
Bangladeş Rejimi Hizb-ut Tahrir Aktivistini Kaçırdı!
Köklü Değişim Medya
Hizb-ut Tahrir Bangladeş Medya Bürosu’nun yaptığı açıklamada “Sırf Rabbim Allah dediği için Hasina rejiminin haydut güvenlik güçleri, Abdullah ibn Yunus adındaki bir Hizb-ut Tahrir aktivistini kaçırıp, 2 aydan fazla bir süredir bilinmeyen bir yerde tutuyorlar.” ifadelerine yer verildi.
Hizb-ut Tahrir Bangladeş Medya Bürosu şu açıklama da bulunda**:**
Dakka Mohammadpur Kendriyo Koleji’nde coğrafya öğrencisi olan Yunus, 2 Temmuz 2020 günü Dakka Mohammadpur’daki bir akrabasının evinden sivil kıyafetli 8-10 emniyet mensubu tarafından zorla alınıp götürüldü. Daha sonra aile üyeleri, yerel polis bürosuna, RAB (Hızlı Hareket Taburu) ve DB (Dedektif Şubesi) ofisine gittiler, ancak hiçbiri kabul etmedi. Ailesi belirsizlik ve endişe yüzünden hastalandı. Güvenlik güçlerinin “zorla alıp götürdüğü” haberi, birçok ulusal gazetede yayınlandı. Ama yine de mahkemeye çıkarmadılar, serbest mi tutuklu mu olduğu belli değil.
Allah Subhânehu ve Teâlâ şu sözleriyle dava erlerini övdü:
وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَا إِلَى اللَّهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ “Ben şüphesiz Müslümanlardanım deyip dürüstlükle çalışarak Allah’a davet eden kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?” [Fussilet 33]
Güvenlik güçleri içindeki bu haydutlar, uzun süredir devam eden baskı nedeniyle insanların sefaletine karşı duyarsız kaldılar. Öyle ki birini tutukladıktan sonra yüksek otoritenin programı ve kararsızlığı nedeniyle birisini günlerce insanlık dışı ortamda veya zindanda tutabiliyorlar.
Güvenlik güçlerine -zorba Hasina rejiminin aygıtlarına- Hizb-ut Tahrir liderlerinin ve aktivistlerinin, yeryüzünde Allah’ın dinini ikamet etmek, Raşidi Hilafeti kurmak ve Allah’ın rızasına erişmek için çalıştıklarını hatırlatmak istiyoruz. Öte yandan Hasina rejimi, sadece bir aparat olarak kullanılıyor. Hilafetin yeniden kurulması karşısında direnerek emperyalist kâfir efendilerini hoşnut etmeye çalışıyor. Bu kapsamda rejim, Hizb-ut Tahrir liderlerini ve aktivistlerine işkence etmenizi, zulüm etmenizi size emretti. Bu nedenle, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın gazabından korkun ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu hadisine kulak verin:
إِنَّ اللَّهَ قَالَ مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ“Muhakkak ki Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu: “Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim.” [Taberani]
Son olarak, İslam’a karşı işlenen suçları hatırlatarak, güvenlik birimlerini ve İslam karşıtı bu tür çok iğrenç zulümleri uygulayan Hasina rejimini uyarmak istiyoruz. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
الْإِسْلَامُ يَجُبُّ مَا قَبْلَهُ“İslam daha önceki hata ve günahları siler.” [Ahmed, Taberani] Yani, cahiliye zamanındaki davalar, geçmiş davalar olarak kabul edilecektir. Ancak bazı istisnalar olacaktır. Bunlardan biri de İslam’a ve Müslümanlara zarar verenlerdir. Bunlar, hadisten müstesnadır. Çünkü Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, Mekke’yi fethettiğinde, cahiliyede İslam’a ve Müslümanlara verdikleri zarar nedeniyle bazı insanların fütursuzca kanının akıtılacağını açıkladı. Kâbe’nin örtülerine tutunsalar bile kanlarının dökülmesini istedi. Ancak, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem daha sonra (örneğin, İkrime ibn Ebu Cehil gibi) bazılarını affetti; dolayısıyla yakında kurulacak Hilafet, suç düzeylerini değerlendirerek bazılarını affedecek, bazılarını da ibretlik cezalar verecektir. Bu nedenle sakın günahlarınızı ağırlaştırmayın, Hizb-ut Tahrir üyelerine ve aktivistlerine işkence etmekten ve baskı yapmaktan vazgeçin, tutuklananları derhal serbest bırakın.
مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزَى إِلَّا مِثْلَهَا“Kim bir kötülük yaparsa, yalnızca onun benzeriyle karşılık görür.” [Ğafir 40]
Ürdün Rejimi de, Hizb-ut Tahrir’in Bir Gencini Daha Tutuklayarak Barbarlığını Sürdürüyor
Hizb-ut Tahrir Ürdün Medya Bürosu’nun yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Cuma öğleden sonra Ürdün rejimi güvenlik güçleri, sokağa çıkma yasağından da istifade ederek Ürdün Üniversitesi İnşaat Mühendisliği öğrencisi Hizb-ut Tahrir üyesi İbrahim Caradat’ı acımasızca ve barbarca bir şekilde tutukladılar. Ağır silahlı yaklaşık 60 güvenlik birimi, eve baskın düzenleyerek evin duvarının üzerinden atladılar. Silahları kullanmakla tehdit ettiler. İbrahim’i, babasını, kardeşini ve amcasını yakaladılar. İbrahim’i darp ettiler, ailesinin önünde sövdüler, hakaret ettiler, sonra gözaltına alıp istihbarat departmanına götürdüler!
Zorba güvenlik birimleri, rejimin entrika kurduğu ve Yahudilere peşkeş çektiği mübarek toprak Filistin’den vazgeçilmemesine çağıran belgenin yayınlanması ve propagandasından sonra bir dizi Hizb-ut Tahrir gencini takibata aldılar. Rejim hala Filistin komplosu, yüzyılın anlaşması maddelerinin uygulanması ve pazarlanması ile meşgul. Küfrün başı İngiltere tarafından kurulduğundan beri bu rejim, Batının sadık bir hizmetkârı, İslam’a ve Hizb-ut Tahrirli dava erlerine düşman olmuştur. Güvenlik güçleri, aynı nedenlerden dolayı öğrenci Muhammed Ebu El Assal’ı tutukladılar. Hücrede kalıyor. Ziyaret yasağı var, hatta on günden fazla bir süredir avukatının bile ziyaretine izin verilmiyor. Takibattaki Hizb-ut Tahrir gençleri, en hayırlı gençlerdir. İyi ahlaklıdırlar, dini uyanıklığa sahiptirler, İslam’ı, mübarek toprak da dâhil olmak üzere İslami ölüm kalım meselelerini dert edinmişlerdir. Biz kimseyi Allah adına tezkiye etmeyiz.
İslam’ın uygulanmasına ve hakemliğine çağrı yapmak, İslami kutsallıkları savunmak, artık bu aşağılık ve kötü niyetli rejimin gözünde bir suç haline gelmiştir.
Oysa insanlar arasında terör estiren, eziyet, ölüm ve teröre sebep olan suç çeteleri, yüzlerce suç geçmişine rağmen bu güvenlik güçleri ve yargının gözetimi altında serbestçe dolaşıyorlar. Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!
Ürdün rejimini, tutuklamalar, susturmak, ağır cezalar, pasaportlara el koymak, kadın ve çocuklara gözdağı vermek gibi Hizb-ut Tahrir gençlerine karşı uygulanan baskıcı taktiklerinin akıbetine karşı uyarıyoruz. Aziz ve Cebbar olan Allah’ın intikamı ve sizin gibi zorbaları yakalaması, çok uzak değildir.
إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ “Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.” [Hacc 38]
Ey kahraman ve izzetli Ürdün evlatları! Hizb-ut Tahrir’i altmış yıldan fazla bir süredir tanıyorsunuz. Asla yalan söylemeyen bir liderdir. Onurunuz ve haysiyetiniz için gecesini gündüzüne katıyor. İslam’ı uygulamak, aleyhinizdeki komploları deşifre etmek için çalışıyor. Yardımcısı olmanız için gayretlerinizi biliyor. Gençlerini savunun. Güvenlik birimlerine gençlerini takip etmemesi, tutukluları derhal serbest bırakması çağrısında bulunun. Davası, sizin davanızdır. Zilletten ve aşağılanmadan kurtuluş, şeri görevinizdir. Allah’a yemin olsun ki Hizb, Allah hakkında hiçbir kınayıcının kınamasından korkmaz. Tutuklamalar ve kovuşturmalar, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti kurulana kadar onu çalışmalarına devam etmekten alıkoyamaz. Yalnızca Allah’a tevekkül eder, hainler ona zarar veremez.
أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذِينَ مِن دُونِهِ وَمَن يُضْلِلِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ “Allah, kuluna yetmez mi? Seni O’ndan (Allah’tan) başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur.”[Zümer 36]

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi






