"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

AB’nin Gündemi "Afganistan Hezimeti"
03 Eylül 2021Ajanslar

AB’nin Gündemi "Afganistan Hezimeti"

Köklü Değişim Medya

AB dışişleri ve savunma bakanları Afganistan'daki gelişmeleri görüşmek üzere bir araya geliyor. Birliğin Afganistan konusunda ABD'den bağımsız hareket edemediği ve tahliyeler konusunda başarısız olduğu eleştirileri tartışılıyor.

Avrupa Birliği'nin (AB) gündeminde Afganistan'dan çekilme süreci ve tahliyeler var. AB Afganistan'dan çekilme ve tahliye sürecinde bağımsız hareket etmediği gerekçesiyle eleştiriliyor.

AB dışişleri bakanları Taliban'a karşı nasıl bir tavır takınılacağı ve askerlerin çekilmesi sonrasında Afganistan'da korunmaya ihtiyaç duyanlara destek sunulacağı konularını değerlendiriyor. Savunma bakanları içinse Batı'nın desteklediği hükümetin devrilmesinden hangi askeri derslerin çıkarılacağı konusu öne çıkıyor.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Afganistan hezimetinin özellikle AB'nin askeri açıdan bağımız olması gerektiğini gösterdiği görüşünde. Borrell, New York Times'e yazdığı makalede; yeni bir askeri müdahale birliği oluşturulması konusunda tartışma yürütülmesini istedi. Böylesi bir askeri birliğin örneğin ABD'nin Kabil havalimanından çekilmesi sonrasında havalimanın faaliyetlerine devam etmesi ve tahliye uçuşlarında kullanılabileceğini dile getirdi.

"AB ABD'ye Bağımlı" Eleştirisi

Borrell, "Biz Avrupalılar, kendimizi ABD'nin kararlarına bağımlı bir durumda bulduk" diyerek AB'nin içinde bulunduğu durumu eleştirdi. AB üst düzey yetkilisi yazısında çekilme tarihini ABD'nin belirlediğini hatırlatarak, bu bağımlılık durumunun üst düzey AB yöneticileri için bir uyanma sinyali olması gerektiğini söyledi. Borrell, "Stratejik olarak daha bağımsız ve askeri olarak da daha fazla hareket kabiliyetine sahip bir AB, Avrupa'nın komşuları ve daha uzağındaki zorluklarla daha iyi başa çıkabilir" ifadesini paylaştı.

Taliban'la diyaloğu da savunan Borrell, "Çin, Rusya ve İran bölgede daha fazla etkiye sahip olacaktır. Pakistan, Hindistan, Türkiye ve Körfez'de monarşiyle yönetilen ülkeler, hepsi yeni bir pozisyon belirleyeceklerdir" dedi.