"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Hilafet İstemek Suç Değildir, Asıl Suçlu Sizlersiniz!
24 Şubat 2021Köklü Değişim Medya

Hilafet İstemek Suç Değildir, Asıl Suçlu Sizlersiniz!

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 23 Şubat 2021 Salı günü gerçekleştirdiği Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda Hilafet videosu çektikleri için gözaltına alınan Müslüman bacılara yönelik zulüm ele alındı.

Hilafetin kaldırılışının 100’üncü Yılı münasebetiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında Türkiye’nin tarihi şehirlerinde Hilafet içerikli video çekimleri yapılarak Hizb-ut Tahrir’in sosyal medya hesaplarından yayınlanmıştı. Daha sonra video çekiminde yer alan Müslümanlar önce İstanbul’da sonra Bursa İnegöl’de en son olarak da Ankara’da 5 Müslüman kadın gözaltına alındılar.

Değerlendirme toplantısında bu konuya değinen Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, “Bu sabah saatlerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından 5 bacımız gözaltına alınıp savcılık emri ile Afyon’a götürüldüler. Sebep neydi biliyor musunuz? Afyon’un tarihi Amuriye bölgesinde, esaret altındaki Müslüman kadınların feryadına icabet eden İslam Halifesi Mu’tasım’ı hatırlatan bir video çekimi yaptıkları için bu bacılarımız gözaltına alındılar. Bu bacılarımız ne yapmışlar ne suç işlemişler ki evlerine sabah şafak vaktinde panzerler ile baskın yapılıyor. Onların zerre suçu yok, onlar sadece İslam ve Hilafete çağırdılar, kırmadılar dökmediler, küfretmediler. Velev ki ifadelerinin alınmasını gerektiren resmi bir işlem başlatıldı; bir telefon ile ulaşılıp ifadeye çağrılabilecekken kardeşlerimize adeta terörist muamelesi yapılarak gözaltına alınması nedendir?” diye sorarak yapılan zulme tepki gösterdi.

Konuşmasında iktidar yetkililerine seslenen Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, “Hilafet ile ilgili video çekimi yapan bacılarımızın hatırlattığı halife Mu’tasım Rumların esir aldığı tek bir Müslüman kadını kurtarmak için Bağdat’tan Amuriye’ye devasa bir ordu göndermiş ve kadını kurtarmıştı. O esir bacımız ‘Va Mu’tasımah’ çığlıklarıyla halifeden imdat dilemişti. Bu çağrı Mu’tasım’a ulaştığında o Müslüman kadını kurtarmadan bir şey yiyip içmeyi kendisine haram kılmıştı. Sizler ise bugün İslam coğrafyasının dört bir yanındaki mazlum kadın ve çocukların feryatlarına ve çığlıklarına gözlerinizi kapattınız, kulaklarınızı tıkadınız. Dilleriniz lal oldu. Bu da yetmezmiş gibi sırf ‘Rabbim Allah’tır’ dedikleri ve İslami bir hayat istedikleri için Müslüman kadınlara zulmediyorsunuz. Hilafet istemek ne Allah katında ne de Allah'a ve ahiret gününe iman edenler nezdinde suç değildir. Bilakis İslami bir görev aynı zamanda onur ve şereftir. Biz bu yaptığımız işle onur ve şeref duyuyoruz. Asıl suçlu sizlersiniz, çünkü sizler İslam'ın yönetim şekli olan Hilafet'e karşı olanlarla bir oluyorsunuz. Hilafete davet edenlere zulmediyorsunuz. Bu ülkede Hilafet dedikleri için, Hilafet istedikleri için Müslüman gençler ve kadınlar gözaltına alınıyorsa, İçişleri Bakanı’ndan Adalet Bakanı’na, Aile ve Kadın’dan sorumlu Bakan’dan Cumhurbaşkanı’na kadar herkes sorumludur ve herkes bu vebale ortaktır.” ifadelerini kullandı.

Mahmut Kar son olarak gözaltına alınması sonrası paylaşımları ve açıklamalarıyla müslüman bacılarımıza destek olan Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, kanaat önderi alimler, gazeteci, yazar, akademisyen ve tüm Müslümanlara teşekkür etti.

HİLAFET İSLAM ŞERİATININ KENDİSİDİR

Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantısı’nın diğer bir konusu Hilafet hakkındaki olumsuz tezlere verilen cevaplar oldu.

Konuşmasına “Hizb-ut Tahrir’in Hilafet çağrısı karşısında dudak bükenlere, bu devirde Hilafet te neymiş diyenlere, Hilafetin gericilik olduğunu söyleyenlere rastlamışsınızdır” diye başlayan Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, “Öncelikle belirtelim ki Hilafet, İslam şeriatından bir parçadır. Hatta İslam şeriatının ta kendisidir. Nitekim Büyük İslam alimi ve müfessir İmam Kurtubî Hilafeti “Bütün sütunların kendisine dayandığı temel sütun” olarak tarif etmiştir. Zira Hilafet olmazsa İslam şeriatı tatbik edilemez. İslam dünyasına bir bakın! Endonezya’dan Fas’a kadar İslam şeriatını kâmilen tatbik eden bir belde var mı? Hayır yok! Bazı had ve cezaların uygulanması sizi yanıltmasın. Çünkü İslam şeriatı had ve cezalardan ibaret değildir. Ekonomiden, sosyal hayata iç siyasetten dış siyasete tamamının İslam’a göre olması zorunludur. Dolayısıyla Hilafet olmadan İslam şeriatının tatbik edilemeyeceği hakikati aslında fiilen gözlerimizin önünde duruyor” şeklinde konuştu.

Hilafetin yokluğunda Müslümanların içine düştüğü duruma dikkat çeken Kar, şöyle konuştu: “Hizb-ut Tahrir Müslümanları Hilafete, İslam şeriatını tatbik etmeye davet ediyor. Zira Hilafet, Allah’ın rızasına nail olmanın yoludur. Hilafet ahirette Allah’ın rızasını kazanmak iken; dünya da güç ve kuvvettir, vahdettir, ferahlıktır, berekettir, izzettir, onurdur! Sömürgeci kafirlerin boyunduruğundan kurtulmaktır. Müslümanların arasına çekilen sınırların kaldırılmasıdır. Askeri ve iktisadi güçlerin birleştirilmesidir. Tüm bunlara rağmen Hilafet’e hayal mi diyorsunuz? Allah’ın Rasulü SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu hadis-i şerifine ne diyorsunuz? “Sonra da yeniden Peygamberlik metodu üzere Raşidi Hilafet olacaktır” Şayet Hilafet hayal ise o hayal bize Allah’ın Rasul’ü Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in emanetidir. Ve Allah’ın Rasulü asla ve kat’a yalan söylemez! Olmayacak hayallere kapılmaz! Olmayacak hayalleri müjde olarak vermez!”

Mahmut Kar konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kuşkusuz her şeyin bir eceli vardır! Elbet Allah’a isyanın temel direği olan laik düzenlerin de bir eceli vardır. Allah’ın takdir ettiği ecel geldiğinde yok olup gideceklerdir. Her şeyin de bir doğuşu vardır. Allah takdir ettiğinde İslam güneşi yani Raşidi Hilafet yeniden doğacaktır. Hilafete dil uzatanlar, onun gelişini geciktirmeye çalışanlar güneşi balçıkla sıvamaya çalışan biçare zavallılardır. Ve herkes bilir ki “Güneş balçıkla sıvanmaz!”

Toplantının tamamını izlemek için:

#YenidenHilafet

#HilafetİstemekSuçDeğildir