
Çin, Urumçi’de OHAL İlan Etti!
Köklü Değişim Medya
Çin, koronavirüs bahanesiyle Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de “olağanüstü hal” ilan etti.
Çin devlet televizyonunun ismini belirtmediği yetkililerden aktardığına göre, şehirdeki toplantılar askıya alındı, yerel toplantıların ise sadece aile ziyaretleriyle sınırlı tutulduğu belirtildi.
Çin’in sosyal medya sitesi “weibo’daki” resmi hesabı üzerinden Cumartesi günü yaptığı açıklamada bulunan yerel hükümet, yeni vakaların ve semptom gösterenlerin tamamının Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Urumçi şehrinde gözlendiğini belirtti. Yerel yönetim, insanların zaruri durumlar dışında şehir dışına çıkmamalarını isterken, virüsün yayılmasını önlemek için şehir dışına çıkmak isteyenlere test zorunluluğu getirildi.
Urumçi’deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Müdürü Rui Baoling, düzenlediği basın toplantısında, şehirde teyit edilerek kayıtlara geçen ve en son gözlemlenen vakaların bir dizi faaliyetle irtibatlı olduğunu belirtti. Bununla birlikte Çinli yetkili, söz konusu faaliyetlerin niteliklerinin neler olduğu konusunda detaylara yer vermedi.
Çin’deki Uygur azınlığının büyük bir kısmını içeren Sincan Özerk Bölgesi, ilk defa geçtiğimiz yıl Wuhan bölgesinde ortaya çıkan tehlikeli virüs salgınından etkilenmemişti.
Çin Ulusal Sağlık Kurulu tarafından Cumartesi yapılan açıklamada, 17 Temmuz tarihinde Çin anakarasında yeni tip koronavirüs salgınına bağlı 22 yeni bulaş kaydedildiği, bir gün öncesinde ise ölüm vakalarının 10’a çıktığını duyurdu. Cuma günü açıklamada bulunan kurul, Çin anakarasında yeni tip koronavirüse bağlı vaka sayısının 83 bin 644’e yükseldiğini, 4 bin 634 olan ölü sayısında herhangi bir değişiklik yaşanmadığını belirtti.
Uluslararası gözlemciler, Çin’deki vaka sayılarının açıklanan resmi rakamlardan çok daha fazla olduğu düşüncesindeler.
Çin, Doğu Türkistan’da Müslümanlara yönelik büyük bir asimilasyon çalışması yürütüyor. Oluşturduğu işkence kamplarına binlerce Müslüman aileyi hapsederken, çocuklarına ise Çin Komünist Partisinin marşlarını ezberlettiriyor. Komünist ideolojiye ait eğitim ve kültür veriyor.
Çin, bölgede binlerce tarihi camiyi yıkarak İslam’a dair görüntüleri yok ederken, Uygur ailelerin evlerine Çin istihbarat elemanlarını yerleştirdi.
Urumçi Katliamının 11. Yıldönümü
Doğu Türkistanlılara, Çin yönetiminin organı olan Çin Komünist Partisi tarafından, -sistematik baskı ve asimilasyon politikaları çerçevesinde dünden bugüne yaşatılan baskı faaliyetleri, bugün de toplama kamplarıyla devam ediyor.
Çin yönetimi, bundan 11 yıl önce sayıları kesin olmamakla beraber, 5 Temmuz 2009'da Doğu Türkistan'ın Urumçi şehrinde gerçekleştirdiği katliamla yüzlerce Uygurlu Müslümanı katletti.
5 Temmuz’da 2009’da gerçekleşen Urumçi katliamının arka planında 25 - 26 Haziran 2009'da Çin'in Shaoguan şehrinde yaşanan olaylar vardı. Bölgedeki, bir oyuncak fabrikasında sözde taciz iddiasıyla başlatılan olaylarda 10'u aşkın Uygur işçi öldürülmüş ve bu görüntüler sosyal medya üzerinden sergilenmişti.
Uygur Öğrencilerin Barışçıl Protestosuna Sert Müdahale
Olayların bu şekilde patlak vermesinin ardından, tüm Doğu Türkistan'da tepkiler yükselmeye başladı. 5 Temmuz 2009'da Uygur öğrenciler, barışçıl bir protesto yürüyüşü düzenlemek istediler. Bu protesto yürüyüşüne katılan insanlara Çin Komünist Partisi'nin provokasyonları sonucu Han Çinlileri tarafından saldırıldı. Barışçıl yürüyüş kaosa dönüştü.
Olayların kaosa dönüşmesi sürecinde hiçbir önlem almayan Çinli kolluk kuvvetleri olayların sonunda ve ertesi günde insan avına çıktı. Kamyonlara yüklenen yüzlerce Uygur şehir dışında infaz edildi veya kayıplara karıştı.
Bugün Doğu Türkistan'da her türlü temel hakların gasp edildiği biliniyor. İnsanların evlerinde zorunlu misafirlikler yapılarak, her türlü kişisel teknolojik aletleri toplatılarak mutlak bir gözetim uygulanıyor.
Urumçi Olaylarından Doğu Türkistan'daki Toplama Kamplarına
Urumçi katliamından sonra artan baskılar Ağustos 2016'da ise kendini yeni bir boyut kazandırdı. Tibet'te sömürge valiliği görevini yürüten Chen Quanguo, Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından Doğu Türkistan'a atandı.
Chen Quanguo'nun görevi, Jinping'in İpek Yolu projesi olan "Kuşak ve Yol Projesi" hamlesinde kilit bir jeopolitik konuma sahip olan Doğu Türkistan'da tam kontrolü sağlamak oldu. Chen Quanguo göreve geldiği andan itibaren ülkeyi bir açık hava hapishanesine dönüştürdü. Bugün 1 milyonu aşkın Uygur toplama kamplarında tutuklu, bölgede tüm insan hakları askıya alınmış durumda.
Polis sayısında katlanarak yaşanan artışlar, son teknoloji gözetleme ve kontrol sistemleri ve hâkim önüne çıkarılmadan insanların gönderildiği toplama kampları. Doğu Türkistan’da Çin zulmü katlanarak devam ediyor ve ekonomik çıkarlar bahane edilerek tüm dünya bu zulmü sessizce seyrediyor.
Benzer Haberler

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi






