
Mahmut Kar: “AYM’ye Rağmen Zulüm Devam Ediyor!”
Köklü Değişim Medya
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, gündem değerlendirme toplantısında, Hizb-ut Tahrir’e yönelik yargı zulmüne değindi.
Mahmut Kar, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verilen hak ihlali kararlarının görmezden gelinerek Hizb-ut Tahrir gençlerinin tutuklanmasını eleştirdi. Kar, değerlendirme toplantısında konuya dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“AYM’ye rağmen hukuksuzluk devam ediyor!”
“Bu hafta da yine toplantımıza kardeşlerimize yönelik yürütülen hukuksuz yargılamalar ile başlıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin Hizb-ut Tahrir yargılamaları hakkında verdiği 7 ayrı hak ihlali kararına rağmen hukuksuzluklar devam ediyor maalesef. Malum, Hizb-ut Tahrir’e yönelik yargı zulmü yeni bir şey değil, 1960’lı yıllardan beri Hizb-ut Tahrir’e yönelik düşmanca bir tavır ile yargılamalar yapıldı. Yüzlerce kişi haksız yere mahkûm edildi ve yıllarca cezaevinde mahpus kaldılar. Bir dönem laik kesim Hizb-ut Tahrir’e düşman kesildi, başka bir dönem darbeciler askerî mahkemelerde yargıladılar. Sonra Gülen grubunun yargı ve emniyetteki adamları Hizb-ut Tahrir’e karşı bilendiler. İftira attılar, kumpas kurdular, uydurma deliller ile hukuk dışı yargılamalar yaptılar ve içtihatlar çıkardılar.
Ama bitmedi, 15 Temmuz’dan sonra bile Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bir çöp tenekesi devirmemiş, tek bir kişiyi bile incitmemiş kardeşlerimize ‘terör örgütü’ üyeliğinden ceza yağdırdı. Neyse ki Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 19.07.2018 tarihinde oy çokluğu ile ilk kez Hizb-ut Tahrir hakkında yasa ve kanunlara göre bir hak ihlali kararı verdi. Anayasa Mahkemesi bu genel kurul kararının peşinden 6 ayrı hak ihlali kararı daha verdi. Açıkça ‘Hizb-ut Tahrir, terör örgütü kapsamında değerlendirilemez ve üyelerine bu kapsamda ceza verilemez’ dedi, AYM…
Ama buna rağmen yerel mahkemelerden bazıları Hizb-ut Tahrir üyesi kardeşlerimizi tahliye etmediler. Mesela Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi şimdi isimlerini sayacağım kardeşlerimiz hakkında yeniden yargılama ve hâlâ tahliye kararı vermiyor: Bekir Kurtuluş, Nihat Kurtaran, İsmail Özcan, İbrahim Er, Mehmet Sena Erat ve Nurettin Kurtuluş Göksugüzel… Bu kardeşlerimizden bazıları aylardır, bazıları yıllardır haksız yere cezaevindeler!
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi Murat Savaş, Hacı Ahmet Savaş ve Ali Rıza Türkdemir hakkında, yine İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi de Ömer Gök kardeşimiz hakkında yeniden yargılama ve tahliye kararları vermiyor. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarına rağmen, Türkiye kamuoyunda bu zulme karşı verilen haklı tepkilere rağmen yasa ve kanunları çiğneyerek hukuksuzluğa devam ediyorlar.
Bu da yetmedi, Antalya 2. Sulh Ceza Hâkimliği geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan 14 Hizb-ut Tahrir mensubu kardeşimizden 11’i hakkında tutuklama kararı vererek açıkça Hizb-ut Tahrir’e yönelik yargı zulmünü devam ettirdi. Hem de hiçbir hukuki gerekçe göstermeden keyfî bir şekilde bunu yaptı.
Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: bu süreçte yürütülen bu hukuk dışı yargılamalara, tutuklamalara tepki veren tüm kesimlere teşekkür ediyoruz. Duyarlılık gösteren tüm herkesten Allah razı olsun diyoruz. Biz kardeşlerimize yönelik bu düşmanca tavır, bu hukuk dışı uygulama son buluncaya kadar ‘Yargı zulmü devam ediyor!’ diyeceğiz. ‘Hem de Anayasa Mahkemesi’ne rağmen hukuksuzluk devam ediyor!’ diyeceğiz. Bu hukuksuzluk karşısında tüm çevrelerin duyarlı olması için gayret göstereceğiz. Umuyoruz ve inanıyoruz ki çok yakında kardeşlerimiz serbest kalacaklar. Zindanda geçirdikleri günler kardeşlerimizin ecrini artıracak ama yetkililerin zulmü ve düşmanlığı da onların azabını artıracak… Buna gönülden inanıyoruz.”
“Kriz ve kaos içinde olan İslâm değil, Macron’un temsil ettiği Batı’dır!”
