"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Esed Rejimine Meşruiyet Kazandırmak İçin Katliam: 9 Ölü, 75 Yaralı
07 Kasım 2022Köklü Değişim Medya

Esed Rejimine Meşruiyet Kazandırmak İçin Katliam: 9 Ölü, 75 Yaralı

Rusya ve Esed rejiminin Pazar günü sabah saatlerinde İdlib’in batısında bulunan Kefer Calis’teki çadır kente düzenlediği saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybederken 75 kişi de yaralandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin verdiği bilgilere göre, katliama Rusya havadan yasaklı misket bombalarıyla destek veriyor.

Rejim güçlerinin, Pazar günü sabah saatlerinde yerinden edilen sivillerin sığındığı Maram kampına düzenlediği saldırıda, ölü sayısı 9’a yükselirken, yaralı durumdaki 75 sivilin tedavileri sürüyor.

Öte yandan Esed rejimi ve İran destekli terörist gruplardan oluşan güçler, İdlib’in güneyindeki Halep ve Lazkiye illerini bağlayan stratejik M4 kara yolu çevresini ve Halep'in batı kırsalındaki sivil yerleşimlerle rejim karşıtı askeri grupların cephe hatlarına ağır silahlarla saldırı düzenledi.

Sivil savunma kaynaklarının verdiği bilgilere göre, rejim güçleri, İdlib'in güneyindeki M4 kara yolunun çevresindeki Şinan, Ruveyha, Kensafra, Mıntf, Beynin, Keferlete, San, Sermin ve Marataliye köyleri ile Halep’in batı kırsalındaki Keferamme ve Bilente köylerini karadan karaya atış yapılan silahlarla saldırdı.

İdlib’deki son gelişmeler ışığında saldırıların Esed rejimi ile savaşan muhalif grupları hedef alan stratejik saldırılar olduğunu ortaya koyuyor. Heyeti TahriruşŞam (HTŞ) ve Suriye Milli Ordusu (SMO) da saldırılarını bu muhalif gruplara yöneltmiş durumda. ABD’nin himayesindeki Cenevre görüşmelerinde dayatılan siyasi sürece destek veren ve bu doğrultu da hareket eden HTŞ ve SMO, böylece Cenevre’deki görüşmelerde masada muhatap alınan Suriye halkının katili Esed rejimine meşruiyet kazandırıyor.

Bu operasyonlar, Ankara’nın Esed rejimi ile “normalleşme” girişimlerine şiddetle karşı çıkan ve Esed rejimine karşı savaşan bu grupların iki yönlü olarak sindirilmesine yönelik olduğu düşünülüyor.

Astana Üçlüsü olarak bilinen ve 2015 yılında Esed rejmi düşecekken sahaya dahil olan Türkiye, Rusya ve İran, 2017'deki Astana toplantısında Esed rejiminin kontrolünde olmayan alanda 4 "gerginliği azaltma bölgesi" oluşturma karar almıştı. Daha sonra rejim, İran destekli terörist gruplar ve Rusya, saldırılara devam ederek 4 bölgeden 3'ünü ele geçirmiş ve İdlib’e yönelmişti.

“Astana Üçlüsü”nün her ilan ettiği ateşkes ve mutabakat sonrası adım adım ilerleyen Esed rejimi, ayağa kalkarken, Türkiye’nin kontrolünde bulunan muhalif güçler ise kuzeye çekilerek bu saldırıları izlemişti. HTŞ de İdlib’de gözlem kuleleriyle oluşturulan statükoya sessiz kalarak Esed rejiminin önünü açmıştı.

Suriye’deki siyasi durum Astana Üçlüsü’nün gayretleriyle Esed rejiminin lehinde ilerliyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bahsettiği rejim ile muhalefeti uzlaştırma planı ve Esed rejmine meşruiyet kazandırma stratejisine karşı çıkanları sindirmeye yönelik olduğu düşünülen saldırılar artmış durumda. Kısa süre önce HTŞ’nin Afrin ve Azez’e düzenlediği ve Ankara’nın sessiz kaldığı geniş çaplı operasyonun da bu plan ile bağlantılı olduğu düşünülüyor.

Esed rejimi ile görüşme ve meşruiyet kazandırma çabaları çerçevesinde Türkiye’de bazı medya grupları operasyonel haberlere imza atarken, hükümetin çizdiği politikaya zemin oluşturmaya çalışıyor.

Esed-2.jpg