"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

“İsrail” Adalet Bakanı: “Protestoları ABD Destekliyor”
02 Mayıs 2023Köklü Değişim Medya

“İsrail” Adalet Bakanı: “Protestoları ABD Destekliyor”

İbranice yayın yapan "Walla" haber sitesi, “İsrail” Adalet Bakanı Yariv Levin'in, "hükümetin tartışmalı yargı reformuna karşı ülkesindeki protestoları ABD'nin desteklediğini söylediğini" servis etti. ABD’nin böyle bir desteğinin olduğunu, Hizb-ut Tahrir, 10 Mart 2023 tarihinde yayımladığı isabetli siyasi analizde ifade etmişti.

Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarından sıyrılabilmek ve koltuğunu koruyabilmek için yürürlüğe koymak istediği “yargı düzenlemesi” yüzbinlerin katıldığı eylemlerle protesto edilmişti. Bu düzenlemenin yankıları sürerken “İsrail” basını tarafından ülkede hükümetin tartışmalı yargı reformuna yönelik gerçekleştirilen protestolara ilişkin çarpıcı bir iddia ortaya atıldı.

İbranice yayın yapan "Walla" haber sitesi, İsrail Adalet Bakanı Yariv Levin'in, "hükümetin tartışmalı yargı reformuna karşı ülkesindeki protestoları ABD'nin desteklediğini söylediğini" iddia etti. Söz konusu protestolara ilişkin daha önce de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair'in de Washington yönetiminin “İsrail”deki protestoları desteklediği iddialarını dile getirmişti.

"Walla" haber sitesi, Levin'in basına kapalı bir toplantıda yaptığı konuşmaya ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarını yayımladı.

Söz konusu kayıtlara göre Levin, "protesto hareketinin, basını tamamen kontrol ettiğini, Yüksek Mahkeme, Başsavcı, tüm finansal sistem ve kendileriyle iş birliği yapan ABD'nin üzerinde söz sahibi olduğunu" söyledi.

Levin ayrıca, yargı düzenlemesi için mücadele etmeye hazır olduğunu, parti saflarındaki birliğin bunun için önemli olduğunu ifade ederek, muhalefeti cumhurbaşkanlığının yürüttüğü müzakerelerde "uzlaşıya yanaşmamakla" suçladı.

ABD, İddiaları Mecburen Yalanlamıştı

“İsrail” Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair'in de Washington yönetiminin İsrail'deki protestoları desteklediği iddialarını daha önce dile getirmesine ABD'li bazı isimler tepki göstermişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Yair Netanyahu'nun iddialarının ardından "bu suçlamaların tamamen gerçek dışı olduğunu" açıklamıştı.

Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz ise Biden yönetimi yetkililerinin "İsrail'deki hükümet karşıtı protestoları finanse etmekten çok öteye gittiğini" savunmuştu.

Hizb-ut Tahrir, Siyasi Analizinde Biden Yönetiminin Desteğini Deşifre Etmişti

“İsrail” Adalet Bakanı Yariv Levin'in 5 Ocak'ta duyurduğu Yüksek Mahkeme'nin yetkilerini sınırlandırma ve iktidarın yargı atamalarında söz sahibi olması gibi değişiklikler içeren yargı düzenlemesi kitlesel gösteriler sonrası ertelenmiş ancak bu ay yeniden meclise geleceği bekleniyor.

Kitlesel gösterileri bertaraf etmek için İran’a geniş çaplı bir saldırı başlatmayı düşünen Netanyahu’nun önünü kesmek isteyen ABD, iki üst düzey askeri yetkiliyi (ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley) “İsrail” ile görüşmek için Tel-Aviv’e göndermişti. ABD böyle bir saldırıda "İsrail"i mecburen destelemek zorunda kalacağı için saldırıyı önceden görmüş ve engellemek için üst düzey yetkilileri göndermiş ve uyarılarda bulunmuştu.

Hizb-ut Tahrir’in 10 Mart 2023 tarihinde “ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları” başlıklı siyasi analizinde ABD’nin protestoları ve muhalefeti desteklediğini ifade etmişti:

“İçeride Netanyahu’ya karşı yoğun protestoların olması. Amerika, Yahudi varlığının şu anda İran’a karşı bir savaş başlatmasını istemediği gibi Netanyahu’nun iç kaosa saplanıp kalmasını, protestoların güçlü ve ivmeli bir şekilde devam etmesini istiyor. Protestoların Netanyahu hükümetini devireceğini ve Yahudi varlığında Amerikan yandaşlarının yani Demokrat Parti yanlılarının yeniden iktidara geleceğini ümit ediyor... Özellikle Amerika’nın Yahudi varlığı içinde siyasi ve askeri alanda çok büyük etkisi var.”

