
BM, Hem Esed Vahşetini Anlatıyor Hem de Cenevre’de Muhatap Alıyor
Köklü Değişim Medya
Meşruiyetini yitirmiş Esed rejiminin zindanlarında yüzbinlerce sivilin akıbeti belirsizliğini koruyor. 11 yılda 12 kez af çıkarmasına rağmen sözüne güvenilmeyen itibarını yitirmiş zorba Esed rejimi, BM himayesinde kurulan Cenevre masasında müzakerelere katılıyor.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Paulo Pinheiro, "Suriye'de tutuklu olmak kayıplara karışmakla eşdeğer" açıklamasında bulundu. Aynı Birleşmiş Milletler, Cenevre’de kurduğu müzakere masasında meşruiyetini yitirmiş zorba Esed rejimini muhatap alıyor.
Brüksel'de düzenlenen "Gerçekler ve adalete doğru: Suriye'de kayıplara karışan tutuklular krizi" konulu konferansta konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Paulo Pinheiro, Suriye'de Esed rejiminin tutukladığı ve yaklaşık 10 yıldır cezaevinde bulunan çok sayıda kişin akıbeti hakkında açıklamalarda bulundu.
Pinheiro, birçoğu 10 yıldır Esed rejimine ait merkezlerde tutuklu bulunan on binlerce sivilin akıbetinin bilinmediğini söyledi. Bu rakam muhaliflere göre yüzbinlere buluyor.
Tutukluların bir çoğunun infaz edilerek toplu mezarlara gömüldüğü tahmin ediliyor*.* Kısa süre önce Şam’ın Tadamun bölgesinde yapılan bir katliamın görüntüleri yayınlanmıştı. Görünütülerde hala Esed rejimi saflarında savaşan bir subayın sivillerin ellerini ve gözlerini bağladıktan sonra kazılan toplu mezara doğru ittiği ve kurşunlanıp katledildikten sonra ateşe verilerek cesetlerin yakıldığı ortaya çıkmıştı.
BM, Çağrıda Bulunarak Şam Kasabı Esed’i Meşrulaştırmak İstiyor
"Bugün Suriye'de tutuklu olmak, kayıplara karışmakla eşdeğer" değerlendirmesinde bulunan Pinheiro, kayıplara karışan sivillerin durumunun araştırılması için uluslararası yetkiye sahip bağımsız mekanizmanın kurulması gerektiğini vurguladı.
Pinheiro, "Bu mekanizmanın kuruluşu ne kadar beklerse kayıplara karışanların akıbetinin netleştirilmesi o kadar zorlaşır" uyarısında bulundu.
Esed rejiminin, tutuklu sivillerin güncel durumu hakkında ailelerine bilgi vermeyerek yüz binlerce kişiyi kasten mağdur etmeyi sürdürdüğünü belirten Pinheiro, "Bağımsız insan hakları kuruluşlarının, tutukluların bulunduğu merkezlerin hepsine serbest erişimi sağlanmalıdır" çağrısı yaparak Esed rejimine meşruiyet kazandırmaya çalıştığı gözlemlendi.
Yüzbinlerce Sivil Zindanlarda
Suriye'de sivillere yönelik hak ihlallerini belgeleyen Suriye İnsan Hakları Ağının (SNHR) verilerine göre, en az 132 bin sivil halen rejim zindanlarında tutulurken, muhalifler ise söz konusu rakamın yüz binler olduğunu savunuyor.
Rejimin 30 Nisan'da açıkladığı af kararının yürürlüğe girmesinin ardından ne kadar sivilin salıverileceği merak edilirken, SNHR verilerine göre şu ana kadar sadece 193 kişi serbest bırakıldı.
BM’nin Himayesindeki “Cenevre Masa”sının Altyapısı Astana
Baba Esed’den bu yana ABD’nin bölgedeki çıkarlarını koruyan ve “İsrail”in güvenliğini sağlayan Esed rejiminin zulüm ve zorbalığına karşı 2011 yılında düzenlenen sivil protestolara karşı tank ve topla karşılık vermesi üzerine başlayan olaylar tüm ülkeye yayılmıştı. 2014 yılına gelindiğinde Şam hariç neredeyse tüm büyük kentleri kaybeden Esed rejminin yıkılışını engellemek için Hizbullah ve İran deveye sokuldu. Daha sonra bazı kazanımlar verilerek Rusya sahaya davet edildi. Rusya, Türkiye ve İran’dan kurulu “Astana Üçlüsü”nün aldığı masada aldığı kararlar ve sahadaki operasyonlarla Esed rejiminin yeniden ayağa kalkması sağlandı. Muhalifler Esed rejiminden uzaklaştırılarak icat edilen yeni operasyonlarla kuzeye doğru çekildi ve ellerindeki büyük kentler tek tek düştü. Böylece zaten ordusu olmayan Esed rejiminin ayakta kalabilmesi için muhaliflerle arasındaki çatışmalar önlendi. Astana Üçlüsü’nün sayesinde İdlib’e sıkıştırılan muhalefet etkisiz hale getirildi ve ABD’nin himayesindeki Cenevre masasına oturtuldu. Bugün Cenevre’de Suriye halkını katleden Esed rejimi muhatap alınarak müzakereler sürdürülüyor. İslam nizamını isteyen Suriye halkına yeniden laik anayasa ve Esed rejimi dayatılıyor. Atom bombası hariç her türlü yasaklı silahla katledilen mazlum Suriye halkı, küresel laik demokratik şebekenin sahada ve masada oynadığı oyunlarla hedefinden saptırılmaya çalışılıyor. Öte yandan sığındığı ülkelerde ise celladı Esed rejimine teslim edilmekle tehdit ediliyor.
Benzer Haberler

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi

Trump’tan, İran’a Hürmüz Tehdidi






