
Daha önce “NATO’nun beyin gerçekleşti” diyen Emmanuel Macron, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada Avrupa’nın güvenliğini artık kendi koşullarına göre şekillendirmesi gerektiğini vurgulayarak, AB’nin uzun yıllardır dayandığı ABD merkezli güvenlik mimarisine mesafeli bir yaklaşım ortaya koydu.
Fransa Cumhurbaşkanı, saldırgan bir Rusya ile karşı karşıya olan Avrupa’nın mevcut güvenlik çerçevesinin gelecekte geçerli olmayacağını belirterek, kıtanın yeni bir stratejik döneme girdiğini ifade etti. Macron, “Avrupa için bu yeni güvenlik mimarisini bir sonraki gün için müzakere edecek olanlar biz olmalıyız çünkü coğrafyamız değişmeyecek” dedi.
Macron, Rusya ile aynı coğrafyada yaşamaya devam edileceğine işaret ederek, güvenlik müzakerelerinin başkaları tarafından organize edilmesini istemediğini açıkça dile getirdi: “Rusya ile aynı yerde, Avrupalılarla aynı yerde yaşayacağız ve bu müzakerenin başka biri tarafından organize edilmesini istemiyorum.”
Konuşmasında Avrupa’nın gelecekteki güvenlik parametrelerinin daha “bütüncül” bir nükleer caydırıcılık yaklaşımını içerebileceğini belirten Macron, Fransa’nın bu konuda Avrupalı müttefiklerle stratejik bir diyalog başlattığını söyledi. “Ulusal doktrinimizi bazı kilit ülkelerde özel iş birliği ve ortak güvenlik çıkarlarıyla nasıl ifade edebileceğimizi görmek için Şansölye Merz ve (diğer) Avrupalı liderlerle stratejik bir diyalog başlattık” dedi.
Macron ayrıca, “Bu diyalog önemli çünkü nükleer caydırıcılığı bütüncül bir savunma ve güvenlik yaklaşımı içinde ifade etmenin bir yolu. Bu, Almanya ve Fransa arasındaki stratejik yaklaşımımızda bir yakınlaşma yaratmanın bir yoludur” ifadelerini kullandı.
Almanya tarafında ise Friedrich Merz, Avrupa’nın nükleer caydırıcılığı konusunda “gizli görüşmeler” yapıldığını belirtti. Merz, “Biz Almanlar yasal yükümlülüklerimize bağlıyız. Bunu kesinlikle NATO içindeki nükleer paylaşımımız bağlamında değerlendiriyoruz ve Avrupa'da farklı güvenlik bölgelerinin ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
ABD’den Bağımsız Bir Güvenlik
Macron’un açıklamaları, Avrupa’nın Soğuk Savaş sonrası dönemde benimsediği ABD güvenlik şemsiyesine tam bağımlı modelden uzaklaşma arayışına girdiğine işaret ediyor. Özellikle Rusya tehdidinin kalıcı kabul edilmesi ve ABD’nin Moskova ile doğrudan temas yürütmesi, Avrupa başkentlerinde “stratejik özerklik” tartışmalarını hızlandırmış durumda.
Konuşmasında Avrupa’nın özgüven krizine de değinen Macron, kıtanın çeşitli çevrelerce olumsuz tasvir edildiğini söyledi: “Çok daha olumlu bir zihniyete ihtiyacımız var. Burada ve diğer yerlerde Avrupa'yı görmezden gelme ve bazen de düpedüz eleştirme eğilimi var.”
Macron, “Karikatürler yapıldı, Avrupa yaşlanan, yavaş, parçalanmış ve tarih tarafından bir kenara itilmiş bir yapı olarak kötülendi.” ifadelerini kullandı ve sözlerini, “Bizi bölmeye çalışmak yerine herkes bizden örnek almalı” diyerek tamamladı.
Münih’te verilen mesaj, Avrupa Birliği içinde ABD’den daha bağımsız bir güvenlik mimarisi arayışının artık açık biçimde dillendirildiğini ortaya koyuyor.
Macron, Ukrayna savaşı başlamadan önce “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” çıkışında bulunmuştu. ABD, siyasi tahrikleriyle Rusya’yı Ukrayna’da savaşa çekerek zayıflatırken, Finlandiya ve İsveç’i birliğe katmış ve NATO’nun yeniden bir güvenlik şemsiyesi olarak önemini öne çıkarmayı başarmıştı.



