"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

İstanbul Sözleşmesi’nin Yeni İsmi: “Kadına Şiddetle Mücadele Planı”
02 Temmuz 2021Köklü Değişim Medya

İstanbul Sözleşmesi’nin Yeni İsmi: “Kadına Şiddetle Mücadele Planı”

Köklü Değişim Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının resmen yürürlüğe girdiği Perşembe günü, ‘kadına karşı şiddetle mücadele’ için yeni bir ulusal eylem planı açıkladı. Bu eylem planı fesh edilen sözleşmenin maddelerinin uygulanmasından ibaret. Şiddetin, kadına şiddet diye kategorize edilmesinin büyük bir oyun olduğu bozuk fikirleri içeren sözleşmenin uygulanması ile başlayan ahlaki yozlaşma sayesinde gün yüzüne çıkmıştı.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandı. Erdoğan konuşmasında, “Kadına yönelik şiddetle mücadelemiz bu sözleşmeyle başlamadı, bu sözleşmeden çekilmeyle bitecek değildir” diyerek hem sözleşmeye savunan hem de sözleşmeye karşı olan taraftarlarını teskin etmeye çalıştığı gözlemlendi.

2021-2025 yıllarını kapsayacak kadına şiddet mücadele eylem planının 5 ana başlığı ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Şiddetle Mücadele Mevzuatının Gözden Geçirilmesi ve Etkin Uygulanması

“Kadına yönelik şiddetle mücadele 4'üncü Ulusal Eylem planının ilk hedefi şiddetle mücadele eylem planının gözden geçirilmesi olarak belirledik. Amacımız mağdurun adalete erişiminin kolaylaştırılması ve şiddetin orantılı şekilde cezalandırılmasın sağlamaktır.

Kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın koordinasyonunda protokoller imzalandı. ŞÖNİM yönetmeliği kapsamında il koordinasyon izleme ve değerlendirme komisyonları oluşturuldu. Her ilin kültürel, sosyolojik kadına yönelik şiddetle mücadele il eylem planları 81 ilde yürütülüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele teknik kurulu da oluşturularak faaliyetini sürdürmektedir.

TCK'daki suç tipleriyle, ısrarlı takip, siber şiddet, zorla evlendirme gibi şiddet türlerinin yeniden değerlendirilmesini planlıyoruz. Uyuşmazlıklarda haksız tahrik ve takdiri indirim müesseselerinin nasıl uygulandığının analizlerini yaparak, gerekli değişiklikler için harekete geçilecek.

Kamu Personeline Eğitim Verilmesi

İkinci hedef, tüm plan ve programlara yerleştirerek 5 strateji belirledik. Her düzeyde kamu personeline eğitim verilmesi, işbirliği protokoller, işbirliğinin geliştirilmesi, komite ve komisyonlarının hedeflerinin artırılması gibi eylemler yer alıyor.

Koruyucu ve Önleyici Hizmetlerin Etkili Kullanılması

Üçüncü hedef, koruyu hizmetlerin etkili sağlanmasıdır. Vaka bazlı özel müdahale programların hayata geçirilmesi, kolluk programlarını etkisinin artırılması, sağlık erişimine erişimin kolaylaştırılması, önleyici hizmetlerin hazırlanması stratejilerini uygulayacağız. Hayata geçireceğimiz faaliyet sayısı 65'i bulacaktır.

Temelini oluşturan mağdurun korunması ve desteklenmesi ile kurumsal hizmetler daha da önem kazanmaktadır. Önlemek, kovuşturmak, ortadan kaldırmak doğru müdahaleyi gerçekleştirmek kurumsal yapılar ve programlarla mümkündür. ŞÖNİM'lerle beraber kadın konuk evlerinde kurumsal hizmetler yürütülüyor. Şiddetle Mücadele İrtibat Noktalarına mağdurların kolay ulaşabilmesini sağlıyoruz. Bu merkezlerde rehberlik ve danışmalık, hukuk, sağlık, istihdam ile çocuklara burslarla destek veriyoruz. Konuk evinden ayrıldıktan sonra psiko-sosyal destek vererek, mesleki eğitimlerden faydalanmalarını temin ediyoruz.