Mahmut Kar değerlendirme toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un İslâm’a ve Müslümanlara yönelik yaptığı saldırgan konuşmasına da değindi. Kar şunları söyledi:
“Sömürgeci Fransa’nın küstah Cumhurbaşkanı Macron, geçtiğimiz günlerde bir ulusa sesleniş konuşması yaptı. Konuşmasında İslâm’ın sadece Fransa’da değil tüm dünyada kriz içinde olduğunu söyledi. Bunu da sözde İslâm’ın katılığına ve sertliğine dayandırdı. Ancak Macron’un bu yalanının arkasındaki gerçek, yani asıl karın ağrısı yaptığı açıklamanın satır aralarında ortaya çıktı. Zira Macron, konuşmasının içinde Fransa’daki Müslümanların İslâm’ın yasalarını Fransa’nın yasalarından üstün görmesini büyük bir sorun olarak gösterdi. Ve bu sorunu çözmek için aralık ayında ‘laikliği güçlendirmeye yönelik yasa tasarısı’ çıkararak Fransa’da büyüyen ‘İslâmi radikalizmin’ hedef alınacağını itiraf etti.
Kıymetli Müslümanlar!
Dünyaya baktığımızda açıkça görebiliyoruz ki, kriz ve kaos içinde olan İslâm değil, Macron’un bizzat temsil ettiği Batı’dır. Kriz ve kargaşa içinde olan Fransa’dır. Kriz içinde olan Fransa menşeili laikliktir, demokrasidir yani küfür sistemidir. Macron bu gerçeği gizlemek için sömürgecilerin klasik taktiğini kullanarak kendi krizlerini İslâm’a ve Müslümanlara mal etmeye çalışıyor.
Ey küstah Macron! Biz Senin kuyruk acının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Zira sen ve senin gibilerin inandığı sapkın din, taşıdığınız kapitalist ideoloji, İslâm’ın gücü karşısında her zaman ezilmiştir. Bugün İslâm’ın bir devleti olmadığı için sen ve senin gibiler serbestçe konuşabiliyorlar. Maalesef Müslümanların sığınacakları bir devletleri olmadığı için Avrupa’da yaşamaya mahkûm ediliyorlar. Şunu iyi bil ki, Râşidî Hilâfet kurulduğunda Müslümanları size kölelikten kurtaracağız. Ve emin ol ki yarım kalmış seferler başlayacak, İslâm’ın ayak sesleri ta Paris sokaklarından duyulacak Allah’ın izniyle!
Kriz arıyorsan, zulüm arıyorsan, barbarlık ve terörizm arıyorsan önce kendi tarihine bak. Zira Fransız İhtilali’nde ‘cumhuriyet düşmanı’ diye milyonlarca vatandaşınızı siz katlettiniz! Çocukları atların ayakları altında acımadan siz ezdiniz! Vahşetinizden kaçanlar ise iftira attığınız İslâm’ın devleti olan Osmanlı’ya sığındılar. Hatta Fransız Kral 1. Fransuva, kendisini ve ülkesini esaretten kurtarması için İslâm’ın merhametine sığınıp Osmanlı Hilâfeti’nden yardım istedi. Osmanlı size yardım etti ancak buna rağmen nankör olmaya devam ettiniz.
Ey yalancı Macron! Cezayir’de 1 milyondan fazla Müslümanı siz öldürdünüz. 5 asırdır sömürdüğünüz Afrika’da 2 milyon insanı siz katlettiniz. Milyonlarcasını köleleştirdiniz. İnsanlık tarihinin en büyük soykırımlarından biri kabul edilen Ruanda’nın arkasında sizin kirli ideolojiniz ve kanlı elleriniz var. Bugün dünyada yaşanan tüm krizlerin sebebi sizin sömürgeci kapitalist ideolojiniz değil mi? İslâm ise sizin her türlü saldırı ve karalamalarınıza rağmen insanlığın tek umududur, onun için dünyanın her yerinde dalga dalga yayılmaya devam ediyor.
Son olarak buradan, Türkiye’nin ve İslâm beldelerinin yöneticilerine sesleniyoruz: ey yöneticiler, konuştuğunuzda mangalda kül bırakmayan bre kahramanlar! Bu nankör ve hadsiz Macron’a haddini kim bildirecek? Kim, Kanuni gibi bir mektupla ona hak ettiği cevabı verecek? Kim, dün Abdulhamid’in yaptığını bugün ‘Charlie Hebdo’ isimli alçak dergiye karşı yapacak?
Peygamberimize hakaret edildi; sustunuz! İslâm’a hakaret edildi; sustunuz! Ne zamana kadar kâfirlerin tahakkümü altında yaşamaya devam edeceksiniz? Ne zaman içi boş kınama açıklamalarını bırakıp adam gibi harekete geçeceksiniz? Bu suskunluk ve ihanetiniz sebebiyle yarın Allah’ın huzurunda konuşacak sözünüz de olmayacak! Siz kendinizi ne zannediyorsunuz! İslâm’ın size değil, sizin İslâm’a ihtiyacınız var. Siz olmadan da Allah İslâm’ı koruyup yüceltmeye muktedirdir. Siz olsanız ne, olmasanız ne… Kâfirler ve zalimler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır! İşte o gün insanlık, içine düştüğü her türlü krizden kurtulup İslâm’ın nuruyla aydınlanacaktır!”
___
#YargıZulmüneDurDe

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








