Erdoğan, Trump'ın Barış Kurulu’na Hakan Fidan’ı Gönderiyor
18 Şubat 2026

Erdoğan, Trump'ın Barış Kurulu’na Hakan Fidan’ı Gönderiyor

Köklü Değişim Medya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti sonrası yurda dönüşte gazetecilerin sorularını yanıtladı ve Gazze soykırımının ortağı ABD Başkanı Trump’ın tertiplediği “Gazze Barış Kurulu” için davet geldiğini açıkladı.

Ziyaretine ilişkin önce genel değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Etiyopya'yı yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Görüşmelerde ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, “1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık” detayını paylaştı.

“ABD’den Davet Geldi: Fidan Gidiyor”

Soru: Sayın Cumhurbaşkanım ben de Gazze ile ilgili bir soru soracağım. Kurulan Barış Kurulu ilk toplantısını 19 Şubat'ta yapmayı planlıyordu. Siz daha evvel “davet gelmedi” demiştiniz. Acaba Türkiye'ye bir davet geldi mi? Türkiye katılacak mı?

Cevap: “Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç; ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir.”

Terörsüz Türkiye Süreci

“Terörsüz Türkiye hedefimize doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerliyoruz. Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır.”

“İran’a Askeri Müdahaleyi Karşıyız”

Soru: İran konusunda Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını biliyoruz. Siz de yoğun temaslar yürütüyorsunuz. Sayın Dışişleri Bakanımız da aynı şekilde… Bugün de Cenevre'de bazı görüşmeler vardı. Oradan çıkan açıklamaları da sanırım takip etmişsinizdir. Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?

Cevap: “İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz.”