Şiddeti gerçekleşmeden durdurmayı biliyoruz. Bu doğrulta faillerin ve uygulama ihtimali olanların öfke kontrollerinin sağlanması için eğitimlere başlıyoruz. Alkol ve madde bağımlılığından kurtulması için çok ciddi faydalar elde edeceğimize inanıyorum. Denetimli serbestlik, tutukluluk, teknik takiple yürütülmesini planlıyoruz.

Toplumsal Farkındalığın Arttırılması

Dördüncü hedef toplumsal farkındalığın artırılması olarak belirlenmiştir. Şiddetsiz bir toplum için farkındalık projeleri yürütülmesi, eğitimin tüm kademelerine şiddetle topyekun mücadele anlayışının yerleştirilmesi, özel sektörün kadına yönelik şiddetle mücadelede aktif rol alması, medyanın sorumlu ve etik yayıncılık anlayışı için çalışmalar yürütülecektir. 77 faaliyeti önümüzdeki 5 yıl içinde gerçekleştireceğiz.

Geleneksel ve yeni medyada, özel televizyon kanallarına şiddet temelli bir hassasiyet geliştirilmesi teşvik edilecektir. İşyerinde şiddet ile işgücü sömürüsüne karşı çalışmalar yapılması planlanıyor. Sinemada şiddetle mücadeleyi teşvik eden yapımlar desteklenecektir.

Verilerin Toplanarak Analiz Edilmesi

Beşinci aşamada verilerin toplanması ve istatistiklerin yorumlanması olarak belirledik. Her bir risk faktörünü önceden belirlemek şiddeti engellemede önem arz ediyor. Yerel düzeyde 81 ilde kadına yönelik şiddet risk haritalarının tamamlanması stratejik hedefler arasında yer alıyor. Veri bankasındaki bilgilerin yorumlanmasıyla failler ile hükümlüler için araştırma yapılması gibi 28 faaliyete yer verilmektedir. Elde edilen bilginin, bu veri analizlerinin STK'lar ve üniversitelerle yakın işbirliği geliştirilecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı eylem planı, fesh edilen İstanbul Sözleşmesi kararlarıyla neredeyse birebir ötüşüyor. AK Parti, 2011 yılında imzalayıp, 2012 yılından itibaren uygulamaya başladığı aileye ve ahlaka savaş açan Batı menşeli sözleşme yüzünden ciddi eleştiriler alınca fesh etme kararı almıştı. Her ne kadar sözleşme fesh edilip, çıkılsa da uyum yasaları uygulanmaya devam ediyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin fesh edilip, sadece ismini değiştirerek uygulamaya devam edilmesi, iç kamuoyundan gelen tepkiler ve oylardaki büyük düşüş nedeniyle girişilen bir siyasi illüzyon olduğu görülebiliyor. Seçmen tabanını teskin edip bir arada tutmaya çalışan AK Parti, bu menfaatini yok olan aileler ve sözleşmenin maddeleriyle savaş açılan ahlak üzerine bina etmeye devam ediyor. Seçim hedefleri için bazı menfaatlere ulaşılıp ulaşılmayacağı belirsizliğini korusa da, son yıllardaki ahlaki yozlaşma, aile kurumunun sarsılması, evliliklerin azalıp, boşanmaların çoğalması, eşcinsellik propagandasının yaygınlaşması hedeflerine kesin olarak ulaşılmış durumda. İslam’a aykırı kararlarla donanmış sözleşmenin çirkin abidesinin yeni nesillerin zihinlerine çoktan inşa edildiğini, medyada yer alan haberler ortaya koyuyor.