
Almanya’daki Hilafet Çağrısı, Dünya Gündemine Oturdu
Hamburg’da İslam düşmanlığına karşı düzenlenen ve binlerce Müslümanın katıldığı barışçıl protesto gösterisinde “Çözüm Hilafet” yazılı afişlerin taşınmasına yönelik tartışmalar sürüyor.
Almanya’da uzun zamandır süregelen İslam düşmanlığına rağmen hükümetin çözüm bulmaması, Müslüman bir ailenin evinin ateşe verilmesi, camilere yapılan saldırılar ve son olarak Alman futbulcu Antonio Rudiger’in gol sonrası sevincinde şehadet parmağını kaldırması ve Allahuekber demesinin ardından başlayan linç kampanyasına karşı Müslümanlar sokağa indi.

Muslim Interaktif’ (Müslüman Etkileşimli) girişimi tarafından Hamburg’un St. George kesiminde düzenlenen gösterinin görüntüleri Elon Musk tarafından da paylaşılması dünya gündemine oturdu. “Almanya’da hükümetin devrilmesini talep etmenin yasa dışı olmadığını mı düşünüyorsunuz?” ifadesiyle alıntıladığı videolu paylaşım 47 milyon kişi tarafından görüntülendi. Oysa Müslümanların işaret ettiği Hilafet, Almanya’yı değil İslam beldelerini kapsayan bir talep. Bu talep, dünya çapında Müslümanlara yönelik vahşi katliam, işgal ve sömürü sürerken buna karşı İslam beldelerindeki liderlerin buna sessiz kalması, ümmetin sahipsizliğine karşı tek çözümün bu olduğu ifade ediliyor. Ayrıca Avrupa ve diğer Batılı ülkelerde Müslümanlara karşı saldırıların da ancak Hilafet Devleti’nin azametiyle önünün alınabileceği açıkça ortaya koyuluyor.
Almanya’da Yasakçı Zihniyet Sesini Yükseltiyor
İslam’a hakarete hatta Kur’an-ı Kerim yakılması düşünce ve ifade özgürlüğü olarak kabul edilirken, Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser, Almanya’da düşünceyi ifade özgürlüğünün büyük harflerle yazılı olduğunun altını çizerken, ‘Hilafet’ devleti gibi taleplerin bu özgürlük sınırlarını aştığını ileri sürdü.
“Caddelerimizde böyle radikal bir gösteriyi görmek zor katlanılabilir bir şey” derken, böyle durumlarda ilgili birimlerin “katı bir biçimde müdahale” etmelerini istedi. Faeser, gösteri ve düşünceyi ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmaması uyarısında bulunurken, “Hamas terörü propagandasına da Yahudi düşmanı söylemlere de şiddete de yer yok” dedi. Yeşiller İç Politika Sözcüsü Lamya Kaddor, Bakan Faeser’e Hizb-ut Tahrir yanlısı dernekleri yasaklama çağrısında bulundu. FDP Federal Meclis Grup Başkan Yardımcısı Konstantin Kuhle de Almanya’daki özgürlükçü, demokratik temel düzeni tehdit eden yabancılara yaptırımlar uygulanmasını istedi. CDU İç Politika Sözcüsü Alexander Throm da bu tür gösterileri ‘utanç verici’ olarak nitelerken, sınır dışı da dahil katı yaptırımlar uygulanmasını istedi.
Hamburg Emniyeti: “Protesto Gösterisi Hukuka Uygun” Hamburg Emniyet Müdürü Falk Schnabel, Alman kamu televizyonu ZDF'e yaptığı açıklamada, gösteri için Muslim Interaktiv'e yakın bir kişinin başvuruda bulunduğunu belirterek gösterinin amacının "medyada İslam karşıtı haberleri protesto" olarak aktarıldığını, hukuki açıdan yasaklanmasının mümkün olmadığını söyledi. Schnabel, gösteride açılan afişlerin ve atılan sloganların suç teşkil edip etmediğinin ise soruşturulacağını duyurdu.
İçişleri Bakanı Nancy Faeser, gösteriyi "katlanılması zor" diye nitelendirerek İslamcılara yönelik "kırmızı çizginin net olması" gerektiğini söyledi. Deutschlandfunk Radyosu'na demeç veren Faeser, "Almanya sokaklarında Hamas propagandası, Yahudi düşmanı slogan ya da şiddet çağrılarının yeri olmadığını" vurguladı.
