
İşgalci “İsrail”den Sistematik Zulüm!
Köklü Değişim Medya
Gasıp Yahudi varlığı, Kudüs halkının en temel insan haklarını engellemekte, insanlık dışı muameleler de bulunmaktadır. Sistematik baskılarla Müslümanları Kudüs’teki utanç duvarının dışına iten “İsrail”, Müslümanlardan soyutlanmış bir Kudüs inşa etmeye çalışmaktadır.
Kudüs’ü Çevreleyen Utanç Duvarı
Zulüm duvarı denildiğinde akla gelen ilk duvar şüphesiz Gazze şehrini açık cezaevine çeviren duvardır. Ancak Filistin’de duvarlar sadece Gazze’yi çevreleyen duvarlarla sınırlı değil. Filistin topraklarının birçok yerinde İşgalci “İsrail”in inşa ettiği utanç duvarları mevcut. Bu duvarlar genelde temiz su kaynaklarına ve verimli arazilere Filistinlilerin ulaşamayacakları şekilde inşa edilmiştir. Kudüs şehri de bu utanç duvarları ile çevirilidir ve “İsrail” vatandaşları dahi Kudüs’te ikamet etmek için oturum izni almak zorundadır.

Müslümanlar için bu ikameti sıfırdan elde etmek neredeyse imkânsızdır. İkameti olanların ikametleri Filistin toprakları içerisinde herhangi bir yerde ikinci bir adresleri olması ya da Kudüs utanç duvarı dışından biri ile evlenmeleri gibi birçok sebep bahane edilerek iptal edilmektedir.
Kudüs utanç duvarı içerisinde yaşayan Müslümanların birçoğu Filistin’in geri kalanından farklı olarak hiçbir ülke vatandaşı değildirler. Kendilerini dedelerinin Osmanlı vatandaşı olmasından dolayı Osmanlı vatandaşı olarak görürler.
Kudüs’te ikamet eden Müslümanlar aynı zamanda Mescid-i Aksâ’nın doğal muhafızları olduklarından dolayı nüfusları ve Kudüs’te bir yaşam sürdürebilmeleri Mescid’in ayakta kalabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Bunun farkında olan işgalci Yahudi varlığı, Müslümanların Kudüs’teki mevcudiyetini azaltmak için planlı ve bilinçli bir etnik temizlik yapmaktadır.

Sistematik Yıldırma Politikaları
İşgalci “İsrail”, Kudüs halkının en temel insan hak ve özgürlüklerini engellemektedir. İnsanlık dışı muamelelerle sadece insanlar değil hayvanlar ve ağaçlar da nasibini almaktadır. Kudüslülerin okulları sürekli mali denetimlerle veya çeşitli izin ve ruhsat bahaneleri ile sürekli baskı altına alınmakta ve bu okulların işgalci müfredatı olan “Begrud” sistemine geçmeleri için zulmedilmektedir.
Sadece İşgalci güçleri değil Yahudi yerleşimciler de Kudüs halkına sürekli zulmetmektedir. Evlerine tahrik edici yazılar ve küfürler yazılmaktadır. Arabaları tahrip edilmekte ve çoğu zaman yakılmaktadır. Tüm bu zulmü yapan yerleşimciler güya “tespit edilememekte” ve işgal güçleri tarafından korunmaktadır. Bu yerleşimciler yolda Müslümanlara rastladıklarında çoluk çocuk farketmeksizin arabalarını kasten üzerlerine sürmekte ve canlarına kastetmektedirler. Bu vahşi ve insanlık dışı hareketten hayvanlar da nasibini almaktadır.
Bu hafta Kudüs’te bulunan tek Müslüman hastanesi olan Makasıt hastanesine defalarca işgal güçleri tarafından baskın düzenlenmiş ve hastane koridorlarında polisçilik oynanıp gaz bombaları atılmıştır.

Ev Yıkımları Tarihin Zirvesine Ulaştı
Yaptığı tüm “stratejik” yıldırma planlarına rağmen Kudüslülerin hala evlerini terk etmemelerini sindiremeyen işgalci Yahudi varlığı, son çare olarak Filistinlilerin evlerini başlarına yıkmakta buldu. İşgalin başladığı 1948 yılından günümüze kadar en fazla ev yıkımını gerçekleştiren “İsrail”, insanların zaten korona virüs sebebi ile yaşadıkları zorlukları adeta bir fırsata çevirmektedir.
Kudüs’te arazi size ait olsa bile bir evin sadece ruhsatlandırması yarım milyon şekelden (yaklaşık yüz elli bin dolar) fazla tutmaktadır. İçlerinde onlarca yıldır ruhsatlı evlerinin ruhsatının olduğunu ispat etmek için yaklaşık 250.000 şekel tutarında hukuk mücadelesi veren insanların evleri dahi hem uluslararası hukuka hem de olduğu iddia edilen sözde “İsrail” hukukuna aykırı bir şekilde yıkılmaktadır.
Ev yıkımlarında, yapılan ihtardan sonra işgalci “İsrail”, ev sahibine iki seçenek sunmaktadır.
Birincisi; Evin, ev sahibi tarafından yıkılması, İkincisi; 100.000 şekel karşılığında işgalci “İsrail”in yıkması.
Bu iki seçeneği de reddeden onlarca insanın evi son haftalarda adeta başlarına yıkılarak ev sahipleri sokağa atılmıştır. Şu an evleri yıkılan 4 aile evlerinin enkazı üzerinde uyumaktadırlar.

Hedef, Müslüman Nüfusu Yok Etmek!
İşgalci “İsrail”, yaptığı tüm bu sistematik baskılarla Müslümanları Kudüs’teki utanç duvarının dışına itmeye ve Müslümanların çok daha az olduğu bir Kudüs inşa etmeye çalışmaktadır. Hali hazırda Kudüs’te kiralık ya da satılık bir ev bulmak bile zor iken evleri yıkarak konut ihtiyacının artmasını ve dolayısı ile fiyatların daha fazla artmasını sağlamaya çalışmaktadır.
Bu gün en ucuz kiralık evin 1000 dolar olduğu Kudüs, Müslümanlar açısından adeta yaşanamaz bir yer halini almaya başlamıştır. “İsrail”, çeşitli zulümlerle Kudüs’ten çıkartamadığı Müslümanları evsiz ve yurtsuz bırakarak Kudüs’te etnik bir temizlik yapmaya çalışmaktadır.

Kudüs, Peygamber Efendimizin Âdem aleyhisselamdan kendisine kadar olan bütün peygamberlere imamlık ettiği ve onlara namaz kıldırdığı mübarek şehrimizdir. Müslümanlar açısından önemini anlatmak için birçok ayeti kerime ve hadis-i şerif mevcuttur. Ancak sadece “İsra ve Miraç” olayının birleştiği nokta olması bile Müslümanlar için önemi açısından yeterli bir sebeptir.
Geçtiğimiz hafta onlarca sivil toplum kuruluşunun katılımı ile Mescid-i Aksâ yangınının 51. yılını anma programında bir konuşma yapan Uluslararası Minber-i Aksâ Derneği Başkanı Abdullah Cahit Dinç, gerçekleştirilen ev yıkımları ile ilgili şunları söyledi:
“Şu an tüm dünya “İsrail” ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında yapılan anlaşmayı konuşmaktadır. Ancak son günlerde Kudüs’te gerçekleştirilen gayri hukuki ev yıkımları bu anlaşmadan çok daha tehlikelidir. “İsrail” bu denli hukuksuz ve sorumsuz şekilde Kudüs’teki tüm Müslüman evlerine saldıracak olursa Kudüs’teki binlerce ev yıkılacak demektir. Kudüs halkı Mescid-i Aksâ’nın doğal muhafızlarıdır. Nasıl Mescid-i Aksâ’ya sahip çıkıyorsak Kudüs halkına da sahip çıkacağız ve mümkün olan her platformda bu zulmü anlatacağız. Evleri yıkılan kardeşlerimizin acil olarak ellerinden tutacağız.”


Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi

Trump’tan, İran’a Hürmüz Tehdidi






