ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Lübnan’dan “İsrail”in İşgaline Meşruiyet Adımı
17 Nisan 2026Köklü Değişim Medya

Lübnan’dan “İsrail”in İşgaline Meşruiyet Adımı

Oynat: Lübnan’dan “İsrail”in İşgaline Meşruiyet Adımı
0:00

ABD Başkanı Trump, işgalci varlık İsrail ve Lübnan'ın 10 günlük ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu.

İsrail ile Lübnan arasında ABD Başkanı Trump tarafından ilan edilen 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi.

"İsrail" Ve Lübnan Ateşkes İlan Etti

ABD Başkanı Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile mükemmel görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi. İki liderin ülkeleri arasında barışı tesis etmek amacıyla mutabakata vardığını belirten Trump, İsrail ve Lübnan’ın bugün 10 günlük ateşkese başlama konusunda anlaşma yaptıklarını ilan etti.

Kalıcı barışın sağlanması için yönetimindeki önemli isimleri devreye soktuğunu söyleyen Trump, "Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Rubio'yu, Genelkurmay Başkanı Dan 'Razin' Caine ile birlikte, İsrail ve Lübnan ile kalıcı barışı sağlamak üzere çalışmaları için görevlendirdim." ifadelerini kullandı.

Devamla Trump, "Dünya genelinde 9 savaşı çözmek benim için bir onurdu, bu da 10'uncusu olacak. Hadi, bu işi bitirelim." dedi.

Ateşkes Hizbullah'ı Da Kapsayacak

Trump, Hizbullah'ın ateşkesin bir parçası olup olmadığıyla ilgili soruya "İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması Hizbullah'ı da kapsayacak. Onların da anlaşmaya uyacaklarını düşünüyorum." yanıtını verdi.

Trump, ayrıca doğru bir zamanda Lübnan'ı ziyaret edeceğini de ifade etti.

İşgalci Varlığın Başbakanından Ateşkesle İlgili Açıklama

İşgalci varlığın Başbakanı Netanyahu’da, Lübnan ile varılan 10 günlük ateşkesin ardından bir dizi açıklamalarda bulundu. Bu konuda açıklama yapan Netanyahu, "Lübnan ile tarihi bir barış anlaşması için önümüzde bir fırsat var. Başkan Trump, bu anlaşmayı ilerletmek amacıyla beni ve Lübnan Cumhurbaşkanı'nı davet etme niyetinde" olduğunu söyledi.

İlaveten Netanyahu, Lübnan’da ki dengelerin değiştiğini söyleyerek "Bu denge o kadar değişti ki, geçtiğimiz ay boyunca Lübnan'dan doğrudan barış görüşmeleri yapılması yönünde çağrılar almaya başladık. Bu, 40 yılı aşkın süredir yaşanmamış bir gelişmedir. Bu çağrıya yanıt verdim ve Washington’daki büyükelçiler toplantısında görüşmeye başladığımız anlaşmayı ilerletmek adına bir duraklamayı, daha doğru bir ifadeyle 10 günlük geçici bir ateşkesi kabul ettim" dedi.

Oradayız Ve Hiçbir Yere Gitmiyoruz

İşgali kalıcı hale getirmek için bu konuda iki ana talepleri olduğunu söyleyen Netanyahu, "Birincisi, Hizbullah'ın silahsızlandırılması; ikincisi ise güç yoluyla barış ilkesine dayalı sürdürülebilir bir barış anlaşması. Hizbullah, bu ateşkese varmak için iki şart üzerinde ısrar etti: Birincisi, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından uluslararası sınıra kadar geri çekilmesi. İkincisi, karşılıklı eylemsizlik modeline dayalı bir ateşkes. Ben bunların hiçbirini kabul etmedim ve nitekim bu iki şart da karşılanmıyor" ifadelerini kullandı.

İsrail güçlerinin Lübnan'dan geri çekilmeyeceğini ifade eden Netanyahu, "Bu, denizden başlayıp Dov Dağı'na, oradan Hermon Dağı eteklerine ve Suriye sınırına kadar uzanan bir güvenlik tamponudur. 10 kilometre derinliğindeki bu güvenlik şeridi; eskisinden çok daha güçlü, daha yoğun, daha kesintisiz ve daha sağlamdır. Oradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Bu durum her şeyden önce yerleşim yerlerimize yönelik bir saldırı tehlikesini engellememizi, ikinci olarak da bu bölgelere doğrudan tanksavar ateşi açılmasını önlememizi sağlıyor. Vatandaşlarımız artık bu iki tehlikeden korunmaktadır. Elbette sorunlar devam ediyor; hala ellerinde roketler var. Güvenlik anlaşması ve kalıcı barış anlaşması yolunda ilerlerken bunlarla da ilgilenmemiz gerekecek" dedi.

Son iki gündür ABD Başkanı Trump ile de görüşmeler yaptığını aktaran işgalci varlığın Başbakanı Netanyahu, "Kendisi bana deniz ablukasını sürdürme ve İran'ın nükleer kapasitesinden geriye ne kaldıysa tasfiye edilmesi konusunda son derece kararlı olduğunu söyledi. Bundan vazgeçmiyor. Birlikte başardığımız büyük işleri sürdürerek bu tehdidi tamamen ortadan kaldırabileceğinden emin. Elbette füze tehdidini ve zenginleştirme kapasitesini de ele alacağız; bu konuda ayrıntıya girmeyeceğim. Bunlar, güvenlik ve diplomatik durumumuzu gelecek yıllar için kökten değiştirebilecek iki çok önemli hamledir" dedi.

Lübnan ile işgalci varlık arasında imzalanan bu ateşkes anlaşması, Yahudi varlığının tanınması ve ilişkilerin normalleştirilmesi anlamına gelmekte. Ayrıca mübarek Filistin topraklarını işgal eden, Müslümanları katleden, Lübnan halkına saldıran ve tüm bölgeyi tehdit eden bu varlıkla normalleşen diğer İslam beldeleri gibi, Amerika ekseninde hareket eden Lübnan rejiminin de bu adımı ihanet olarak niteleniyor.