyahati öncesinde yapılan açıklamada ise, "Başbakan her türlü müzakerenin balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve İran eksenine verilen desteğin sona erdirilmesini içermesi gerektiğine inanıyor" denilmişti.

Trump’ın görüşmelerde, Netanyahu’yu küçümsediği ve isteklerinin kendisini bağlamadığına ve inisiyatifin kendisinde olduğunun altını çizmesi dikkat çekiyor.

Netanyahu ABD'de Önce Witkoff ve Kushner'le Bir Araya Geldi

Netanyahu, 10 Şubat'ta Washington'a vardıktan hemen sonra Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Yahudi damadı Jared Kushner ile görüştü.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Witkoff ve Kushner’in, "6 Şubat'ta İran ile gerçekleştirdikleri müzakerelerin ilk turu hakkında bilgi verdiği" detayı paylaşıldı.

Trump, 10 Şubat'ta yaptığı açıklamada, İran’a karşı Orta Doğu'ya ikinci bir uçak gemisi göndermeyi "düşündüğünü" söylemişti.

Bugün New York Times’ın servis ettiği habere göre, ABD, Karayipler’de bulunan uçak gemisi U.S.S. Gerald R. Ford ve beraberindeki grubu Orta Doğu’ya yönlendiriyor. Bu gemi, bölgede konuşlu USS Abraham Lincoln saldırı grubuna katılacak. Hamle, Washington’ın İran’a baskıyı artırma stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.

Köklü Değişim,Trump-Netanyahu Görüşmesi,USS Gerald.JPEG

USS Lincoln uçak gemisi geçtiğimiz ay Trump'ın binlerce kişinin öldüğü kitlesel protestolara yönelik hükümet baskısını durdurmak için İran'ı vurma tehdidinde bulunmasının ardından bölgeye nakledilmişti.

Netanyahu Barış Kurulu Toplantısına Katılmayacak

Netanyahu'nun ofisi Perşembe günü yaptığı açıklamada, Netanyahu’nun 19 Şubat'taki Barış Kurulu'nun açılış toplantısına katılamayacağını belirtti.

İlk planına göre 18 Şubat'ta Washington'a inecek ve hafta sonunu orada geçirdikten sonra 22 Şubat'ta AIPAC (Amerikan İsrail Halkla İşleri Komitesi) konferansında konuşma yapacaktı.

Ancak Barış Kurulu toplantısına davetiyelerin geçen Cuma günü gönderilmesinden bir gün sonra, Netanyahu'nun ofisi Washington gezisini bu haftaya alacağını duyurdu.

Ziyaret, ABD ve İran arasında devam eden nükleer görüşmeleri ele almak için acilen gerekli olarak nitelendirilse de, zamanlaması Netanyahu'nun Barış Kurulu zirvesine katılmaktan kaçınmaya çalıştığı yönünde spekülasyonlara yol açtı. ABD'nin bu girişimi, ‘İsrail'in Filistinlilerle olan çatışmasını uluslararasılaştırması ve Gazze'de rakip ülkeler Türkiye ve Katar'a bir dayanak noktası sağlaması nedeniyle Netanyahu'yu eleştirilere maruz bırakıyor.

Netanyahu'nun Washington'a geri dönmeyeceğini ve bunun yerine AIPAC konferansına sanal olarak katılacağını açıklaması, bu spekülasyonu fiilen güçlendirmiş oldu.

Netanyahu'nun kararı, Barış Kurulu'nun ilk fon toplama toplantısına çok sayıda dünya liderinin katılmasını uman Washington'ı oldukça rahatsız edebilir.

Netanyahu toplantıya katılamayacak olsa da, Çarşamba günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede imza atarak resmen Barış Kurulu'na katıldı. Hakkındaki uluslararası tutuklama emri nedeniyle Davos'taki imza törenine katılamamıştı.