
Erdoğan Eleştiriyor, Putin ve Esed İlerliyor
Köklü Değişim Medya
Suriye’deki süreç Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kınama ve eleştirileri eşliğinde Rusya, İran ve Esed’in katliamlarıyla devam ediyor. Erdoğan’ın yeni açıklamaları, Astana formatı denilen katliam sürecinde sona gelindiğini ve ABD'nin işaret ettiği Cenevre sürecine geçileceğini ortaya koyuyor zira muhalefetin elindeki son toprak parçası da Astana ortaklığı sayesinde zorba Esed rejimi tarafından ele geçiriliyor.
Afrika ziyareti dönüşü uçakta basın mensuplarına açıklamalar yapan Cumurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Libya'da işbirliği içinde olduğu Rusya'ya karşı eleştiriler yöneltti.
Rusya'nın Suriye'deki anlaşmalara bağlı kalmadığını ve İdlib'de bombardımanların devam ettiğini belirten Erdoğan, "Rusya ile gerek Soçi gerek Astana'da bazı görüşmeler, anlaşmalar oldu. Bu anlaşmalara Rusya'nın sadık kalması halinde, biz de aynı sadakatle yola devam ederiz. Şu an itibarıyla maalesef Rusya, Astana'ya da, Soçi'ye de sadık değil" açıklamasında bulundu.
Dışişlerinin bu konuda Rus muhataplarıyla görüşmeler yaptığına dikkat çeken Erdoğan, bu görüşmelerde kendilerine "İdlib'de bu bombalamaları vesaire durdurdunuz durdurdunuz, durdurmadığınız takdirde bizim artık sabrımız tükeniyor. Bundan sonra ne gerekiyorsa biz de bunu yapacağız" dediklerini ifade etti. Türkiye uzun zamandır bu tür açıklamalar yaparken, Rusya ve Esed rejimi de katliama devam ediyor. Astana süreci de bu şekilde yürütülen ve zorba Esed rejimini yeniden hakim kılıp, halka dayatmayı amaçlayan bir anafikir üstüne kurulu.
"Rusya Tavrını Belli Etsin"
Rusya'dan Suriye konusunda tavrını belli etmesini isteyen Erdoğan, Rusya'nın bir seçim yapması gerektiğini vurgulayarak "ya Suriye ile olan süreci farklı yüreteceğini ya da Türkiye olan süreci farklı yürüteceğini ve bunun başka yolu almadığını" dile getirerek Cenevre’yi işaret etmiş oldu. Zaten Astana süreci de Cenevre’nin bir altyapısıydı.
İdlib vilayetinde ateşkesin ilan edilmesinin ardından Şam ve Moskova, vilayette "teröristlere" karşı operasyonlarını süreceğini duyurmuştu. Rusya'nın sözlerini hatırlatan Erdoğan, "Kim terörist? Kendi toprağını savunanlar mı terörist? Bunlar direnişçi. Şu anda bunlara sorarsan Türkiye'deki yaklaşık 4 milyon Suriyeli de terörist. Bunlar nereden kaçtı geldi? Esed'in zulmünden kaçtı geldi. Şu anda bu insanlar bize barınmış durumdalar" diyerek Astana’da Türkiye’ye biçilen “muhaliflerin garantörü” rolüne uygun açıklamalar yaptı.
“Briket Barınaklar Yapıyoruz”
İdlib’de neler yaptığını amlatan Erdoğan şöyle devam etti:
"İdlib’de aynı şekilde devam eden bu süreçte biz ne yapıyoruz şu anda? Briket barınak yapıyoruz. Niye? Bu kışın soğuğunda bunlar çadırlarda duramazlar. Bunlara briket barınaklar yapalım. Bunları ben (Rusya Devlet Başkanı) Sayın Putin’e de söyledim. Bu insanlar şu anda çadırlarda nereye kadar? Bunun için Esed’e söylenmesi gerekeni siz söylerseniz, bu insanları da biz konforu yüksek hale getirebiliriz. Onun için de biz bu işi gevşetemeyiz, aynı kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceğiz."
Cenevre’yi İşaret Etti
Erdoğan, Astana’nın bir altyapı olduğunu üstü örtülü zikredip, ABD’nin de işaret ettiği Cenevre sürecine vurgu yaptı.
Erdoğan’ın açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda Astana süreci diye bir şey de kalmadı. Astana süreci şu anda sessizlikte veya sessizliğe büründü. Astana’yı yeniden ayağa kaldırmak ve yeniden ayağa kalkışı ile birlikte Türkiye, Rusya, İran ne yapabilir, bakmak lazım. Zaten Amerika üst düzeyde buraya katılmıyor, alt düzeyde büyükelçi veya özel temsilci öyle katılıyor.
Burada ağırlıklı biz üç ülkeyiz, Rusya, İran, Türkiye. Şimdi bunu yeniden canlandırarak Astana sürecinden ne çıkar, bakılabilir. Tabi asıl gidilmesi gereken yer Cenevre. Cenevre konusunda da sanki unutma politikası var. Bunu hareketlendirmek, bir an önce işi siyasi sürece kavuşturmak ve netice almak gibi bir durum söz konusu olmalı."
Katil Esed rejimi ve Rusya'nın muhalif güçlerin kontrolündeki son bölge olan İdlib'de askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. 12 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkese rağmen rejimin ilerlemeye devam ettiği bildiriliyor. Rejime bağlı birliklerin Salı günü vilayetin stratejik öneme sahip Maraat el Numan ilçesinde kontrolü sağladığı duyurulmuştu.
Moskova, Esed rejiminin yanında yer alırken, Türkiye Suriye'deki eski adı Özgür Suriye Ordusu olan Suriye Milli Ordusu'nu destekleyen rolleri ile ortak işbirliğine devam ediyor.
Benzer Haberler

Trump: “Şara’yı Cumhurbaşkanlığına Ben Getirdim”

Suriye’de 3 Yıldır Tutuklu Bulunan Hizb-ut Tahrir Üyeleri Serbest Bırakıldı

Suriye Cumhurbaşkanı Şara: Fikrî Tartışmalara Girecek Lüksümüz Yok

Erdoğan, Gazze’deki Zulme Karşı “Klas Duruş” Sergilediklerini Söyledi

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi

Trump’tan, İran’a Hürmüz Tehdidi




