
Borsa Reel Ekonominin En Büyük Düşmanıdır
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 29 Eylül 2026 Salı günü gerçekleştirdiği Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda; iktidar ve çevresinin fail konumunda olduğu Borsa’daki fon vurgunu ele alındı. Toplantıda ayrıca eğitim sistemindeki sorunlar ile New York'taki Genel Kurul Zirvesi üzerinden Birleşmiş Milletler’in köhnemiş yapısı hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar; adında kalkınma olan ancak her krizden çıkışı başka bir kapitalist iktisat modelini taklit etmekte gören iktidarın, sistemin içine battıkça battığını ve bütün krizlerin bedelini halka ödettiğini söyledi.
Karşımızda 25 yıldır her seçimi İslami söylemler ile kazanan, "Nas"tan bahsederek faizi eleştiren bir iktidarın olduğunu ama aynı zamanda ne kadar gayri İslami fiil varsa mensuplarının bunlara bulaştığına dikkat çeken Kar, şöyle devam etti:
"İktidar bu gayri meşru sistemi bizatihi kendisi uygulamakla kalmıyor, Müslümanları da bu harama teşvik ediyor. Ahmet Davutoğlu başbakanlığı döneminde, çiftçiye düşük faizli kredi veren devlet bankalarına talep artınca 'Allah bereket versin' demişti. Eski Maliye Bakanı Nureddin Nebati döneminde çıkarılan Kur Korumalı Mevduat hesabı için Cumhurbaşkanı Erdoğan; 'Yastık altı birikimlerinizi değerlendirmek için hem yüksek kurun olumsuz etkilerinden kurtulun hem de faiz getirisiyle paranız değerlensin' diyerek vatandaşı faizli kazanca sevk etmişti."
Siyaseti zengin olmak ve kariyer yapmakla eş değer gören hastalıklı anlayışın verdiği zarara vurgu yapan Kar, şunları kaydetti:
"Şimdi bugün; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok yakın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da içinde bulunduğu bir grup borsa spekülatörü yüz binlerce insanı mağdur etti. Vatandaşın parası birçok siyasetçinin, birçok bürokratın zengin olma hırsına kurban edildi."
Hırsızlar Çaldıklarını Geri Getirdiğinde Yargılanmadan Muaf mı Tutulacaklar?
Kar ayrıca şu soruları sorarak krizin çözümü konusunda iktidarın tavrının samimiyetten uzak olduğunu ortaya koydu:
"Şimdi, bütün bunlardan sonra, iktidarın en etkili makamlarına gelmiş eski bir bakan, fondan kazandığı parayı Hazine ve Maliye Bakanlığı hesabına iade edince her şey çözülmüş mü oldu? Eğer bu para helal ise neden iade edildi; yok değil haram ise bu haramın kaynağı olan borsa sistemi hâlâ neden çalışıyor? Eğer bu para hukuka aykırı, haksız ve usulsüz bir şekilde elde edildiyse iade edilince suç ortadan kalkmış mı oluyor? Mesela bundan sonra hırsızlar çaldıklarını geri getirdiklerinde yargılanmaktan muaf mı tutulacaklar? Halkın parasının iç edildiği fon krizinin faillerine bu soruları kim soracak? Sadece 'milletin hakkını yiyenleri savunmayacağız' demek yeterli mi? Bu kişilerden hesap sorulmayacak mı?"
Konuşmasının sonunda, bütün bu mağduriyetlere rağmen devletin vatandaşın yanında olmak yerine hâlâ borsanın itibarını korumaya çalışmasını eleştiren Kar, sözlerini şöyle tamamladı:
"Borsa denilen şey, küçük yatırımcıları büyük hissedarların iki dudağı arasına mahkûm eden spekülatif bir balondur. Reel ekonominin en büyük düşmanıdır. Üretimi, istihdamı, reel ticareti baltalayan bir finans silahıdır. Tamam; anladık, İslam ekonomisini uygulamayacaksınız, ondan yüz çevirdiniz belli ki… Defalarca uyarmamıza rağmen krizlerin asıl kaynağı kapitalizmden de vazgeçmeyeceksiniz. Faiz konusunda söylemleriniz ve eylemlerinizde tezat oluşturacaksınız. Enflasyonu düşüremeyecek, faizi sıfırlayamayacak ve dövizin ateşini söndüremeyeceksiniz. Ama artık vatandaşın cebine göz dikmeyin… Onları Allah’ın hükümlerine yönelme, dinlerine bağlılıkları konusunda iman ve vicdanları ile yalnız bırakın. Çünkü sizin özünüz ile sözünüz bir değil…"
Konuşmanın tamamını Medya Bürosu’nun yayımladığı toplantı videosundan izleyebilirsiniz.