Hristiyan Birlik Partileri Meclis İç Politika Sözcülerinden Alexander Throm da gösteriyi "utanç" diye nitelendirerek "Sözde 'değerler diktatörü’ diyerek Almanya'ya karşı kışkırtıp Hilafet çağrısı yapanların bizim aramızda yeri yok ve ülkeyi mümkün olduğunca hızlı bir biçimde terk etmelidirler" çağrısında bulundu.
Benzer bir tepki Hür Demokrat Parti (FDP) Meclis Grup Başkan Yardımcısı Konstantin Kuhle'den geldi. Die Welt gazetesine verdiği demeçte Kuhle, basın özgürlüğü gibi temel hakların ortadan kaldırılmasını savunanlara karşı sert yaptırımlar alınmasını istedi. Kuhle, "Varlığı Almanya'nın özgür-demokratik temel düzenini tehlikeye atan yabancılar sınır dışı edilebilmeli" dedi. FDP'li siyasetçi basın özgürlüğü gibi temel değerlerin ortadan kaldırılmasını savunanları buna örnek olarak verdi.
Kaddor: “Hizb-ut Tahrir'e Yakın”
Yeşiller Meclis Grubu İç Politika Sözcüsü Lamya Kaddor, Muslim Interaktiv grubunun Almanya'da yasaklı Hiz-but Tahrir örgütüne yakın olduğunu ve uzun süredir Hilafeti savunduğunu belirterek yasaklanması için İçişleri Bakanı Faeser'e çağrıda bulundu.
Hizb-ut Tahrir 2003'te anayasaya aykırı bir örgüt olduğu gerekçesiyle öne sürülerek Alman İçişleri Bakanlığı tarafından yasaklanmıştı. Yasak kararı 2006'da Federal İdare Mahkemesi tarafından da onanmıştı. Yasaklanmasında antisemitik kışkırtmalar ve şiddet içeren tehditlerin etkili olduğu duyurulmuştu.
1953 yılında kurulan Hizb-ut Tahrir, dünya çapında 40’tan fazla ülkede fikri ve siyasi çalışmalar yürütüyor. Herhangi bir şiddet olayına karışmadığı ve bu yöntemi benimsemediğini açık bir şekilde beyan ediyor. Bu şekilde sürdürdüğü fikri mücadelede mağlubiyeti kabullenemeyen rejimler, İslam beldelerindeki yönetimler ve son olarak İngiltere olmak üzere birçok Batılı ülkede Hizb’ut Tahrir yasaklanmış durumda.
Almanya Hükümetinden Tehdit: “Sonuçları Olacak”
Müslümanların canlarını, mallarını ve haklarını korumakta acziyet içinde olan Almanya hükümeti, İslam düşmanlığına karşı yapılan protesto yürüyüşüne karşı ani refleks göstermekte geç kalmadı.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 'İslam halifeliği' isteyen göstericilerin hafta sonu Hamburg'da düzenlediği mitingin “sonuçları” olacağı uyarısında bulunurken, Almanya İçişleri Bakanı Faeser de, Almanya'da şeriat isteyenlerin yanlış yerde olduklarını söyleyerek sınır dışı etme tehdidini tekrarlamış oldu.
Basın toplantısında konuşan Başbakan Scholz, “Tüm İslamcı faaliyetlerin anayasal çerçevede ele alınması gerektiği oldukça açık” dedi.
Scholz, herhangi bir suç eyleminin yargısal sonuçları olacağını da sözlerine ekledi.
Almaz Teffera: “Alman Hükümeti, Müslümanları Koruyamıyor”
Protesto, Alman hükümetinin Müslümanları ayrımcılıktan yeterince koruyamadığı eleştirileriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşirken, İnsan Hakları İzleme Örgütü Almanya'nın Müslüman karşıtı ırkçılıkla ilgili bir çalışma tanımına sahip olmadığını söyledi.
Sivil toplum kuruluşlarını inceleyen araştırmacı Almaz Teffera, “Alman hükümetinin Müslümanları nefret ve ayrımcılıktan koruma konusundaki başarısızlıkları, Müslümanların sadece inanç temelli düşmanlığa değil, ırkçılığa da maruz kaldıklarını anlamamalarıyla başlıyor” dedi.
Almaz Teffera ayrıca, “Almanya'daki Müslüman karşıtı nefret ve ayrımcılık net bir şekilde anlaşılmadan, olaylara ve topluma ulaşmaya ilişkin güçlü veriler olmadan, Alman makamlarının vereceği bir yanıtın etkisi olmayacak” açıklamasında bulundu.
Eylül 2023 sonu itibariyle, hükümetin ön nefret suçu istatistiklerine göre, 686 “İslam karşıtı” suç işlendi.
Benzer Haberler

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi







