
ABD’den İşgalci “İsrail”e Uyarı: “Tansiyonu Yükseltmeyin!”
ABD, Batı Şeria'daki işgalin genişletilmesi kararı nedeniyle “İsrail”in Washington Büyükelçisini bakanlığa çağırarak uyardı.
Amerika, karşılıksız destekleyeceğini taahhüt ettiği işgalci Yahudi varlığının iktar koltuğunda oturan Netanyahu ile başı dertte. Netanyahu’nun kendi iç sorunlarını çözmek için İran’la savaş başlatmayı ciddi ciddi düşündüğünü fark eden Washington, alınan son işgal kararına tepki gösterdi.
ABD, “İsrail” Meclisinin, 2005'te boşaltılan işgal altındaki Batı Şeria’daki 4 yasa dışı Yahudi yerleşim birimini yeniden açacak yasayı onaylaması üzerine “İsrail”in Washington Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın, “İsrail” Büyükelçisi Mike Herzog’a “İsrail” Meclisinde yeni onaylanan yasaya ilişkin endişelerini dile getirdiğini bildirdi.
Sherman, “İsrail” Meclisinin 2005'te boşaltılan işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı 4 Yahudi yerleşim biriminin yeniden açılması kararını onaylamasının ardından Dışişlerine çağırılan Büyükelçi Herzog’a, yaklaşan Hamursuz (Pesah) Bayramı, Paskalya Bayramı ve Ramazan Bayramı öncesi tarafların, bölgedeki tansiyonu yükseltecek eylem ve söylemlerden kaçınması gerektiğini vurgulayan uyarıda bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Patel de sözünde durmayan “İsrail”i 2005'te "ABD’ye verdiği taahhüde uygun olarak" yerleşimcilerin dönüşüne izin vermekten kaçınmaya çağırdı.
Patel, “İsrail” Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in “Filistin halkını yok sayan” sözlerinin ve Ürdün’ü de içine alan “İsrail haritası” kullanmasının “saldırgan, endişe verici ve tehlikeli” olduğunu ifade etti.
Filistin halkının zengin bir tarihe ve kültüre sahip olduğunu kaydeden Patel, ABD’nin Filistinliler ile ortaklığına önem verdiğini söyledi.
“İsrail”in aşırı sağcı Maliye Bakanı Smotrich, 19 Mart'taki Paris ziyareti sırasında Likud Partisinin eski Başkanı Jacques Kupfer'i anma töreninde yaptığı konuşmada, "Filistin diye bir halkın olmadığını ve bunu Beyaz Saray'ın da duyması gerektiğini" söylemişti.
Smotrich'in konuştuğu kürsüde, Ürdün'ü de içine alan sözde "İsrail haritası" kullanmıştı.
Ankara’dan ABD’ye Paralel Açıklama
Türkiye de ABD’nin tepkisine paralel bir açıklama ile “İsrail”in kararını kınadı.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "‘İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesini ve Batı Şeria’daki bazı yasa dışı yerleşimlerin tahliyesini öngören 2005 tarihli Çekilme Yasası’nda, Homesh, Ganim, Kadim, Sa-Nur yerleşimlerinin tahliyesi maddelerinin iptalini öngören yasa değişikliğinin kabul edilmesini kınıyoruz" denildi.
Bu olaydan kısa süre önce “İsrail” Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile telefonda görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, işgalci Yahudi varlığına sıcak dostluk mesajları vermişti. Erdoğan, depremde gösterdiği dayanışma ve destek dolayısıyla “İsrail” Cumhurbaşkanı Herzog’a teşekkür ederek, Türkiye-“İsrail” arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yönelik kararlılığı muhafaza ettiklerini belirtmişti.
Biden Yönetimi Netanyahu İktidarından Rahatsız
4 Mart’ta ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley’in “İsrail”e gerçekleştirdiği sürpriz ziyaretin ardından 8 Mart’ta ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in ziyareti ile iki üst düzey askeri makamın hareketliliğin arka planı dünya çapında merak uyandırmıştı.
Hizb-ut Tahrir, “ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları” başlığıyla yayımladığı siyasi analizde, “Amerika, Netanyahu’nun kendi iç sorunlarını çözmek için İran’la savaş başlatmayı ciddi ciddi düşündüğünü görmüş” ifadesi ile bölgedeki gerilimin ciddiyetine dikkat çekmişti.
Netanyahu’nun, Biden yanlısı gruba (özellikle Lapid ve Gantz) sırt çevirip aşırı sağcı bir hükümet kurması ve çıkarmayı düşündüğü yargı düzenlemesinin “İsrail”de şiddetli protestolara neden olduğuna dikkat çekilirken, Biden yönetiminin de bu düzenlemeyi eleştirip, protesto gösterilerine destek verdiğinin altı çizilmişti. Netahyahu’nun Trump liderliğindeki Cumhuriyetçiler tarafından desteklendiği ve bugün bu destekten mahrum olduğu ifade edilmişti.
Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarından sıyrılabilmek için hazırladığı yargı reformu ile yargıyı domine etmeye çalışırken, muhalefetin başlattığı sivil itaatsizlik kamu kurumlarına da yayılmış durumda. Kendine yönelen ciddi ayaklanmayı dağıtabilmek ve dikkatleri başka yöne çekmek için Batı Şeria’da sık sık baskınlar düzenleyip katliamlar gerçekleştiren Netanyahu hükümeti, Batı Şeria’daki baskınların bumerang etkisi yaratarak misilleme saldırılarında Yahudilerin ölmesi üzerine muhalefet, daha güçlü bir şekilde sesini yükseltmeye başlamıştı.
Bunun üzerine Netanyahu'nun İran'a karşı Yahudilerin kendi yönetimi etrafında yakınlaşmasına yol açacak güçlü saldırılar başlatmaya ve iktidarını zayıflatabilecek iç kaosu sona erdirmeye çalışarak bu konuları istismar ettiğine dikkat çekilmişti. ABD ise iki üst düzey askeri yetkiliyi göndererek Netanyahu hükümeti ile görüştüğü ifade edilmişti. Rusya ve Çin’e fokuslanan Biden yönetimi, Ortadoğu’da kaos istemiyor. Kayıtsız şartsız destekleme sözü verdiği “İsrail”in, Netanyahu’nun kişisel çıkarları için İran ile savaşa tutuşmasına ise kesinlikle karşı çıktığı analizde vurgulanmıştı.
Analizin tamamını okumak için aşağıdaki linki tıklayınız…
ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi

Trump’tan, İran’a Hürmüz Tehdidi