Netanyahu’nun, ABD’deki Cumhuriyetçi Parti’nin yakın dostu olduğu ifade edilen analizde, “Trump yönetimi, ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak Netanyahu’yu ödüllendirmiş, Golan’ın ilhakını tanımış ve ona Batı Şeria’da henüz tamamlanmayan yüzyılın anlaşmasından bahşetmişti” ifadeleriyle aralarındaki ilişki hatırlatılmıştı.

“İsrail”deki siyasi süreci ele alan paragrafta şu ifadelere yer verilmişti:

“Netanyahu, ısrarla kabineyi aşırı sağ partiler koalisyonundan kurdu. Biden yönetiminin, Biden yönetimi yanlısı grubun (özellikle Lapid ve Gantz) yer aldığı bir hükümet kurma arzusuna sırt çevirdi. Bu yeni hükümet tutumunu açıklayınca, Amerika tarafından ağır ve alışılmadık eleştiri yağmuruna maruz kaldı. İki devletli çözümün korunması ve hükümetinde sertlik yanlısı olarak nitelendirilen bakanlarla iş tutmaktan vazgeçmesi gibi. Eleştiri tufanının en büyüğünü ise Netanyahu’nun yargı reformu politikaları oluşturmuştur. Yargı reformu genellikle içsel sorunlar olarak görülse de Amerika, Netanyahu’nun bu politikasını kamuoyu önünde eleştirmiş, ABD yanlısı partileri, Netanyahu’nun yargıyı domine etme adımlarına karşı çıkmaya teşvik etmiştir.”

Biden yönetimi, Rusya ve Çin’e odaklanmışken “İsrail” ile İran arasında Netahyahu’nun hırsı ve iktidarda kalmak için çıkarabileceği bir savaşı istemediğine ve Biden yönetimine yakın partilerle koalisyon kurmadığı için Netanyahu’ya karşı Yahudi muhalefetini ve protestoları desteklediği siyasi analizde ortaya koyulmuştu.

Siyasi analizin tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayınız…

“ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları”

“Suudi-İran Yakınlaşması “İsrail”e İndirilen Bir Tokattır”

Suudi Arabistan ile İran arasındaki anlaşmaya dair Hizb-ut Tahrir’in 7 Nisan 2023 tarihindeki siyasi analizde ise Netanyahu’ya Biden yönetimi tarafından boykot uygulandığı ve görüşmek için randevu verilmediği şöyle ifade edilmişti:

“Bu anlaşma, Netanyahu’da rahatsızlık yaratmış ve Yahudi varlığı için bir kötülük olarak değerlendirmiştir. “Knesset Dışişleri ve Güvenlik Komitesi Başkanı Yuli Edelstein, “İran ve Suudi Arabistan artık aralarındaki ilişkileri yenileme konusunda anlaştılar, bunun İsrail ve tüm özgür dünya için çok kötü.” olduğunu söyledi. (11.03.2023 El Cezire) Kuşkusuz Netanyahu, kalbinin derinliklerinde bu anlaşmanın arkasında Amerika’nın olduğunu biliyor, ama Yahudi varlığının (bir insan ipine) tutunmadan ayakta kalamayacağının da farkında. Bugün bu ip, Amerika’dır ve işte Netanyahu’nun sessizliği de bu yüzdendir! Bu konuları görüşmek üzere Washington’ı ziyaret etmek istemiş, ancak ziyareti kabul edilmemiştir! Netanyahu’nun, ABD Başkanı Biden tarafından boykot edilmesi, şimdiye kadar Beyaz Saray’ı ziyaret etme davetinin reddedilmesi ve defalarca Washington’u ziyaret etme taleplerinin kabul görmemesi arka planında böyle bir baskı uyguladığı bildirildi. “Benjamin Netanyahu, Beyaz Saray’a konuk olmak için haftalardır Washington’a bir ziyaret ayarlamaya çalışıyor, ancak talebi defalarca reddedilmiştir...” (15.03.2023 El Misri El Yevm)

Bugün ise ABD Temsilciler Meclisi Başkanı McCarthy: “Biden görmezden gelmeye devam ederse Netanyahu'yu Washington'a ben davet edeceğim” açıklamasında bulunarak bu boykotu doğrulamış oldu.

Cumhuriyetçi Parti'yi temsil eden ve bugün ABD siyasetinin en güçlü isimlerinden biri olan McCarthy, “Ziyaretin tam zamanını bilmiyorum ama olursa onu büyük bir saygıyla Temsilciler Meclisi'nde görüşmeye davet edeceğim. Netanyahu'yu sevgili bir dost olarak görüyorum. En iyi ilişkilerimizin olduğu bir ülkenin başbakanı olarak ziyaretin bir an önce gerçekleşmesi gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

McCarthy alaycı bir şekilde, "Biden'ı boykot eden tek kişi Netanyahu değil. Göreve başlamamın üzerinden 80 gün geçmesine rağmen ben de ABD Başkanı ile görüşmek için davet almadım, bana da aynı şekilde davranıyor. Görünüşe göre biz (Netanyahu ve ben) iyi arkadaşız.” dedi.