"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Dilipak: “Paramız ve Gücümüz İmanımızın Önüne Geçti”
15 Şubat 2021Köklü Değişim Medya

Dilipak: “Paramız ve Gücümüz İmanımızın Önüne Geçti”

Köklü Değişim Medya

Abdurrahman Dilipak, son makalesinde AK Parti iktidarı zamanında yaşanan olumsuz değişimi isim vermeden eleştirdi. Dilipak, "Bugün paramız ve gücümüz aklımızın ve imanımızın önüne geçti” ifadesiyle yaşanan evrilmeye dikkat çekti. Toplumu ifsad edip, aileyi ve ahlâkı yok eden İstanbul Sözleşmesi'ne getirdiği eleştirilere yer verdiği makalesinden zikrettiği teşbihler sonrası AK Parti ve çevresi, Dİlipak'a toplu dava açmıştı.

Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, dün yayımlanan makalesinde “Kimseden korkmayacak, kula kulluk yapmayacaktık, zalimler karşısında Hakkı söyleyecektik, Adil şahidler olacaktık. Ama olmadı. Sonunda biz cahillerden ve zalimlerden olduk” ifadeleriyle yaşanan olumsuz değişimi yeniden vurguladı.

Dilipak, olumsuz değişime dikkat çektiği kısımda şu ifadelere yer verdi:

Allah (cc) bizi rızasının tecellisinin vesilesi olalım diye yarattı. O bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak, mazlumlara yardım etmek ister. Biz Hakkın ve halkın, gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olacaktık. Ama halimiz ortada. Kimseden korkmayacak, kula kulluk yapmayacaktık, zalimler karşısında Hakkı söyleyecektik, Adil şahidler olacaktık. Ama olmadı. Şeytanın varlığı günah işlememizin bahanesi değildir ve olamaz. Allah’ın muttaki kullarına hiç kimse zarar veremez. Sonunda biz cahillerden ve zalimlerden olduk. Sonuçta, Allah da cahil ve zalimlere yardım etmiyor işte. İşlerimizi sarp dağlara sardırıyor ve üstümüze pislik yağdırıyor. Biz hep başkalarını eleştiriyor, başkalarına söylediklerimiz konusunda kendi nefsimizi hesaba çekmiyoruz. O Allah ise, biz kendimizi değiştirmeden yardımının bize ulaşmayacağını söylüyor. Biz ise kendimizi değiştirmek konusunda inatla direniyoruz. Hani işi ehline verecektik, yalan söylemeyecektik, kamu malına el uzatmayacaktık, adaletten sapmayacaktık. Ne oldu! Böyle yaparsanız, Allah’ın gazabı yakın denmedi mi bize, zalimlere yardım eder, onlarla beraber olursanız, onları yakan ateşin bize de dokunacağı, Allah’ın o zalimleri bizim başımıza bela edeceği haber verilmedi mi bize.

Dilipak, Kur’an-ı Kerim’den ayetler örnekliğinde yazısına şöyle devam etti:

O ‘iman ettik’ diyenlerin bazıları neye iman ettiklerinin farkında değiller. Bir kısmı ‘iman ettik’ demekle yakalarının bırakılıvereceğini, namaz kılıp, hacca gidip, oruç tutarak, çaldıklarının bir kısmını mabetlere, hayır yoluna harcayarak bağışlanıvereceklerini sanıyorlar. Oysa ‘Şeytan onları Allah’la aldatıyor’. Allah yaptıklarımızı, kapalı kapılar arkasında fısıldayarak konuştuklarımızı, kafamızda kurgulayıp, kalbimizden geçenleri, açık ve gizli her işimizi, gizli kasalardaki haram paraların nasıl elde edildiğini de bilmektedir.

Halbuki, ne güzel hayallerimiz vardı. Dün dinimiz uğruna direniyorduk, yardımlaşıyorduk. Para ve makam bizi bozdu. Şöhret bizi bozdu. Daha doğrusu bunlar bizi bozmadı. Bunlara sahip olunca, içimizde gizlediğimiz Şeytani sapkınlıklarımız gün yüzüne çıktı. Fuhşiyata dalanlarımız, kumar oynayanlarımız, heva, heves, oyun ve eğlence peşinde, malayani işlerle ömür tüketenlerimiz çoğaldı. Kimileri meğer ötekileri kıskanıyormuş. Onların bazıları mal ve makam için kavga ediyormuş ve bu gayelerine ulaşmak için dini basamak yapıyormuş.

Onun için Cenab-ı Allah, bizim için, “mal, can/evlad, kabile ve sevdiğimiz her ne varsa bizim için fitne/zor imtihan olduğunu söylüyor. Onun için bizleri, bunları artırarak ve eksilterek imtihan edileceğimizi haber veriyor.”

Para ve güç ele geçirilince nasıl yoldan çıkıldığını “Bana göre, bugün paramız ve gücümüz aklımızın ve imanımızın önüne geçti” ifadesini kullanarak ifade eden Dilipak, şöyle devam etti:

Gücümüze, servetimize aklımız ve imanımız değil, aklımız ve imanımıza gücümüz ve servetimiz, güç ve servet sahipleri yön vermeye çalışıyor. Yani inandığımız gibi yaşamayınca, yaşadığımız gibi inanmaya başlıyoruz ve asıl felaketin sebebi de bu. Biz Allah’ın ipini bırakınca, O da bizim ipimizi bırakıyor. Şunu unutmayalım: Tek gerçek var imtihan oluyoruz. Ve biz kendimizi değiştirmeden de Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek. Yani asıl değişmesi gereken biziz biz! Selâm ve dua ile.