
Meclis’in Gündeminde Gazze Değil, 50+1 Var
Hizb-ut tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 21 Kasım 2023 Salı günü gerçekleştirdiği “Gündem Değerlendirme” toplantısında Yeni Anayasa ve 50+1 tartışmaları ele alındı. Toplantıda ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ziyareti ile Hakan Fidan’ın Gazze açıklamaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, haftalardır tüm dünya Gazze’de yaşananlar ile yatıp kalkarken, Türkiye iç siyasetinde yakın siyasi tarihte şahit olunan hadiselerin yine tekrar ettiğini Meclisin bildik tartışmalar ve kavgalar ile rutin çalışmalarını devam ettirdiğini, vekil transferlerinin, yolsuzluk haberlerinin gündemden düşmediğini söyledi.
Değişe değişe yamalı bohçaya dönen Anayasa’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ziyareti dönüşü gazetecilere yaptığı açıklama ile tekrar yenilenmesinin gündem geldiğini ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı’nın yeni anayasa ile ilgili yaptığı ilk açıklama değil. Bugüne kadar onlarca kez bu konuyu gündeme getirdi, gündemi kısır tartışmalar ile meşgul etti sonra unutuldu gitti. Daha Ekim ayının başında bu konuyu gündeme yeni getirmişti. O gün bu kürsüden söylemiştik bugün yine tekrar ediyoruz: Sayın Cumhurbaşkanı yeni anayasanın eskisinden farkı ne olacak? Eskisi çağın gereklerine uyumlu değil diyorsunuz ya yenisi çağın gereklerine uyumlu mu olacak? Eskisini askerler yapınca kötü yenisini siviller yapınca iyi mi olmuş olacak? Sormak lazım, 21 yıllık iktidarınız boyunca ekonomide, siyasette, hukuk ve adalette, eğitim ve toplumsal hayatta düzeltemediğiniz şeyleri bu sivil anayasa ile mi düzelteceksiniz. Adına sivil anayasa dediğiniz şeye bütün bu sorunları düzeltecek yeni ne ekleyeceksiniz ne koyacaksınız?”
Muhammed Emin Yıldırım, 2014 yılında yapılan değişiklikle Ak Parti iktidarı tarafından Anayasaya koyulan 50+1 uygulamasının bugün tekrar tartışma konusu haline getirilmesinin, halkın maslahatıyla hiçbir ilgisinin olmadığını, amacın sadece iktidarı ve koltuğu korumak için yeni formüller bulmak olduğuna dikkat çekti.
“Sorunların kaynağı demokratik sistemdir”
Konuşmasının sonunda Yeni Anayasa’nın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini, Türkiye’nin esasi ve kronikleşmiş sorunlarını çözemeyeceğini vurgulayan Yıldırım şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Erdoğan, bu bahsettiğiniz şeylerin hepsi içinde bulunduğunuz laik demokratik nizamın sorunları. Siyasi partilerin birbiri ile kurduğu ilkesiz ittifaklar, çıkar birliktelikleri, vekil transferleri, seçim ve sandık ortaklıkları bunların hepsi bu sistemin sorunları. Bunlardan 50+1’i değiştirerek, yeni anayasa yaparak kurtulamazsınız. Türkiye siyasi tarihi bu tür kirli ortaklıklar ve pazarlıklar yapan partiler ile doludur. Sizin partiniz bunu en çok yapan partilerden biridir. Siz bu çıkar hesabını en çok gözeten liderlerden birisiniz. Siz PKK’ya destek veren partiler ile masa kurup çalıştınız. Askeri vesayeti tasfiye etmek için daha sonra darbecilerle ortaklık yapacak Gülenciler ile çalıştınız. Milliyetçi, faşist partiler ile ortak oldunuz. Şimdi 50+1 değişsin diyerek yeni bir tartışma başlatıp nabız yokluyorsunuz. Türkiye’nin 50+1’den daha önemli, yeni anayasadan daha önemli çözülmesi gereken sorunları var. Ve siz yasama yetkisini insana veren demokratik sistem sevdanızdan vazgeçip İslami bir anayasa ve İslami bir sistem için çalışmadığınız sürece hiçbir sorunu çözemezsiniz. İslam nizamının gölgesinde dünya ve ahiret mutmainliği varken fikri buhran ve siyasi krizler içinde hayatınızı tüketmeye devam edersiniz.”
“Borcunuz yoksa “İsrail’e” yardım niçin devam ediyor?”
Muhammed Emin Yıldırım, toplantının diğer konusu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ziyareti ve Hakan Fidan’ın Gazze açıklamaları hakkında ise şu değerlendirmeleri yaptı:
“Sayın Erdoğan, “İsrail’e” borcumuz yok diyorsunuz. O halde neden hala Türkiye’den “İsrail’e” malzeme taşıyan ticari gemileri durdurmuyorsunuz? Neden işgalci katil Yahudilere petrol, akaryakıt, su, gıda ve çelik gibi hayati destek sağlayan ürünleri engellemiyorsunuz? Borcunuz yoksa bu yardım niçin hala devam ediyor?
Zaten iktidarın Filistin gibi Mescidi Aksa gibi İslam ümmetinin kurtuluşu gibi bir derdi olmadığı açık. Hatta söylenen sözler, geliştirilen politikalar, ümmetin kurtulmaması üzerine kurgulanmış. Baksanıza Hakan Fidan bölgedeki fay hatlarının kırılmasına karşı Amerika’ya uyarı yapıyor. Sayın Fidan, bu sözlerinizle neyi kast ettiğinizi açıklayın da Müslümanlar ne için kaygılandığınızı bilsin! Bu fay hatlarını kim döşedi? Kırılırsa kimin altında kalacağını açıkça söyleyin! Bu fay hatlarının Sykes-Picot anlaşması ile başlayıp Hilafetin yıkılması ve ümmetin parçalanmasıyla devam eden Yahudi varlığının kurulmasıyla da son bulan bugünkü mevcut küresel sistem olduğunu açıklayın…”
Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan izleyebilirsiniz.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








