"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Ercan Özçelik: “CEDAW, İstanbul Sözleşmesi’nin Annesidir”
15 Aralık 2020Köklü Değişim Medya

Ercan Özçelik: “CEDAW, İstanbul Sözleşmesi’nin Annesidir”

Köklü Değişim Medya

Türkiye Aile Meclisi Başkan Yardımcısı Ercan Özçelik, Değişim TV'de haramdan uzak durup, genç yaşta evlenerek meşru bir hayatı seçen gençlerin yargı zulmüyle nasıl mağdur edildiğine, bu sorunların CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi ile ortaya çıktığına ve bu sorunların nasıl çözüleceğine dair açıklamalarda bulundu.

Köklü Değişim Medya tarafından düzenlenen ve Değişim TV’den canlı yayınlanan “Türkiye’nin Yargı Sorunu Reformlar ile Çözülebilir mi?” başlıklı programa videokonferans yoluyla iştirak eden Türkiye Aile Meclisi Başkan Yardımcısı Ercan Özçelik, genç evlilik mağduriyetinin ilk önce Cumhuriyet ile birlikte tatbik edilen İsviçre medeni kanunu sonrası başladığını ve 1938 yılında kanunda düzenlemeye gidilerek toplumun örflerine uygun hale getirilip yaşta esneklik uygulandığını ifade etti. Bu uygulamanın 2001 yılına kadar devam ettiğini ve tekrar 18 yaş sınırının getirildiğini hatırlatan Özçelik, genç yaşta evlenip, çoluk çocuk sahip olduktan ve resmi nikahları olmasına rağmen masum insanların cezaevlerine atıldığına ve ailelerin de tecavüz suçuna yardım etmekle yargılanıp cezalandırıldığına dikkat çekti.

Zina etmeyip, evlendikleri için gençlerin cezalandırılması bize yakışmıyor” diyen Özçelik, iktidarın bu sorunu çözeceğine söz verip, belli birtakım odakların baskısıyla geri adım atmasının da zulmü devam ettirdiğine işaret etti.

CEDAW sözleşmesinin İstanbul Sözleşmesi’nin annesi olduğunu ve genç evlenenlerin bu sözleşme ile ilk olarak mağdur edildiğini ortaya koyan Ercan Özçelik, bu sözleşmelerin aile birliğini yıkmaya ve her türlü sapkın ilişkiye meşruiyet kazandırmaya yönelik çalışma yaptığını ve Türkiye’nin sözleşmenin tümünü eşcinsel evliliklere göz yumulması hariç uyguladığını söyledi.

Genç evlenenlere uygulanan zulüm, süresiz nafaka, velayet, mal ortaklığı uygulaması, kadının beyanın esas alınması (6284) gibi uygulanan bu kanunlar ile aile kurmak isteyen gençlerin evlilikten uzak durmasına ve nihayetinde aileyi hedef alan bir çalışma olduğuna değinen Özçelik, İstanbul Sözleşmesi’nin resmi hali olan 6284 nolu kanunun erkeği yok edilmesi gereken bir varlık gibi gösterdiğini ve İslam’ın emri olan arabuluculuk müessesesini ortadan kaldırdığına dikkat çekip ailenin yıkımının hedeflendiğini belirtti.